Müze

Dolmabahçe Sarayı’nda 43 Bin Parçalık Muhteşem Koleksiyon

  • #


Yazı: İrem GÜVEN

Yıllardır Milli Saraylar’ın depolarında bekleyen 43 bin saray objesi gün yüzüne çıktı. Osmanlı Hanedanlığı’nın son altı hükümdarı ile Atatürk ve İnönü dönemine ait eşya ve objeler, geçtiğimiz Şubat ayında TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in açılışını yaptığı ‘Saray Koleksiyonları Müzesi’nde sergileniyor. Sergilenen saray eşyaları arasında dişçi ünitesinden yorgana, bebek kıyafetlerinden gramofona kadar birbirinden renkli objeler bulunuyor.

Osmanlı Devleti'nin sultanlarının İstanbul’daki üçüncü büyük sarayı olan Dolmabahçe Sarayı, 1856 yılında tamamlanarak kullanılmaya başlanmış. Saray, mimarisiyle dönemin kültürel yapısını, sosyal ve sanatsal etkilenmeleri önemli ölçüde yansıtıyor. Batı ile ilişkilerin yoğunlaştığı 19. yüzyılda, Boğaz girişinde bir prestij yapısı olarak inşa edilen Dolmabahçe Sarayı, hızla büyümekte olan kentin siluetini önemli ölçüde değiştirdi.
Sarayı yaptıran Sultan Abdülmecid burada kısa bir süre kalabildi, vefatı üzerine 31 yaşındayken tahta geçen Abdülaziz de saltanatını Dolmabahçe’de sürdürdü. Sultan Abdülaziz’in bu sarayda darbe sonucu tahttan indirilişin ardından yerine V. Murad geçti, tahta ancak üç ay oturabildi. V. Murad’ın ardından hükümdarlık koltuğuna Sultan II. Abdülhamid oturdu. Tarihçi İlber Ortaylı’nın “Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator” dediği II. Abdülhamid, Dolmabahçe Sarayı’nda 7 ay kadar kısa bir süre yaşadıktan sonra, daha emniyetli olduğu gerekçesiyle Yıldız Sarayı’na taşındı, Dolmabahçe’yi ise sadece merasimler için kullandı. Ta ki Sultan Mehmed Reşad, V. Mehmed unvanıyla 1909 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda oturmaya karar verinceye kadar. Bu tarihten itibaren mimar Vedad Bey tarafından onarılan saray yeniden işlerlik kazandı.

Kristal Sofra Takımları:

Sanayi Devrimi ile birlikte ithal cam ürünler revaçta olduğundan, 19. yüzyıl saraylarında özellikle ziyafetlerde Avrupa’daki en gözde fabrikaların ürünleri olan kristal sofra takımları sıklıkla kullanılmış. Fransa’daki Baccarat, Bohemia Bölgesi’ndeki Moser fabrikalarında üretilen bu kristal takımlar altın yaldızlı ve armalı süslemeleri, kazıma ve kesme tekniğindeki incelikleriyle Osmanlı saray sofralarının zarafet sembolü olmuş.

Aydınlatma:

Milli Saraylar Aydınlatma Araçları Koleksiyonu’nun önemli kısmını büyük boyutlu kristal avize ve şamdanlar oluşturuyor. Depolarda özenle muhafaza edilen aydınlatma araçları, Saray Koleksiyonları Müzesi’nde ilk defa gün ışığına çıkarıldı.


Porselenler:

Osmanlı’nın son dönemine tanıklık etmiş saray, köşk ve kasırlarında dönemin yaşam tarzını, sanat anlayışını günümüze taşıyan zengin koleksiyonlardan biri de porselen koleksiyonu. 19. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu ile siyasi, kültürel ve ekonomik ilişki içinde bulunan ülkelerin başında Fransa, Almanya ve İngiltere gelmektedir. Bu ülkelerden satın alınan ya da yabancı devlet adamlarının protokol hediyeleri olan porselenler, koleksiyonun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Koleksiyonda Yıldız Porselen ürünleri de önemli bir yer tutuyor.

Uzun süre etkin bir şekilde kullanılan sarayda bu onarımlar sırasında önemli tadilatlar yapıldı. 1918 yılında Sultan Reşad’ın vefatı üzerine tahta bu kez de, kimilerine göre vatan haini, kimilerine göre ise Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’e en büyük desteği veren bir devlet lideri olan VI. Mehmet Vahdettin oturdu. Vahdettin de bir süre Dolmabahçe Sarayı’nda kaldıktan sonra Yıldız Sarayı’na geçti. 1922 yılında ülkeden ayrılana dek Yıldız’da kaldı. Bundan sonra, 18 Kasım 1922’de Abdülmecid Efendi, halife olarak Dolmabahçe Sarayı’na yerleşti. Yeni halife Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden gelen heyeti Dolmabahçe’nin Mabeyn Dairesi Salonu’nun üst katında kabul etti.


Dolmabahçe’de Atatürk’le Yeni Dönem

3 Mart 1924’te hilafetin kaldırılmasıyla, Abdülmecid Efendi de hanedanla birlikte sarayı terk etti. M. Kemal’in emri doğrultusunda hazırlanan bir yasa ile Osmanlı hanedanının malları, aralarında Dolmabahçe’nin de bulunduğu tüm saray, köşk ve kasırlar, millete intikal etti. Böylece Dolmabahçe Sarayı’nda bir devir kapanmış oldu. Osmanlı Sultanı Abdülmecid tarafından yaptırılan saray da hanedanlığa veda etmiş oldu.

Dolmabahçe Sarayı, M. Kemal Atatürk döneminde iki yönden önem kazandı; yabancı konukların ağırlanması, kültür ve sanat bakımından saray kapılarının dışarıya açılması. İran Şahı Pehlevi, Irak Kralı Faysal, Ürdün Kralı Abdullah, özel ziyaret için gelen İngiliz Kralı Edward gibi liderler, Mustafa Kemal tarafından Dolmabahçe Sarayı’nda ağırlandılar. Sarayın Muayede Salonu’nda, 27 Eylül 1932 tarihinde Birinci Türk Tarih Kongresi açıldı. 1934 yılında da Birinci ve İkinci Türk Dil Kurultayları burada toplandı. Bu arada turing şirketlerinin dünya kuruluşu Alliance Internationale de Tourisme’in Avrupa toplantısının 1930’da Dolmabahçe’de düzenlenmesiyle sarayın turizme açılışı sağlanmış oldu.


Sarayın Eski Mutfağı Şimdi Müze

Atatürk’ün, İstanbul ziyaretlerinde ikametgâh olarak kullandığı Dolmabahçe Sarayı’nda 10 Kasım 1938 günü vefat etmesi, sarayda yaşanan en önemli olay olarak tarihe geçti. Atatürk’ten sonra İsmet İnönü de İstanbul ziyaretlerinde Dolmabahçe’de konakladı.

Sultan Abdülmecid ve kendisinden sonraki beş Osmanlı padişahı ile Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün dönemlerinde kullanılan saray eşyaları, 25 Şubat 2011 tarihinde açılan Saray Koleksiyonları Müzesi’nde sergileniyor. Açılışı TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından yapılan müzede, Milli Saraylar Koleksiyonu’ndaki 70 bin eserin yaklaşık 43 binini barındıran müzede halen 5 bin seçme eser sergileniyor. Dolmabahçe Sarayı’nın eskiden mutfak olarak kullanılan bölümünde açılan müzede sergilenen bu koleksiyon yalnızca Dolmabahçe Sarayı’nda kullanılmış eşyalardan değil, aynı zamanda Aynalıkavak, Küçüksu, Ihlamur, Maslak Kasırları ile Beylerbeyi ve Yıldız saraylarında Osmanlı İmparatorluğu’nun son 70 yıllık sürecine tanıklık etmiş eserlerden oluşuyor.
Dolmabahçe Sarayı'ndaki Saray Koleksiyonları Müzesi’nde sergilenen tarihi eserler arasında; saray için, döneminde sipariş usulü ile yurt içi ve dışında yaptırılan ya da saraya hediye olarak gelen eşyalar da var, bizatihi saray marangozhanesinde özel olarak üretilmiş tarihi eserler de... Bu tarihi eserler, müzede, belirlenen tema başlıkları altında bütünlüklü bir yaklaşımla sergileniyor. Belirlenen ana konu başlıkları; Sarayda Çocuk Olmak, Dini Yaşam, Hat Sanatı ve Yazı Takımları, Sağlık ve Kişisel Bakım, Yemek Takımları, Mutfak Araçları, İşlemeli Eserler gibi sınıflara ayrılıyor. Milli Saraylar bünyesinde bulunan Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası ile Yıldız Porselen Fabrikası’nda üretilmiş ve saraylarda kullanılmış tarihi objeler de müzede sergilenen objeler arasında bulunuyor.


Sarayda Çocuk Kıyafetleri:

Milli Saraylar Tekstil Koleksiyonu’nda bulunan çocuk kıyafetleri arasında pamuklu ve tülbent gibi ince iç giyim grubu zıbınlar ile mintanlar, pabuçlar ve çeşitli çocuk şapkalarının yanı sıra, kundak takımı, yorganlar ve bohçalar bulunuyor. Koleksiyonda bulunan az sayıdaki çocuk kıyafeti, dönemin saray çocuk giyimi ve eşyaları hakkında bizleri aydınlatacak birer belge niteliği taşıyor.

Saray Koleksiyonları Müzesi, ziyaretçilerine tarihte kısa bir yolculuk sunuyor. Kurulan camekânların ardında şehzade ve prenseslere ait eşyaları, padişahlar tarafından kullanılmış yazı takımlarını, mühürleri, kitabet gereçlerini, ilaç sandığını ve ilaçları, dişçi ünitesini görmek mümkün. Padişahlara ait tıraş gümüş takımları, valide sultanlara ait temizlik ve bakım gereçleri ile kristal, porselen ve gümüş yemek takımları, kristal ikram setleri, el yazması Kur’an-ı Kerimler, işlemeli seccade ve örtüler, mutfak araç ve gereçleri, Hereke halıları, Yıldız porselen ürünleri, tarihi saatler, çini sobalar, sanayi araç ve gereçleri, saray kütüphanesinden kitaplar, dekoratif araçlar ve şamdanlardan oluşan çok geniş bir koleksiyon sergide ziyaretçilere sunuluyor.


Dürrüşehvâr’ın Oyun ve Eğitim Gereçleri:

Son Halife Abdülmecid’in kızı Dürrüşehvâr Sultan’ın 10 yaşına kadar kullandığı eğitim ve oyun gereçleri, saray çocuklarının eğitimi ve gündelik yaşamıyla ilgili fikir veriyor.


İlk Kez Gün Yüzüne Çıktılar

Saray Koleksiyonları Müzesi, bugüne dek sergilenmemiş çok sayıda saray eşyasını gün yüzüne çıkardı. Krema makinesi, tekerlekli soba, gramofon, ütü, sinema makineleri, elektro şok cihazı, ecza dolabı ve hava gazlı ısıtıcılar, şimdiye dek hiç sergilenmeyen saray eşyaları arasında yer alıyor. Ayrıca son halife Abdülmecid’in kızı Dürrüşehvar Sultan’ın 10 yaşına kadar kullandığı eğitim ve oyun gereçleri de müzede sergileniyor. Saraylarda kullanılan mobilyalar, hat sanatı koleksiyonları ve yazı takımlarının yanı sıra kalemtıraş, hokka, Osmanlı hayatında önemli rol oynayan mühürler, Osmanlı devlet arması, dini objeler grubundan ise çini levhalar ve zemzem sürahileri de sergileniyor.

Özel işlemeli abdest havlularından seccadelere kadar kadın örtü ve kıyafetlerinin de sergilendiği müzede gümüş ve kristal sofra takımları, sarayların aydınlatılmasında kullanılan kristal avize ve şamdanlar, ısıtma, sağlık ve sanayi araçları da ilk kez gün yüzüne çıkarılan önemli eşyalar arasında yer alıyor.


Müzede Zıbın da Var, Yorgan da

Dolmabahçe’deki Saray Koleksiyonları Müzesi’nde, çocuk kıyafetleri de dikkat çekiyor. Milli Saraylar tekstil koleksiyonunda yer alan çocuk kıyafetleri arasında iç giyim grubu zıbınlar, mintanlar, pabuçlar, çocuk şapkaları, kundak takımı, yorgan ve bohçalar da sergileniyor.

Müzenin “Sarayda Çocuk Olmak” adı altında oluşturulan bölümünde çocuk kıyafetlerinin yanı sıra gündelik eşyalardan oyuncaklara kadar çok çeşitli eşyalar var. Son Halife Abdülmecid’in kızı Dürrüşehvâr Sultan’ın 10 yaşına kadar kullandığı eğitim ve oyun gereçleri, saray çocuklarının eğitimi ve gündelik yaşamıyla ilgili fikir veriyor. Sarayda dini yaşama ilişkin müzede oluşturulan bölümde ise el yazması Kur’an-ı Kerim’lerden diğer dini objelere kadar birçok eser sergileniyor. Dolmabahçe’nin bir zamanlar saray mutfağı olarak kullanılan bölümünde kurulan müzede, mutfak eşyaları geniş yer tutuyor. Bu kısımda yemek kazanlarından, et çekme makinesine, ilk buzdolabı örneklerine kadar çeşitli objeler de müzede görülebiliyor.

İSMEK El Sanatları Dergisi 12 İNDİR

Bu yazı 2179 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK