Makale

Masallardan Süzülen Billur Köşk

  • #


Yazı: Rana KAYACIK

12 bin enjeksiyon ampulünden yapılmış 22 penceresi 4 kapısı olan, 20 koca yılın hayalini içine katmış, 8 senelik alın teri ile harmanlanmış renkli camlar harmonisi, 3 katlı sıcacık bir masal evi; billur köşk… Eczacı kalfası ve maket ustası Mehmet İnce’nin gecesini gündüzüne katarak hazırladığı, el emeği göz nuru billur köşkü şimdilerde Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hazırlanıyor...

“Padişah çok sevdiği kızına, sarayının bahçesinde, her tarafı rahatça görebilmesi ve bunu yaparken pek çok tehlikeden de korunabilmesi için her tarafı camdan olan bir köşk yaptırıyor. Adını da Billur Köşk koyuyor.” diye buradan anlatmaya başlıyor hikâyesini Mehmet İnce kıymetlisinin… Çocukluğunda okuduğu “Billur Köşk” masalından çok etkilendiği için eserine bu adı verdiğini söyleyen usta, çevre konusundaki duyarlılığının çalışmasının oluşumunda büyük rol oynadığını belirtiyor. Bir eczacı kalfası olan İnce bu olayı şöyle aktarıyor: “Eczanede çalıştığım için çok değişik ve ilginç ampuller geliyordu. Bu arada bazı ampullerin son kullanma tarihi geçtiği için bozuluyor ve çöpe atılması gerekiyordu. Bu bozulan ampuller bir tür kimyasal atık idi. Ve çöpe atılınca bir şekilde kırılıp çevre kirliliğine sebep oluyordu. Ben çok hassas bir çevreci olduğum için bu duruma çok üzülüyordum. Bu bozulan ampulleri de çöpe atmamak için biriktirmeye başlamıştım. Zamanla o kadar çok biriktiler ki koyacak yer sorun olmaya başladı. Onları kırılmadan saklamak çok zor oluyor ve çok yer kaplıyorlardı. Bu arada amatörce kibritten ve tahtalardan maket yapıyor, eşe dosta armağan ediyordum. Bir gün bu ampullerle de maket yapma fikri doğdu. Aylar süren maket proje araştırmalarından sonra nihayet başladım.”

“Bu Maket Sadece Ampul ve Camdan İbaret Değil”

1996 yılında Fikirtepe’deki Havan Eczanesi’nde çalışırken eserine start veren İnce, 1998 yılında işten ayrılınca maketini eve getirmiş. Daha sonra değişik semtlerdeki eczanelerde kalfalık yapmış ve ancak akşam işte geldikten sonra atölye haline getirdiği odasında maket yapımına devam etmiş. Oda çok küçük olduğundan dolayı zorlanan usta, bu yüzden sakatlanmış bile…

“Maketin arka taraflarını yapabilmek için sık sık sehpanın üzerindeki mermerle beraber çevirmek zorunda kalıyordum.” diyen İnce şöyle devam ediyor: “Çatıyı da koyduktan sonra maket oldukça ağırlaşmıştı ve tek başına çevirmek çok zor oluyordu. Bir gece saat 02.00 sularında evi yine çevirmem gerekti ve yardım edecek kimse yoktu. Eşimi uyandırmaya kıyamadım ve tek başıma çevirmek istedim. Uyku sersemliği ile boş bulunup anı bir hareketle bir tarafını kaldırdım ve o anda sol kasığımda müthiş bir sancı duydum. Evi kaldırmış olduğum için birden bırakamadım ve o şekilde çevirdim. Eğer bıraksaydım maket yere düşecek, hem kırılacak hem de beni yaralayacaktı. Bu şekilde yılların emeği boşa gidecekti. Daha sonra kendimi kontrol ettiğimde sol kasığımda fıtık oluştuğunu gördüm. Ertesi gün hastaneye gittiğimde doktor acilen ameliyat olmamı önerdi fakat ben maketimi bitirmeden ameliyat olmayı kabul etmedim. Yanlış olduğunu biliyorum ama maketimi bir an önce bitirmek istiyordum. Ayrıca bu zaman zarfında çok dar bir yerde devamlı ayakta durmaktan sağ ayak bileğimde varış oluştu. Damarlar önce şişti, yanma ve ağrı bir ay kadar devam ettikten sonra damarlar tamamen kurudu. Onun içinde ameliyat olmam gerekiyor.”

Cam ve ampullerin temizliğini banyoda yapan usta, çok dikkat ettiği halde yerlere dökülen cam parçalarından ellerini yaralamış, elektrik tesisatını yaparken üç kez de elektrik akımına kapılmış.

Billur Köşk’ü yaptığı 8 yıl boyunca “Gezmek bir yana dursun, televizyon izlemek dahi bana yasaktı” diyen usta, bütün vaktini ona ayırdığı için yakınlarından da çok tepki almış. Kimi kızmış, kimi acımış, kimi alay etmiş, delirdiğini dahi düşünenler ve ifade edenler olmuş. Ancak Mehmet İnce bu eleştiriler karşısında hiç yılmamış, aksine bunlar onu kamçılayan bir güç haline gelmiş. “Bu maket sadece ampul ve camdan ibaret değil. Maketin hamurunda emek, sabır, stres, yorgunluk, uykusuzluk, kan ve ter var” diyor emektar usta…


İlahi Tesadüfler…

Mehmet İnce kendini çok etkileyen ilahi tesadüflere dikkat çekmeden de geçemiyor: “Çatı altındaki Arapça Allah yazısında 66 adet ışıklandırma ampulü var. Bu ampullerin 66 tane olmasının sebebi eğer 65 veya daha az ampul kullanılırsa çok fazla ısınan ampuller ya patlıyor ya da sıcak silikon ile yapıştırılan ampulden örülü duvarın yapışkanlarını eriterek yıkılmasına sebep oluyordu. 66’dan fazla ampul kullanılırsa elektrik yetmiyor ve çok az ışık veriyordu. Bunun için mecburen 66 adet ampul kullanıldı. 66 rakamının bir diğer özelliği de Arapça yazılarda Allah yazısı ebcet hesabı ile toplandığında toplandığında 66 rakamı ortaya çıkıyor. Bu yazıyı yazdıktan 2 yıl sonra bunu öğrendiğimde çok şaşırdım ve mutlu oldum.” İkinci ilahi tesadüfü de şöyle özetliyor: “Maket evin içinde 33 adet ışıklı ampul bulunuyor. 66 + 33 = 99. Bu 99 sayı da Allah’ın 99 ismini hatırlatıyor. Bir de tespih çekerken 99 tekbir getiriyoruz. Bu ilahi tesadüfler benim için çok ilginçti ve gerçekten çok sevinmiştim.”

Çok zor geçen 8 yılsonunda maketi bitirdiğinde kendini büyük bir boşlukta hissettiğini ifade eden usta, 15 gün kendisine gelemediğini söylüyor… Billur Köşk’ü proje aşamasından ağaçtan yapılan iskeletine, modelinden elektrik tesisatına ve duvarlarındaki desenlerine kadar hiç kimseden destek almadan yapan usta, çatı altında bulunan kuzguncuk kapılarındaki kuş vitray çalışmalarını yaptırdığı vitray ustası arkadaşı Bilal Çelik’e ve en çok da maketin her aşamasında manevi desteğini ve fikrini alarak çalıştığı eşine minnet borçlu olduğunu ifade ediyor…

“Maket Dünyasının Salvador Dali’si Olmak İstiyorum”

Daha önce kibrit ve ağaç kaplamadan amatörce yaptığı maketleri eşe dosta hediye eden Mehmet İnce için Billur Köşk bir okul olmuş. “Maket yapmayı deneme yanılma yöntemiyle onun sayesinde öğrendim” diyen usta sözlerine şöyle devam ediyor: “Artık bundan sonra yapacağım maketleri en az Billur Köşk kadar kaliteli, orijinal ve özel yapacağım. Aynı zamanda bundan sonraki eserlerim dünyada ilk ve tek olacak. Daha önce hiç kimsenin aklına bile gelmeyecek malzemeler kullanarak çok değişik ve çılgın maketler hazırlayacağım. Maket dünyasının Salvador Dali’si olmak istiyorum. Amacım maket dünyasında bir marka olmak. Kısacası bir numara olmak.”

Billur Köşk çalışması ile Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuran İnce, müracaatının incelemeye alınmasından ötürü çok memnun. Sonuç alacağı günü sabırsızlıkla bekleyen ustanın başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz…

İSMEK El Sanatları Dergisi 3 İNDİR

Bu yazı 653 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK