Giyim

Levon Usta’nın Sihirli İğnesi 4. Kuşağa Emanet

  • #


Yazı: Semiramis DOĞAN

Smokin eğitimi için Atatürk tarafından Paris’e gönderilen Levon Kordonciyan’ın dördüncü kuşak torunu, hâlâ büyük dedesinin teknikleriyle smokin ve frak dikiyor. Devlet erkânından iş adamlarına, bürokratlardan sanatçılara kadar herkes Nişantaşı’ndaki “İskender Smokin”in kapısını çalıyor. Kordonciyan’ın diktiği smokinlerin ünü, Türkiye ile sınırlı değil. Ta Hollywood’a kadar yayılmış diktiği kıyafetlerin nâmı. Oscar törenlerinde “kırmızı halı” üzerinde yürüyen nice ünlü Hollywood aktörü, şıklığını Levon Kordonciyan’a borçlu.

Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımdan ticarete, sanayiden eğitime pek çok alanda yapılan köklü değişiklik ve atılımın arasında, Sümerbank önemli bir yer tutuyordu. Türkiye'nin ilk kamu yatırımı ve modern tekstil fabrikası sayılan Sümerbank'ın kuruluşu, Atatürk tarafından smokin, frak gibi Batı tarzı kıyafetlerin dikimini öğrenmek üzere Paris’e gönderilen altı kişilik terzi grubundaki beş terzi tarafından gerçekleştirildi.


Paris’e gönderilen bu gruptaki altıncı terzi ise Türkiye’ye dönüşünde meslek yaşamı için çok farklı bir yön belirledi. Bu terzi, Türkiye’nin ilk smokin terzisi Levon Kordonciyan’dan başkası değildi. Atatürk’ün smokincisinin bayrağı, şimdilerde dördüncü kuşak torunu Levon Kordonciyan’a emanet. O, büyük dedesinin genlerinden gelen yeteneği sayesinde bugün adını ta Hollywood’a kadar duyurmayı başarmış bir terzi. Ailenin; Rize’den İstanbul’a, Paris’e ve tekrar İstanbul’a uzayan serüvenini, Kordonciyanlar’ın Nişantaşı’ndaki mağazasında Levon Kordonciyan’dan dinledik.

Atatürk, Smokin Eğitimi İçin Paris’e Göndermiş 

Mütevazı görünen ama aslında çok büyük işlere imza atan dükkândan içeri girer girmez Levon Kordonciyan’ın gülümseyen yüzüyle karşılaşıyoruz. Konuksever bir edayla söyleşimizi yapacağımız bölüme geçiyoruz hemen. Ütülü, şık smokinler içerisinde sessiz, cansız mankenlerin tanıklığında anlatmaya başlıyor ailenin hikâyesini Levon Kordonciyan. Aile, Rize Hemşin’den gelmiş İstanbul’a. Rize’de kuyumculuk işiyle uğraşan büyük dede İskender Bey’in, gelinlere evlenirken takılan metre metre altın kordonları yapmaktaki ustalığı dillere destandır. Tam da bu nedenle “Kordonciyan” soyadını alır. Zanaatındaki ustalığı dolayısıyla İstanbul’a çağırılan İskender Bey, çocuklarını ve eşini alıp İstanbul’a göçer.

Çuhacı Han’da çalışmaya başlayan İskender Bey, işine yakın olsun diye evini de Kınalıada’dan alır. İskender Bey’in 10 çocuğundan 9’u, babaları gibi kuyumculuk işiyle uğraşır. Bir tek, sonradan Türkiye’nin ilk smokincisi olacak olan Levon, mesleki anlamında kardeşlerinden ayrı düşer. İskender Bey, Levon’u, iyi bir terzi olsun diye Sultanhamam’da bir Rum ustanın yanına “Eti senin, kemiği benim” diyerek yerleştirir.

Yirmi yaşına geldiğinde artık iyi bir terzi olan Levon, kılık kıyafet devrimi yapılınca bizzat Atatürk’ün isteği ile smokin eğitimi almak üzere Paris’e gönderilir. Paris’te sadece eğitim almaz Levon Kordonciyan, hayat yoldaşını da romantizm denilince akla ilk gelen bu şehirde bulur. Bir tanıdıkları vasıtasıyla tanıştığı Areksi Hanım’a daha ilk görüşte âşık olan Levon Kordonciyan, iki ay içinde hayatını bu genç hanımla birleştirir. Çiftin ilk çocukları Leons da Paris’te dünyaya gelir.


Paris’te kaldığı 6 yılda smokin, caketatay, redingot, bonjour dikimini öğrenir Levon Kordonciyan. Eğitimini tamamlayarak eşi ve oğlu ile birlikte Türkiye’ye dönen I. Levon, o dönemin moda merkezi sayılabilecek Sultanhamam’da ilk atölyesini kurar. Torun Levon Kodonciyan (II. Levon), büyük dedesinin, başta Atatürk olmak üzere o dönemin devlet adamları ve paşaları, yabancı büyükelçiler için fraklar, caketataylar, redingotlar diktiğini anlatıyor. Söylediğine göre büyük dedesi Levon’un kurduğu ilk atölye bugün hâlâ ayakta. İlk sahibinin elinde şıkırdayan makası, omuz terazisi ve kömürlü ütüsü mahzun, bir o kadar da yorgun ama işinin başında. Kolay değil elbette; üç kuşağı yolcu etmiş, dördüncü kuşağı memnun etmeye çalışıyor her biri.

Atatürk’ün Tercihi Hep Fit Kesimden Yana Olmuş

Atatürk’ün smokincisi olarak nam saldıktan sonra Türkiye’nin en ünlü terzilerinin başında gösterilen büyük dede Levon Kordonciyan, Paris’te dünyaya gelen oğlu Leons’un, kendisi gibi terzi olmasını hiç istemez. Ne var ki, tüm ısrarlarına rağmen ikinci kuşak Kordonciyan, babasının iğnesine ve makasına talip olur. O da Filori Hanım’la evlenip, aileye üçüncü kuşak terziyi, yani torun Levon’un babası İskender Kordonciyan’ı kazandırır. Sultanhamam’daki atölyenin yanı sıra yeni kuşak Kordonciyanlar, Beyoğlu’nda butik çalışır. İskender Bey de tıpkı dedesi ve babası gibi aile geleneğine sahip çıkar ve çok genç yaşta evlenir. Bu evlilikten, bugün bu söyleşiyi yaptığımız dördüncü kuşak Kordonciyan dünyaya gelir; II. Levon Kordonciyan.

Şu anda 33 yaşında olan II. Levon, üç yaşındaki kızını da beşinci kuşak olarak mesleğe hazırladığını söylüyor gülümseyerek. Halen babası İskender Bey ile birlikte Nişantaşı’ndaki atölyede birbirinden şık kıyafetlere imza atan Levon Kordonciyan’dan, büyük dedesinin Atatürk’le ilgili anılarından bahsetmesini istiyoruz, o da bizi kırmıyor ve anlatıyor; “Bir kere kıyafetlerinin fit olması gerekirmiş. En ufak detaya bile çok önem verirmiş Atatürk. Çok şık ve zevk sahibi bir insanmış. Özellikle fraklarını dikmiş dedem. Kendisi bizzat provalara gelirmiş ve çok kalmadan geri gidermiş. (Malum, devlet işleri… Yoğunmuş Ata, diye araya giriyoruz.) Böbrek ağrıları yüzünden, biraz da fit gösterdiği için, bizim bugün tekrar hayata geçirdiğimiz sırtı triko yelekleri tercih edermiş. Açık renk kıyafetlerden çok hoşlanırmış. Kumaş ayakkabılar da yaptırırmış.”


Terzilik ve El İşçiliği Maalesef Bitti

Büyük dedesiyle olmasa da dedesiyle çalışma fırsatı olabilmiş torun Levon Kordonciyan’ın. “Dedemle çalışma fırsatım oldu. Babamın dedesi Levon Usta, babam doğduğu gün rahmetli olmuş. O nedenle babam dedesiyle çalışma fırsatı bulamamış ama ben kendi dedemle çalışma fırsatı bulabildim. Ben hâlâ babamla da çalışıyorum. Hem dedemden eğitim aldım, hem de babamdan. İki kuşağı birden yaşadım. Bugün onların sayesinde gömlek, yelek, pantolon, ceket her türlü kıyafeti dikebiliyorum. Klasiği de, moderni de gördüm yani. Çalışmalarımda eski ile yeniyi harmanladığım zaman gelen müşterilerimiz daha memnun kalıyor.” diye anlatıyor II. Levon Kordonciyan.

Sözü Türkiye’de terzilik zanaatının yavaş yavaş bittiğine getiriyor genç Levon. “Türkiye’de şu anda en genç terziyim ben. Terzilik, el işçiliği maalesef bitti. Tasarım okulları açıldı, daha modern kulvarlara dönüldü.” diyen II. Levon, bu yok olmaya gidişin, kendisini yıldırmadığını, tersine ‘Ne yaparım da işi daha ileriye götürürüm’ düşüncesiyle dededen-babadan aldığı bayrağı daha nice yıllar taşımak istediğini vurguluyor.

“Terzilik zanaatına ilginin bundan 20-30 yıl önceki kadar yoğun olmayışının sebebi, özel tasarımların pahalıya mâl olacağı düşüncesi olabilir mi?” diye soruyoruz Levon Kordonciyan’a. Şöyle yanıtlıyor sorumuzu o da; “Hayır, bence erkeklerin bu işe vakit ayırmayışından kaynaklanıyor. Terziye, provaya gitmek bir zevk işidir oysa. Bayanlar nasıl ki kuaföre gider, orada stres atarlar, eskiden erkekler de öğle tatillerinde terziye prova yaptırmak için giderdi. Terziye gelen öteki müşterilerle iş bağlantıları bile kurulurmuş. Güzel bir muhabbet ortamı oluşur, çok güzel samimiyetler tesis edilirmiş. Ama artık günümüzde bunlar önemini kaybetti ne yazık ki.”


Satın Almak İstemeyene Kiralama Hizmeti 

Türkiye’de smokin denilince akla ilk “Kordonciyan” ismi geliyor doğal olarak. Zira unutulmaya yüz tutmuş smokin ve fraklar, Kordonciyan markası sayesinde son yıllarda eski itibarını yeniden kazanmaya başladı. Artık damatlar, düğünlerinde sıradan takım elbise giymek yerine, şık bir smokinle gelinin yanında boy göstermeyi tercih ediyor. Özel davetlerde, toplantılarda da frak ve smokinlerin kendini gösterdiğini anlatan Levon Kordonciyan, her erkeğin dolabında bir frak olması gerektiğini vurguluyor. Fiyatların, öyle korkulacak denli abartılı olmadığını da ifade eden genç Levon, 1999 yılından bu yana kiralama hizmeti de verdiklerini belirtiyor. “Bir anlamda erkeklere ekonomi yaptırıyoruz. Bir iki kez giyecekleri bir smokini ve frağı satın almak yerine kiralayabiliyor müşteri. 300 TL’den kiralanabiliyor bir takım. Bu da oldukça ekonomik bir tercih oluyor. 1 yaşında bir müşteri için de smokinimiz var, 300 kiloda bir müşteri için de.” sözleriyle, terzi elinden çıkma smokin veya frağa, cep yakan cinsten yüklü bedeller ödenmesi gerekmediğini ifade ediyor.

Satın almak isteyenler için maliyet biraz değişiyor. Set olarak, 3 bin TL’ye mal oluyor meraklısına bir takım smokin. Satın almayacaksınız ama yine de ilk giyen siz olmak istiyorsunuz. O zamandan bin TL gibi bir rakam ödeyip, üzerinize göre şık bir smokin diktirip kiralayabiliyorsunuz. Levon Kordonciyan, birlikte çalıştığı ekibiyle birlikte bir takım smokini 1 hafta kadar bir sürede dikip teslim ettiklerini, ama çok acilse 1 günde de yetiştirebildiklerini söylüyor gururla.


Smokin ve Frakın Kültürü Var

“Smokin giymenin bir kuralı var mıdır? In’ler, out’lar nelerdir?” diye soruyoruz işin ustasına. O da smokin, frak giymenin kültürü hakkında bize şu çok önemli bilgileri veriyor; “Bir kere pantolonun pilisiz ve arkada cepsiz olması lazım. Pantolonun yanında muhakkak şerit olmalı. Bazı kişiler şeritten hoşlanmaz, garson gibi oldum der, oysa garsonun size saygısından dolayı şerit vardır zaten pantolonunda. Şerit siyah olur bu arada. Ben yarı yarıya biye yapıyorum, o zaman çok ince görünüyor ve daha çok beğeniliyor. Ayakkabı rugan, çorap ise saten olacak. Kemer takamazsınız smokinle veya kravat bağlayamazsınız. Ya ne yapacaksınız, kuşak ve papyon kullanacaksınız.

Bu açıklamadan sonra “Smokin ile frak arasında ne fark var?” diye soruyoruz Levon Kordonciyan’a. Bakın ne farklar varmış bu ikisi arasında. Bir defa en belirgin fark şu; frakta ceketin arkasında uzayan yırtmaçlı bir kuyruk var. Frakta yakaların ve pantolon kenarlarının saten şeritli olması şart. Ve bu saten mutlaka mat olmalı. Parlak olmamasına özen gösterilmeli. Frak, ata yakalı, duble manşetli gömlekle giyilir. Düğmeler görünmez, gömlekte asla cep olmaz.

Frakın kuyruk dışında smokinden en bariz farklı ise frak da eldiven kullanılması. Eldiveni giymek şart değilse de elinizde tutmalısınız. Yelek ise smokinde istenirse kullanılan bir aksesuar ancak frakta zorunludur. Bir de şapka var frakla birlikte kullanılan. Giderek daha az kullanılsa bile onun da bir kuralı var; saten bantlı olması şart. Frak ev sahibinin giysisi, smokin ise davetlilerin…


Hollywood Starlarının Smokinlerinde Kordonciyan İmzası

Smokinde “Kordonciyan” markasının ünü, Türkiye sınırlarını çok aşmış, yurt dışına kadar ulaşmış. Ta Hollywood’a kadar yayılmış diktiği kıyafetlerin nâmı. Oscar törenlerinde “kırmızı halı” üzerinde yürüyen nice ünlü Hollywood starı, şıklığını Levon Kordonciyan’a borçlu. Geçen yılki Oscar ödül töreninde Russell Crow, Samuel Jackson, Hugh Jackman’ın smokinlerinde Kordonciyan imzası vardı. “Bu sene de yine Oscar töreninde bizim kıyafetlerimiz giyildi. Tom Hanks’te vardı, Jake Hackman’da vardı. Törene katılan daha birçok kişinin smokinlerini biz diktik.” diyor Levon Kordonciyan.

James Bond filmi “Casino Royale”in smokinleri de Kordonciyan imzalı. Bu film için 5 günde 28 parça smokin hazırlayıp gönderdiklerini anlatıyor II. Levon. Dövüş sahnelerinde doğallığı yakalamak adına bu smokinlerden 8’inin kollarını kolay yırtılabilsinler diye dikişsiz, sadece teyelle bıraktıklarını da belirtiyor. Levon Kordonciyan, ABD Başkanı Barack Obama’ya da başkan seçileceği dönem smokin dikip gönderdiğini belirtiyor, yüzünde gururla memnuniyet karışımı kendinden emin bir gülümsemeyle.

Kordonciyanlar’ın yurt dışı serüveni esasında dedesinin “The Godfather” filmi için diktiği smokinlerle başlamış. II. Levon, Hollywood’un ünlü starı Brad Pitt’in, “Soysuzlar Çetesi” adlı filminde Kordonciyan smokini giydiğini de hatırlatıyor.

Siyasilerin, devlet adamlarının smokinlerini çoğunlukla kendilerinin diktiğini söyleyen Levon Kordonciyan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Kraliçe Elizabeth’in Buckingham Sarayı’ndaki davetine Kordonciyan imzalı smokinle katıldığını ifade ediyor.


Sigara Kokusu Tutmayan Yıllanmış Kumaşlar 

Levon Kordonciyan, yalnızca smokin ve frak dikimiyle sınırlı tutmuyor marifetini. Mesleği bir adım ileri nasıl götürürüm düşüncesinden hareketle, kumaş konusuna da el atmış genç usta. Kendi geliştirdiği tekniklerle sigara kokusu tutmayan kumaşlar üretiyor. Sır gibi sakladığı bu teknikle işlenmiş kumaş, ne kadar sigara içerseniz için, duman altı ortamlarda ne kadar süre kalırsanız kalın, kesinlikle kötü kokuyu hapsetmiyor dokusuna. Yıllandırılmış, koku tutmayan kumaştan dikilmiş smokinlere özellikle üst düzey müşterilerin ilgi gösterdiğini belirten Levon Kordonciyan, Çankaya Köşkü için dikim yaptığı gibi, yurt dışından da bu konuda önemli siparişler aldığını vurguluyor. Türkiye’nin en genç terzisine atölyede kaç kişilik bir ekiple çalıştıklarını ve yılda kaç smokin ürettiklerini soruyoruz. Söyleşiyi yaptığımız dükkânın alt katında bulunan atölyede toplam dört kişilik bir ekiple çalıştıklarını anlatıyor Levon Kordonciyan, ancak sayı veremeyeceğini belirtiyor.

İşine deyim yerindeyse bu kadar âşık bir zanaatkârın, elde ettiği başarıların ödülleri de olmalı diye düşünüyoruz. Geçtiğimiz yıl Avrupa Gazetecileri Derneği tarafından “Yılın En İyi Modacısı” ödülüne layık görülen Levon Kordonciyan, ayrıca 2011 yılının sonunda İzmir’de şehit aileleri için düzenlediği defilenin ardından Şehit Aileleri Derneği’nden de bir ödül almış. Türkiye’nin tanıtımına katkıları dolayısıyla bir ödül de DHL-Akbank ve Dünya Gazetesi’nin ortak organizasyonu olan bir yarışmadan gelmiş Kordonciyan’a. Genç usta, “Bu ödülleri aldıkça şevkim daha da artıyor.” diyor.

Biz de kızını beşinci kuşak olarak yetiştiren dördüncü kuşak smokinci Levon Kordonciyan’a, başarılar dileyerek, yanından ayrılıyoruz.

İSMEK El Sanatları Dergisi 14 İNDİR

Bu yazı 1279 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK