Minyatür

41 Usta 41 Kere Maşallah

  • #


Yazı: Duru ÖZÇELİK

Minyatür sanatçısı Taner Alakuş, kendi adıyla açtığı minyatür atölyesinde “41 kere maşallah” dedirtecek bir sergiye ev sahipliği yaptı. “Taner Alakuş Minyatür Atölyesi”, “41 Usta, 41 Kere Maşallah” adlı sergiyle minyatür, ebru, katı’, hat, tezhip, çini, cilt ve oyma sanatlarının kıymetli temsilcilerini bir araya getirdi. Alakuş’un sergisine, Gülbün Mesara’dan Cahide Keskiner’e, Semih İrteş’ten, Mamure Öz’e, Ülker Erke’ye kadar Prof. Süheyl Ünver’in rahle-i tedrisinden geçmiş çok sayıda sanatçı da katıldı.

Yedi tepeli İstanbul’un yedi tepesinden biri olan Edirnekapı’dayız. Fatih ilçesi sınırlarındaki bu meşhur semtin çok turist çeken bölgesi Kariye’ye doğru yürüyoruz. Yokuşu inerken, her adımda tarihe yolculuk ediyormuş hissine kapılıyoruz. Aklımızdan, bugüne kadar nasıl olup da İstanbul’un bu “gizli bahçesine” gelmemişiz, diye geçirip hayıflanıyoruz. Tarihi dokusu mümkün olduğunca korunmuş olan semtin turistler tarafından en çok ilgi gören mekânı Kariye Müzesi’ni görüyoruz yokuşun sonunda. Yunanca adıyla Khora Kilisesi. Semt, adını bu kiliseden almış. Yunanca kent dışı, kırsal alan anlamındaki Khora sözcüğü zamanla Türkçeleşerek ‘Kariye’ olmuş. Bizans Kralı Justinianus tarafından yaptırılmış kilise ve 11. yüzyılda yine Bizans Kralı Alexios zamanında yeniden inşa ettirilmiş. Her gün yerli ve yabancı yüzlerce turisti ağırlayan kilisenin hemen solunda, semtin dokusuna uyumlu iki katlı şirin bir yapı insanın yüzüne gülüyor. Son günlerde tarihi kilise kadar olmasa da, burası da epey bir misafir ağırlamış. Biz de o misafirler arasına dâhil olmak için giriyoruz kapıdan içeri.
“Taner Alakuş Minyatür Atölyesi” burası. Atölyenin sahibi, minyatür sanatçısı Taner Alakuş karşılıyor bizi. “41 Usta, 41 Kere Maşallah” adlı sergiye ev sahipliği yapan atölyeyi Alakuş’un eşliğinde gezmeye başlıyoruz. Atölyenin giriş katının ve ikinci kata çıkan merdiven bölümünün duvarları, 41 ustanın eserleriyle bezenmiş. Birbirinden harika sanat eserlerinin adeta görsel bir şölen olarak sunulduğu sergiyi gezerken, bir yandan da Taner Alakuş bize sergi hakkında bilgiler veriyor. Her biri birbirinden kıymetli 41 sanatçının katıldığı “41 Usta, 41 Kere Maşallah” sergisini açma fikrinin nasıl doğduğunu soruyoruz ilk olarak. Kariye’deki bu evi alıp restore edince burasının minyatür sanatına hizmet eden bir atölye olmasına karar verdiğini anlatarak başlıyor sanatçı söze.

Atölyenin sanat menajerliğini yapan Ceylan Harmancı ile ‘geleneksel sanatlarla ilgilenen sanatçılarla nasıl daha çok beraber olabiliriz, bu sanatçılar birbirleriyle nasıl daha çok iletişime geçebilirler’ ana fikri üzerinde düşünürken bu serginin zihinlerinde ışıldadığını söylüyor Taner Alakuş. “Bu 41 fikri böyle ortaya çıktı. 41 kere maşallah, biz Türklerde çok yaygın bir söz. Biz de neden bu atölyede 41 sanatçıyı bir araya getirmeyelim dedik. Aynı gün, hemen o anda aklımıza gelen isimleri yazdık.” diyen sanatçı, geleneksel sanatlarda artık belli bir seviyeye ulaşmış olan sanatçıların listesini çıkarıp, Ceylan Hanım vasıtasıyla bu kişilerle derhal iletişime geçtiklerini söylüyor. Sergiye katılan 40 sanatçının (kendisi hariç elbette) daha önce bir araya geldiğine şahit olmadığını, ilk kez bu sergide bir araya geldiklerini vurguluyor Taner Alakuş. Büyük ustalar ve genç sanatçılar, “maşallah” fikrini olumlu karşılayınca organizasyon işi bir günde başlamış ve gelişmiş.


Geleneksel Sanatlarda İlk Küratör

Fikrin ortaya çıkmasından serginin açılışına dek yaklaşık üç aylık bir sürenin geçtiğini belirten Taner Alakuş, serginin organizasyonuyla ilgilenen Ceylan Harmancı’nın bu sergi ile bir ilki gerçekleştirildiğini, “Çağdaş sanatlarda küratör çoktur, bilirsiniz. Her sanatçının bir menajeri vardır. Ama klasik sanatlarda bu bir ilk oldu. Ceylan Hanım, bu sergiyle bir ilki gerçekleştirdi.” sözleriyle vurguluyor. Taner Alakuş’un, Kariye’deki şirin atölyesinde çok kıymetli sanatçılar ilk kez bir araya geldi dedik. Kimler yok ki bu kıymetli sanatçılar arasında… Hayatını geleneksel Türk süsleme sanatlarının yaşatılmasına adayan, geride büyük bir sanat arşivi bırakan Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver’in rahle-i tedrisinden geçmiş olan Gülbün Mesara (Ünver’in kızı), Cahide Keskiner, Semih İrteş, Mamure Öz, Ülker Erke gibi kıymetli sanatkârlar, göze ilk çarpanlar.

Minyatür, ebru, katı’, hat, tezhip, çini, cilt ve oyma sanat eserlerinden oluşan “41 Usta, 41 Kere Maşallah” sergisine eserleriyle ayrıca şu isimler de katıldı: Ahmet Zeki Yavaş- Hat, Ali Saraç-Ebru, Ali Toy-Hat, Ali Rıza Özcan-Hat, Alparslan Babaoğlu-Ebru, Arda Çakmak-Tezhip/Hat, Asiye Kafalıer-Tezhip, Berrin Çakin Güç-Minyatür, Çiçek Derman-Tezhip, Davut Bektaş-Hat, Dilek YerlikayaMinyatür, Emel Ogan-Katı’, Faruk Taşkale-Tezhip, Fatma Özçay-Tezhip, Firdevs Çalkanoğlu-Ebru, Fuad BaşarEbru, Gülnihal Küpeli-Tezhip, Gürcan Mavili-Cilt, Hü- seyin Gündüz-Hat, İnci Ayan Birol-Tezhip/Minyatür, İslam Seçen-Cilt, Levent Kum-Çini, Mahmut Peşteli-Ebru, Mehmed Özçay-Hat, Münevver Üçer-Tezhip, Necati Sancaktutan-Tezhip, Nilgün Gencer-Minyatür, Nilüfer Kurfeyz-Tezhip, Osman Özçay-Hat, Sadrettin Özçimi Ebru, Salih Balakbabalar-Sedef Kesme ve Kakma, Savaş Çevik-Hat, Selim Sağlam-Tezhip, Şehnaz Biçer ÖzcanMinyatür, Taner Alakuş-Minyatür, Turan Sevgili-Hat, Yılmaz Eneş-Ebru.”


41 “Buçuk” Kere Maşallah

Gülbün Mesara, Cahide Keskiner, Semih İrteş, Mamure Öz, Çiçek Derman, İnci Ayhan Birol, Ülker Erke gibi değerli isimlerin sergiye katılmasından büyük bir onur duyduğunu dile getiren Taner Alakuş, “Bu isimleri nasıl düşünmezsiniz sergi hazırlarken. Bunlar sanata yön veren insanlar, belli ekollerin, belli okulların başındaki insanlar. Her biri, seve seve geliriz, dedi” diye konuştu. Sanat yaşı kendi yaşından daha fazla olan Ülker Erke’nin, sergi için eserini bizzat kendisinin getirdiğini anlatan Alakuş, “Utandırdı bizi. Bizden daha hevesli ve daha ataktı. Nilgün (Gencer) Hanım keza öyle. Hepsi kendi elleriyle teslim ettiler. Keşke genç arkadaşlarımız da gösterebilse bu inceliği. Keşke, bizler de onlar gibi olabilsek” diyor.

Serginin adı “41 Usta, 41 Kere Maşallah” olarak lanse edildi ancak, aslında bir eser daha vardı sergiye katılan. Sergiye ev sahipliği yapan Taner Alakuş’un 9 yaşındaki kızı İklim Alakuş da, sergiye ebru eseriyle katılmış. “İklim’le birlikte sergi ‘41 Buçuk Kere Maşallah’ oldu” diyen sanatçı, kızının geleneksel sanatlarımıza olan ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.


Sırada 99 Sanatçı Sergisi Var

Aynı zamanda İSMEK’te geleneksel sanatlar alanında minyatür branşında zümre başkanı olan ve minyatür dersleri veren Taner Alakuş’a, ufukta 41 usta sergisinden sonra yeni bir sergi olup olmadığını soruyoruz. “Biz yaşadığımız sürece bu atölyede her sene 41 sanatçıyı buluşturmayı hedefliyoruz” diyen Alakuş, 41 usta sergisini her yıl düzenleyerek geleneksel hale getireceklerini ifade ediyor öncelikle. Bu sergide çok önemli iki noktayı tespit ettiklerine değinen minyatür ustası, “Bu sergide anladık ki, İstanbul’da çok nitelikli sanatçılar var. Bir de bu sergi sayesinde böyle bir güzide mekânı kimsenin bilmediğini anladık. İstanbul’da bir bahar yeri, gizli bir bahçe burası. Burası aslında sanatçı bölgesi olmaya çok ciddi aday. Çünkü bunu besleyecek ciddi bir turist potansiyeli var.” diye konuşuyor. Kuş seslerinin eksik olmadığı semti anlatırken, burasının huzur veren bir atmosfere sahip olduğunu söyleyen Taner Alakuş, “Hafta sonları ailemle kalıyorum burada. Sabah bülbül sesiyle uyanıyoruz. İstanbul’un neresinde öter bülbül? Yüksek bir ambiyansı var buranın.” diyor.

“Sergide güzel bir enerji doğdu. Sanatçılar bir araya geldi, sanatçıları tanımak isteyen sanatseverler bir araya geldi. Ben bile hepsini bir arada görmemiştim.” şeklinde konuşan Alakuş, bu sergiden büyük keyif aldıklarını belirtiyor. Bu yıl bitmeden 60-70 veya Allah’ın 99 ismine atıfla 99 kişilik daha geniş bir sanatçı grubuyla bir sergi daha açmayı planladıklarını söylüyor. “Şimdi bu fikri olgunlaştırmaya çalışıyoruz.” diyen Taner Alakuş, sergiyi Eylül ayında açmayı hedeflediklerini anlatıyor. Taner Alakuş Atölyesi, Fatih Belediyesi’nin desteği ile düzenlenen “41 Usta, 41 Kere Maşallah” sergisinde gördüğü ilgi üzerine yeni sergi için farklı belediyelerden teklifler almış. Teklifleri değerlendireceklerini anlatıyor sanatçı.
41 Usta sergisinde sanatseverlerin beğenisine sunulan eserlerin, ustalar tarafından özellikle bu sergi için yapılmış eserler olup olmadığını soruyoruz Taner Alakuş’a. “Sanatçıları bir günde ikna edince, onlara artı bir yükleme yapmak istemedik” diyen Alakuş, hazırlığı içerisinde oldukları yeni sergiye de sanatçıların yine ellerinde mevcut olan eserleriyle katılacaklarını ifade ediyor. Diğer yandan, “41 Usta” sergisinde ortaya güzel bir enerji çıktığını hatırlatan Taner Alakuş, “Sergide herkes elindekini getirdi, ama oradaki sergide öyle bir enerji oldu ki bir dahaki sergide özel bir şeyler gelebilir diye düşünüyorum. Çok iyi sergide, çok sayıda insan bir araya geliyor. Sanki bu kez tatlı bir rekabet ortamı olacak gibi” diye konuşuyor.

Taner Alakuş Atölyesi’nde düzenlenen ve bu yıldan itibaren geleneksel hale getirilecek olan 41 Usta, 41 Kere Maşallah sergisine basının da büyük ilgi gösterdiğini söylüyor minyatür ustası. Çeşitli televizyon ve çok sayıda gazetenin sergiye yer verdiklerini kaydeden sanatçı, sergiyi ve serginin yansımalarını değerlendirip bir sonraki sergi için eksiklikleri not edeceklerini, daha nitelikli bir çalışmanın ortaya çıkması için gayret göstereceklerini vurguluyor.  

İSMEK El Sanatları Dergisi 12 İNDİR

Bu yazı 1760 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK