Şehir Rehberi

Fasnacht; Ürkütücü Maskelerin ve Rengarenk Kostümlerin Festivali

  • #


Yazı: Ayşegül KALENDER

İsviçrelilerin “en güzel üç gün” olarak adlandırdıkları Fasnacht, yüzyıllardan beri kutlanan bir bahar bayramı… Her biri farklı ellerin dokunuşuyla şekillenen devasa maskeler ve rengârenk kostümler, her yıl farklı bir temayı anlatıyor. Festivalin bu yılki teması, ekonomik krizdi. El emeğinin Fasnacht vesilesiyle Basel’de görücüye çıktığı bu günlerde caddeler, salına salına yürüyen kocaman maskeleri ve kabarık elbiseleriyle prenses ve kraliçelerin yürüdüğü kocaman bir podyuma dönüşüyor âdeta. Şairlerin, ressamların, müzisyenlerin hünerlerini gösterdikleri Fasnacht’ta sanatla ironinin, eğlenceyle sosyal mesajın harmanlandığı üç güzel gün yaşatılıyor halka.

Ren Nehri’nin büyük ve küçük Basel olarak ikiye böldüğü Basel şehri; İsviçre, Almanya ve Fransa’nın birleştiği, Almanca “Drei Laendereck” (Üç ülkenin köşesi) olarak adlandırılan noktada bulunuyor. Üç ülkenin bu kadar yakın olmasından faydalanarak Fransa’nın sınır kenti olan Mulhouse şehrinde Almanya, İsviçre ve Fransa’nın ortak kullandıkları bir havalimanı inşa edilmiş. İlaç sanayisinin merkezi sayılan Basel sadece sanayisiyle değil, tarihi ve kültürel dokusuyla da dikkat çekiyor. Şehri bir gerdanlık gibi süsleyen Ren Nehri üzerindeki köprüler ve kıyısındaki binalar, asırlar öncesine uzanan klasik mimarisinden hiçbir şey kaybetmemiş.

Şehirde dolaşırken insan geçmişe yolculuk yaptığı hissine kapılıyor. Çünkü şehrin bugünkü ve yakın dönem mimarisi, tarihi mimari ile uyumlu bir şekilde gelişmiş. Tarihi yapılar öyle çoklar ve öyle iyi korunmuşlar ki, şehirde yaşamın hemen her alanında onlarla karşılaşıyorsunuz. Buna en iyi örnek ise Markt Platz’da bulunan Basel’in belediye binası... Yapı 1356 yılında depremde yıkılmasına rağmen, 1541 yılında eski kalıntılarından da yararlanılarak aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş. Bu tarihi dekoru koruyan ve geçmişiyle arasında sıkı bir bağ oluşturan halk, yeniye açık olmakla beraber, geleneklerine sımsıkı bağlı. Bu bağlılığın en güzel örneği de “Fasnacht”. Tam zamanı bilinmemekle beraber bölge halkının ilk çağlardan beri kutladıkları bir bayram olan Fasnacht, yüzyıllar içerisinde kutlama şekli ve içeriği değişmekle birlikte günümüze kadar ulaşabilmiş bir etkinlik…


Doğanın Yeniden Canlanması

Bilindiği üzere Pagan ve Şaman inançlarında bahar, yeniden doğuşu simgeler. Kış ile uykuya yatan ya da bir çeşit ölümü yaşayan doğa, baharın gelmesiyle yeniden canlanır, hayat bulur. Doğuda bahar karşılama ritüelleri ister “Nevruz” diye adlandırılsın, ister “Hıdırellez” veya başka bir isim altında kutlansın, hepsi de zor geçen kışın ardından tabiatın uyanışının ve doğaya duyulan şükranın eğlence ile kutlanma şekli.

Doğu coğrafyasının İslam’ı seçmesinden sonra dini referansları değişen ve çeşitlenen bu gelenek, Batı Avrupa’da kışı kovma, kötü ruhlardan arınma ritüeli olarak karşımıza çıkıyor. İtalya’nın Venedik Karnavalı, Almanya’nın Faschinig’i, İsviçre’nin Fasnacht’ı gibi… Kıştan kurtulup bahara ulaşma sevincine her ülkenin taktığı farklı maskeler, onları birbirinden ayıran en belirgin özellikleri... Almanların Fasching’de kullandıkları aksesuarlar ile Venedik Karnavalı’nda boy gösteren, daha çok estetik ve asil görünümüyle dikkat çeken kostümler çok büyük farklılık sergiliyor.

İsviçre ise bu konuda bir adım daha ileride. Çünkü Fasnacht kutlamalarında, kantonlar arasında bile birçok farklılık bulunuyor. İsviçre’nin en büyük ve kapsamlı Fasnacht’ı, Basel’de kutlananı… Basel’de hâlâ en eski haliyle Pagan inançlarına göre kötü ruhları şaşırtmak, onları ürkütmek için grotesk maskeler kullanılıyor. Hristiyanlığa geçtikten sonra bile bu adetten kopulmamış, sembolik de olsa muhafaza edilmiş.

“Oruç gecesi” anlamına gelen Fasnacht, Hristiyanlığa geçilmesiyle beraber başlarda kilise tarafından yasaklanmış. Halkın gizli bir şekilde evlerinin avlularında Fasnacht’ı kutlamaları ve bu geleneği yaşatma konusundaki dirençlerine dayanamayan kilise, Fasnacht’ı Hristiyan inancına uygun bir şekle sokmuş. Böylece Fasnacht, Paskalya bayramından yaklaşık 40 gün önce, oruç günleri başlamadan, 72 saat süren bir eğlenceye dönüşmüş. Resmi olarak “Kirli Perşembe”de başlayıp, “Küllü Çarşamba”da son bulur. “Kirli Perşembe”, insanların istedikleri gibi eğlenmelerine verilen ad.

“Küllü Çarşamba” ise topraktan gelinip yine toprağa gidileceği anlamını taşıyor. Dindar insanlar o günün sonunda alınlarına, öleceklerinin bir kanıtı olarak kül çalıyor. Fasnacht sonrası hâlâ oruç tutan var mı bilinmez, ama çeşitli nedenlerle yüzyıllar içerisinde birkaç kez yasaklanan Fasnacht tüm ihtişamıyla kutlanmaya devam ediliyor.


Hazırlıklardan Fasnacht Komitesi Sorumlu

1911’den beri Fasnacht Komitesi tarafından düzenlenen Basel Fasnacht’ı, çok ciddi bir hazırlık süreci içeriyor .“Klik” olarak tanımlanan faklı grupların oluşturulduğu komitede, her klik, kortejde giyeceği kostümleri kendi belirliyor. Hangi enstrümanların çalınacağı, kortejlerde halka atılan şekerlemeler, konfetiler, okunacak olan şiirler, kullanılacak pankartlar bu komite tarafından kararlaştırılıyor. Her sene komitenin çıkarttığı rozetler var. Fasnacht müdavimlerinin koleksiyonlarının olmazsa olmazı olan bu rozetler gümüş, altın, bronz gibi madenlerden yapılıyor. 8 ilâ 100 fr arasında değişen fiyatlar, kullanılan madene göre belirleniyor. Fasnacht Komitesi’nin devamı bu rozetlerden elde edilen kazançla sağlanıyor.

Bu eğlenceye katılan tüm İsviçreliler, geleneklerinin yaşayabilmesi için görev bilinciyle, mecbur tutulmadıkları halde bu rozetleri satın alıyor. Fasnacht’ın her sene değişen temasına göre hazırlanan rozet ve kostümler ciddi bir bütçe gerektirdiği için Fasnacht Komitesi’nin bu geleneğin yaşatılmasında çok önemli bir yeri bulunuyor. Bütün bir sene boyunca çalışan komite, Basel şehrinin en önemli sivil kuruluşlarından biri. Fasnacht Komitesi’nin bir üyesi olmak da prestij sağlayan bir durum.

Fener Alayı Sabah Erkenden Yola Çıkıyor

Paskalya bayramının 40 gün öncesinde başlayan Fasnacht kutlamaları, ayın ilk Pazartesi sabahı 04:00’te başlıyor. Şehrin tüm ışıklarının söndüğü o sabah yollarda, caddelerde sadece fener alayının ışıkları etrafı aydınlatıyor. Halkın sabahın erken saatlerinde selamladığı bu kortej, otantik bir hava içerisinde gerçekleşiyor. 4 metre yüksekliğinde devasa bir fener, kortejin içinde yer aldığı bu kortejdeki bütün klikler o sabah geleneksel kıyafetleri “Charivari” giyiyor.

Bütün klikleri harekete geçiren ise, trampetçi majorun “Sabah alayı, marş ileri” komutu... Kortej ıslık eşliğinde trampetle marş çalmaya başlar. Günün diğer saatlerindeki yürüyülerden farklı olarak “Guggenmusiker” diye adlandırılan flütçüler sabah yürüyüşünde enstrüman çalmıyor.

Basel’de Fasnacht’la beraber sabahın erken saatlerinde açılan lokantalar geleneksel Fasnacht menüsü olan un çorbası, soğanlı ve peynirli tartı müşterilerine sunuyor. Birçok lokanta da Fasnacht’ın devam ettiği 72 saat boyunca açık kalıyor.


Ürkütücü Maskelerde Çirkinliğin Güzelliği Var

Fasnacht’ın en önemli unsurlarından biri olan maskelere “Larve” deniyor. Eski çağlarda kötü ruhları korkutmak için kullanılan maskelerin devasa boyutlarda olanlarının yanı sıra, sadece başa geçirilecek büyüklükte olanları da mevcut. Pagan inancına göre kötü ruhların bu maskeleri gördüklerinde ürküp gideceklerine, giderken de kışı beraberinde götüreceklerine inanılıyormuş. O dönemde de kullanılan ahşap maskeler, bize, Pagan kültüründe korkunun insan hayatındaki yerinin ne kadar büyük olduğuna işaret ediyor.

Orta Çağ’da da devam eden bu korku kültürünün günümüzde Fasnacht ya da benzeri festivallerle salt eğlenceye dönüşmüş olması, insanın korkularının da değişme uğradığının bir kanıtı olsa gerek. Bugünün grotesk sanatına ışık tuttuğu söylenebilecek olan Fasnacht maskelerinin korkutmak gibi bir işlevi olmamakla beraber, hâlâ sanat atölyelerinde yapımına devam ediliyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdikleri bu eserler, Fasnacht dışında sanat galerinde de sergileniyor.

Fasnacht maskelerinin farklı boyutlarda ve farklı malzemelerle yapılmış olanlarını görmek mümkün, sanatçıların ellerinde şekillenen bu maskelerin yapımı kullanılan malzemeye göre değişiyor. Ahşap maskelerin yapımı yaklaşık 2-3 hafta sürebiliyorken, alçı ve zamkla yapılan maskeler 1 ilâ 3 gün arasında tamamlanabiliyor. Alçı ile yapılan maskelerde daha modern çizgiler bulunuyor; ünlü sanatçıların oyuncuların ve politikacıların karikatürize edilmiş maskelerini de görebiliyorsunuz.

Bir sanatçı için güzel olanı şekillendirmek daha kolay olsa gerek, ancak çirkinliğin güzelliği olarak adlandırılan grotesk tarzında bir eser meydana getirmek cesaret isteyen bir ustalık… Meydana getirilen her eserde korkunçluk ve ironinin canlı bir şekilde maskelere aktarılması gerekiyor. Fasnacht’ta yüzyıllardan beri çirkinliğin estetiği insanları önceleri korkutmak, şimdilerde eğlendirmek için kullanılıyor.

Fasnacht’ta görsel bir şölene dönüşen kostümler, rengârenk kumaşlardan dikiliyor ve her sene defile ciddiyetinde yapılıyor. Belirlenen konu çerçevesinde maskelerle kostümlerin bir bütünlük içerisinde tasarlanması gerekiyor. Maskelerin büyüklüğüne göre değişen kostümlerde kalın, kabarık ve gösterişli kumaşlar tercih ediliyor. Önce tasarımı yapılan sonra da Fasnacht Komitesi’ne sunulan çalışmalar kabul edildikten sonra dikime başlanıyor. Grotesk maskelerin kostümleri dekendisi gibi ürkütücü oluyor. Ünlülerin karikatürize edilmiş maskelerinin altında, bu kişilerin giydiği kıyafetlerin birebir benzerlerini görmeniz mümkün. Ustalıkla hazırlanan bu kostümler Fasnacht süresince podyuma dönüşen cadde ve sokaklarda görücüye çıkıyor. Birbirinden ilginç bu kostümleri giyenlerin oluşturduğu tören alayı, Pazartesi ve Çarşamba günleri şehrin bütün sokaklarından geçiyor. Her kliğin farklı bir başlangıç ve bitiş noktası var. Yapılan geçit töreninde klikler zaman zaman birbiriyle kesişiyor ve herkes kendi mıntıkasına doğru yoluna devam ediyor.


Fasnacht’ta Ekonomik Kriz Gölgesi

Klikler, giydikleri farklı kostümlerle, o senenin temasına uygun olarak birbirinden ayırt edilir. Bu sene de gelenek bozulmadı ve 2012 teması olan “ekonomik kriz”, gerek kostümlerle gerekse hicivlerle ağır bir şekilde eleştirildi. Ekonomik dar boğazı anlatan canlandırmalar, renkli kostümlerin altında yapıldı. Basel Fasnachtı’nı diğer karnavallardan ayıran bu temalı kortej, her sene sanatçıların, edebiyatçıların yıl boyu yaptıkları eserleriyle yine aynı tema bütünlüğü içerisinde eleştirilerini sundukları bir alana dönüşüyor. Salt eğlence maksatlı olmayan bu karnaval, belki de bu yüzden her kesim tarafından ilgi görüyor.

Fasnacht için hazırlanan arabalar, yine aynı tema bütünlüğü içerisinde süslenmiş olarak geçit töreninde yer alıyor. Benzeri gösterilerden farklı olarak “Larve” diye adlandırılan büyük maskelerinin altında tanınmamaları gereklidir. Bütün klikler, süsleme konusunda birbirleriyle yarışırlar. Fasnacht arabalarının ve giyilen kostümlerin sunumlarında da en çok hangisinin beğenileceği de bir merak konusu ve her bir klik için bu bir prestij meselesi.

Rengârenk kostümleri, abartılı, korkunç maskeleriyle etrafa neşe saçan kortejin bazen gazabına da uğrayabiliyorsunuz. Çünkü beklemediğiniz bir anda başınıza bol miktarda konfeti dökülebiliyor. O senenin rozetini kıyafetinize iliştirdiyseniz şanslısınız demektir, zira her an şeker yağmuruna tutulabiliyorsunuz.

Ortaçağ soytarısı da önemli bir figür Fasnacht’ta. Almanca’da “Narr” olarak adlandırılan Fasnacht soytarısı herhangi bir yerde aniden önünüze çıkıp beklenmedik sürprizler yapabilir. Resmi tatil olmasından dolayı Fasnacht’ta halk sabahlara kadar eğlenip kışı geride bırakmanın sevincini yaşar. İsviçre diyalektinde “Die Dreei Schenschte Daegg” (En güzel üç gün) olarak adlandırılan bu günlerde yapılan her türlü çılgınlık mübah görülür.


Gugge Konserleri Fasnacht Boyunca Sürüyor

Fasnacht eğlencesinin önemli bir parçası olan ve “Gugge” olarak adlandırılan flüt, Orta Çağ döneminde de farklı dinsel ritüellerde; özellikle ölüm dansında (totentanz) kullanılırmış. Büyük besteci FrankLisz’in “Dies Irae” (Ölüm Dansı) adlı, çeşitli ilahilerden oluşan bestesi, günümüz Fasnacht etkinlikleri boyunca çalınıyor. Guggen müsizyenleri olarak adlandırılan kortej, salı akşamı şehirde konser veriyor. Gugge’yi çalan gruplar aralıklarla durup çalmaya devam ediyor. Sonrasında yine uygun adımlarla hem yürüyor, hem de çalıyorlar enstrümanlarını. Şehrin bütün sokaklarını bu şekilde dolaşan gruplar, bazen restoranlarda oturan müşterilerin önünde de durup onlara özel, küçük bir konser verip jest yapıyorlar.

Fasnacht’ta Çocuklar da Unutulmuyor

Salı günü gündüz yapılan çocuk Fasnacht geçidinde, taşınması ağır olan maske ve kostümlere rastlanmaz. Çocukların aileleriyle birlikte oluşturdukları kortejde genellikle kovboy, prenses kostümleri, son zamanlarda hayvan kostümleri, özellikle de dinazor görünümlüleri çok revaçta. Çocukların da unutulmadığı, eğlencenin bir parçası haline getirildiği bu günde renkli kostümleriyle etrafta dolaşan minikler görülmeye değer bir manzara sergiliyorlar.

Bütün karnavallarda bulunan konfeti atma geleneği, yerel tarihçilerin tespitine göre Basel Fasnachtı’na ait bir gelenek. Bu tez kanıtlanmamış olsa bile yaşanan bir gerçek var ki, o da en çok konfetinin “en güzel üç gün” olarak adlandırılan Basel Fasnachtı’nda tüketiliyor olması. Sokaklar adeta konfetiyle donanıyor. Fasnacht’ın sona ermesiyle beraber, şehir hemen ertesi sabah konfeti kirliliğinden arındırılıyor. Öyle ki ertesi gün şehir, sanki hiç o kadar kalabalık bir eğlenceyi yaşamamış hissi uyandırıyor.


Fasnacht Seyircileri Festivale Kostümsüz Katılıyor

Basel Fasnachtı’nın Almanya karnavalından önemli farkı, seyircilerin pasif bir rol üstlenmesi... Çünkü burada seyirciler festivale kostümsüz olarak katılırlar. Fasnacht grupları bu kurala uymayan seyircilerle, acımasızca alay eder. Böylece maskesiyle gelen seyirci eleştiriden nasibini alır. Çünkü gelen seyirciden yalnızca Basel Fasnachtı rozeti takması beklenir. Rozetsiz katılan izleyicilerin başından konfeti boca edilir. Kortejden çiçek, portakal ve şekerlemeler istenmesi hoş görülür. Ama bunlar için fazla ısrarcı olunduğunda konfeti yağmuruna tutulmak artık kaçınılmaz olur. Bu yılki kutlamalarda da tabii ki bu ritüellerin eksiksiz ve neşe içinde uygulanması ihmal edilmiyor.

Fasnacht eğlencelerinin olmazsa olmaz parçalarından biri de hiciv… Hiciv sanatçılarının hedef tahtasındakiler de politikacılar ve popüler kişiler. Bu senenin konusu olan ekonomik kriz, özellikle de Yunanistan krizi. Fukushima ve nükleer enerji, Fasnacht komitelerinin üzerinde durduğu konuların başında. Ekonomik krizi sembolize eden bu yılki Fasnacht rozetinin üzerinde yarı açık ve bozuk bir fermuar var. Bu senenin Fasnacht’ında kullanılan, kortejlerde açılan pankartlarda, ressamların sergiledikleri tablolarda yer alan hicivlerden birinde de şu eleştirel ve ironik cümle yer alıyor: “Adem ile Havva artık maymunların hepsinden daha zeki olduklarını biliyorlar, çünkü çalışmak zorundalar.”

Yapılan eleştirilere seyirciler katılsalar da katılmasalar da dinlemeye ve izlemeye devam ediyor. Kortejlere şarkılarla eşlik edip, alkışlamanın hoş görülmediği bu şenlikte, alkol tüketimi sanılanın aksine çok düşük. Çünkü hiçbir taşkınlığa rastlamadığımız şenlikte fazla alkol tüketimi de hoş karşılanmıyor. Herkesin kurallara sıkı bir şekilde uyduğu bu şenlikte güvenlik görevlisi de pek göze çarpmıyor. Kimilerine göre aşırı disiplinize olan bu halkın eğlence anlayışı sıkıcı bulunabilir. Ama şu da bir gerçek ki, Fasnacht’ın izleyici sayısı her sene artmakta. Bu da, insanların kendilerini kaybetmeden de eğlenebileceklerini gösteriyor olsa gerek.


Fasnacht Bitimi Caddeler Kararıyor

Fener alayının geçit töreniyle başlayan Fasnacht, yine onun eşliğinde son buluyor. Caddeler, sokaklar karartılıyor; sadece, uzun bir uğraş sonrasında meydana gelmiş, sanatsal değeri olan bu rengarenk fenerler etrafı aydınlatıyor. Her grubun kendi kortejinin olduğu etkinlikte, fenerlerin de ait oldukları gruba göre temaları değişiyor. Farklı şekil ve güzellikteki fenerler soğuk mart sabahında insanın içini ısıtıyor. Fasnacht’ın bitimine kadar süren planlı hareket, bir sene boyunca disiplinle ve hiçbir kuraldan ödün vermeden hazırlanan komitenin başarısıyla son buluyor. Başlangıcı kadar sonu da gizemli biten Fasnacht’ın kapanışı da görülmeye değer. Grotesk maskelerinin ardında yorgunlukları görünmeyen Fasnacht katılımcıları bu muhteşem üç günü, Basel halkına her sene hediye ediyorlar.

Fener alayının Perşembe sabahı saat 4.00’da başlayan veda programı, kliklerin fener alayının etrafında bir daire oluşturmasıyla son buluyor. Daire etrafında söylenen geleneksel Basel Marşı sonrasında her klik fenerini sırasıyla söndürüyor. Sonunda şehir gün ağarana dek tek bir ışık yanmadan karanlığa gömülüyor. O karanlıkta, içinde bulunduğumuz andan öyle uzaklaşıyoruz ki, karanlıkta bir gümüş gibi parlayan Ren nehrinin kenarında, yüzyıllar önce yapılmış tarihi binaların arasında bir an hangi yüzyılda olduğumuzu karıştırıyoruz. Sesiz bir şekilde dağılan maskeli insanların hangi zaman diliminden geldiğini ve nereye gittiğini düşünüyor, sessizleşen şehrin ortasında kalakalıyoruz. Şenliğin bitiminden yaklaşık 15-20 dakika sonra ortaya çıkan temizlik görevlilerinin şehri temizlemeye başlamasıyla rahat bir nefes alıyor, doğru zaman diliminde olduğumuzu anlıyoruz.

İSMEK El Sanatları Dergisi 14 İNDİR

Bu yazı 688 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK