Süsleme Sanatları

Yazmacılık Sanatı ve Konya’daki İzleri

  • #


Yazı: Meral AKAN

Teknolojinin ilerlemesi, giyim ve kullanım eşyalarının hızla değişmesine yol açarak, yazma ürünlere olan talebin azalmasına yol açmıştır. Konya ve çevresinde bugün tespit edilen kenarları iğne oyalı yazma örnekleri de günlük kullanım özelliğini yavaş yavaş kaybetmekte ve sandıklarda gelecek kuşaklara aktarılmak üzere saklanmaktadır.

Basma veya yazma adıyla tanınan yazmaçılık sanatı; oyulmuş tahta kalıpların boyanarak pamuklu kumaşlar üzerine basılması ya da desenlerin fırça ile resmedilmesi esasına dayanmaktadır. Almanca “Zeugdruck”, İngilizce “Black Printing”, Fransızca “L’estampage” olarak adlandırılan bu sanat, Türk Süsleme Sanatları’nın geleneksel bir kolu olarak ortaya çıkan ve yıllarca güzelliğinden ödün vermeden süregelen el sanatlarımızdan birisidir. Halk arasında “basmacılık” olarak da bilinen yazmacılık sanatı, adını desenlerin kumaş üzerine kalıp ile değil de fırça veya kalem ile aktarılmasından almıştır.

En eski el sanatlarımızdan olan yazmacılığın hangi kültür çevresinde doğduğu tartışmalı bir konudur ve bu konuda kesin bir tespit yapmak güçtür. Hindistan, Mısır ya da Orta Asya’nın bu sanatın kökeni olduğuna dair kesin kanıtlar bulunmamaktadır. Bu el sanatının ilk örneklerine ilişkin göstergeler, mum veya topraktan yapılmış kalıplar ve boyanmış kumaş örnekleridir. M.Ö. 7000 yılında Hitit sanatına ait bulunan arkeolojik eserler arasında pişmiş kilden çok sayıda mühür damgalarına rastlanmaktadır.

Tarih içerisinde kumaş baskı sanatı Anadolu’da da uygulanmış ve günümüze çok az sayıda örnek ulaşmıştır. En eski baskı kumaş örneği Beylikler Dönemi’ne tarihlenmektedir. 1389 yılına ait olan bu örnek Kosova Meydan Savaşı’nda kullanılmış olan bir sancaktır. 18 yy. ve 19. yy. ’da işlemelerin zemininde görülen baskı süslemeler daha sonraki dönemlerde anilin boyanın bulunmasından dolay artan boya sayısının etkisi ile giderek işlemenin yerini almıştır.
Dünyaca tanınan bu sanat dalı Anadolu’da yoğun olarak uygulanmıştır. Yazmacılığın merkezi haline gelen illerin başında ise Kastamonu, Tokat ve İstanbul gelmektedir. Bu sırayı Bursa ve diğer Anadolu illeri izlemektedir. Korunması ve saklanması güç olan bu günlük eşyalardan çok azı günümüze ulaşabilmiştir. Bugün bu yazmaları evlerdeki çeyiz sandıklarında veya müzelerimizde görebilme olanağı bulunmaktadır.

Bir sanat dalı olarak saraya kadar giren ve daha sonraki dönemlerde ihracatı yapılan yazmalar, Anadolu halkının günlük kullanım eşyalarının başında gelmektedir. “Yazma” ismi bu ince sanatın bazen bir başörtüsünde, yemenide, bazen bir sofra örtüsünde, bazen de elbise ve eteklik kumaşlarda kendisini göstermesi ile tanınmış ama en çok “yazma” ifadesi başa bağlanan yemeni ve başörtüleri tanımlamıştır. Halkın sanatı olan yazmacılık, kullanım eşyalarının ötesinde türkü, mani ve koşmalara konu olarak halkın yaşantısını yansıtması açısından önemli bir miras olarak günümüze ulaşmıştır.

Yazmacılık sanatında temel olarak iki teknik kullanılmaktadır. Bu tekniklerden ilkinde desen fırça ile resmedilir. İkincisinde ise desenleri oluşturmak için kalıplar kullanılır. Bu temel teknikler dışında belli kurallara bağlı kalınarak geliştirilen ve ustalar için sır niteliği taşıyan birçok teknik mevcuttur.

Kalem İşi Yazmalar

Bu teknikte sanatçı kumaş üzerine fırça ile desenleri boyamakta ve bir ressam gibi çalışmaktadır. Kalem işi yazmaların önce konturları çizilmekte ve daha sonra çeşitli renkteki boyalarla desen siniri içinde kalan alan boyanmaktadır. Kalem işi yazmaların çizgilerindeki akıcılık ve kompozisyonlarındaki rahatlık ilk bakışta göze çarpmakta ve bu örnekler kalıpla çalışılan yazmalara göre daha zarif çalışmalar olarak nitelendirilmektedir. Eski İstanbul yazmaları bu özellikte yazmalardır (foto.1).

Kalıp ile Baskı İşi Yazmalar

Kalıp ile baskı tekniğinde çalışılan yazmalar desene göre oyulmuş tahta kalıpların boyaya daldırılması ve desenin kumaşa geçirilmesi işlemine dayanmaktadır. Kalıpların çıkıntılı kısımları siyah boyaya batırılarak basılır ve desenin konturu kumaşa geçirilmiş olur. Konturların iç kısımları farklı renklerdeki boyalarla ve yine kalıpla basılır. Kalıpla baskı tekniğinden geliştirilmiş olan kalıp-kalem yazma tekniğinde ise konturların iç kısımları fırça ile boyanarak çalışılmaktadır. Bu teknik kalıpla baskı tekniğinden daha zarif örneklerin ortaya çıkmasına imkân tanımaktadır(foto2-foto3).

Kullanılan Yazma Kalıpları

Yazmacılık sanatında kullanılan yazma kalıpları istenilen desene göre ıhlamur, armut ya da ahlat gibi ağaçlardan oyularak ortaya çıkarılmaktadır. Oldukça zahmetli ve beceri isteyen bir iş olan kalıp oymacılığını yazma ustaları dışındaki kişiler yapmaktadırlar. Kalıplar oyulmadan önce oyarken kolaylık sağlaması ve dayanıklı olması amacıyla sıcak balmumuna batırılmakta ve özel bıçaklar kullanılmaktadır. Eski kalıplardan elimize ulaşan örnekler ait olduğu döneme ilişkin yazmacılık sanatı hakkında bilgi vermektedir (foto.4-5-6-7).

Sanatçı sanatını ortaya koyarken en çok tabiatta gördüğü güzellikleri ve dolayısıyla renkleri kullanmıştır. Çevresinde gördüğü kırmızı, mavi renkli çiçekler onun ilham kaynağı olmuştur. Yazmacı doğanın renklerini yazmasına konu ederken, bu renklere ulaşacağı kaynağı da yine doğa olarak belirlemiştir. Anadolu’da bitkisel boyalar yıllardan beri her türlü sanat dalında kullanılmaktadır. Yazmacılık sanatında da çok sık kullanım alanı bulan doğal boyalar, kimyasal boyaların ortaya çıkmasıyla günümüzde hemen hemen hiç kullanılmamaktadır.

Yazmacılık sanatında kalıpların basıldığı kumaşların çok iyi apreleme işlemi görmüş olması gerekmektedir. İlk dönemlerde Bursa’da dokunmuş olan ve mermerşahi denilen çok ince tülbentler kullanılırken diş piyasa rekabeti ile Türkiye mermerşahi ticareti ölmüş ve bu daha aşağı kalite kumaşların dokunmasına neden olmuştur. Yazmacılık sanatı örneklerinin XVI yy ’dan daha geriye gidememesinin nedeni kullanılan çok ince kumaşlardır. Bu ince dokumalar geçen yıllar içinde diğer kumaşlara göre daha kolay yıpranmakta ve bugüne ulaşmış örnek sayısını sınırlamaktadır. Günümüze yaklaştıkça bu kumaşların yerini daha kalın kumaşların aldığı görülmektedir. Masa örtüsü, yorgan yüzü gibi alanlarda kullanılmak üzere baskı yapılan kumaşlar Sümerbank mağazalarında satılan Amerikan bezi veya beyaz patiska olarak tarif edilmektedir. Bunu yanında renkli şile bezine de baskı yapılmaktadır.

Yazmacılık sanatında kullanılan motifler ve kurulan kompozisyon, yazma sanatının üstün bir sanat anlayışı ve zevkine sahip olduğunun göstergesidir. Tüm geleneksel sanatlarımızda olduğu gibi yazma sanatı da konularını doğadan almıştır. Çok çeşitli çiçeklerin, ağaç, dal ve yaprakların yer aldığı bezemeler ve kuşlar, balıklar ve dört ayaklı hayvanların konu edildiği hayvansal bezemeler tabiattan alınarak yazmalarda çok sık kullanım alanı bulmuştur.
Bunun dışında köşeli ve yuvarlak hatlı daire, meandr, üçgen, zikzak gibi geometrik bezemeler yazmalarda göze çarpmaktadır (foto.10). Kandil, vazo, kazan kulpu, sütun, minare gibi nesneli bezemelerin ise kullanılan eşyaları resmetmek ve inançları sembolize etmek açısından önemli bir kullanım alanına sahip olduğu dikkati çekmektedir. Kullanılacak yazma eşyanın fonksiyonel amacına uygun şekilde mesajlar içeren yazılı örnekler ise yazmalarda yazılı bezemenin kullanıldığını göstermektedir (foto 11). İslami inanışın etkisiyle çok az kullanılan figürlü bezeme ise yazma sanatında “kokana” olarak isimlendirilmektedir (foto.12). Bütün bunlar dışında yazmacılık sanatında manzara resimli süslemelere çok sık rastlanmaktadır.

Teknolojinin ilerlemesi, giyim ve kullanım eşyalarının hızla değişmesine yol açarak, yazma ürünlere olan talebin azalmasına yol açmıştır. Ortaya çıkarılması zahmetli ve uzun zaman gerektiren eşyalar yerine teknolojik gelişmelerin sunduğu seri ürünleri talep eden insanlar günümüzde bu sanat eserlerine ancak müzelerde rastlamaktadırlar. Bu gelişmelerden dolayı ağaç baskı tekniği yerini seri üretimin yapılabildiği serigrafiye bırakmış, yörelere ait renk ve desen özellikleri yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştır.

Konya ve çevresinde bugün tespit edilen kenarları iğne oyalı yazma örnekleri de günlük kullanım özelliğini yavaş yavaş kaybetmekte ve sandıklarda gelecek kuşaklara aktarılmak üzere saklanmaktadır (foto 13-14). Buna bağlı olarak günümüzde il merkezinde yazmacılık sanatı ile aktif olarak ilgilenen usta ya da atölyeye rastlanmamaktadır. Konya evlerinde yapılan araştırmalarda sandıklarda bulunan yazma eşyaların yapım tarihlerinin oldukça eski olması ürünün yıpranma durumu göz önüne alındığında oldukça şaşırtıcıdır. Konya ve çevresindeki yazma eşyaların genellik le başa bağlanan örtüyü nitelediği ve yazmaların, kenarına uygulanan iğne oyalarına göre değer kazandığı tespit edilmiştir (foto.15). Bu özellik Konya’nın yazma eserler açısından diğer yazma merkezlerinde olduğu gibi gelişmesini ve zengin örneklerin ortaya çıkmasını sınırlamıştır. Bugün oya yapılacak yazmalar, serigrafi yöntemi ile ortaya çıkarılan ve çarşıda satılan renkli tülbentlerden öteye gidememektedir.

Sonuç olarak yazmacılık sanatı, günümüz el sanatlarındaki yozlaşmadan gereken pay almış ve seri baskı yöntemleriyle yaşatılmaya çalışılmaktadır. Yazmacılık sanatının kaybettiği anlamını ona yeniden kazandırmak için yeterli araştırma ve üretim yapma ihtiyacı vardır. Günlük kullanım eşyalarına, modaya uygun tarzda, desinatörlerin yardımı ile yazma desenlerinin aktarılması ve dekoratif yüzeylerin bu anlayışla bezenmesi bu sanatın yaşatılması ve geleceğe aktarılması açısından atılması gereken adımlar olmalıdır.

* Selçuk Ünv. Mesleki Eğitim Fak. El Sanatları Eğitimi Bölümü Araştırma Görevlisi

KAYNAKLAR

-AKBİL, Fatma., “Türk Yazmacılık Sanatı”, Kültür-Sanat Dergisi, S.5, İstanbul, 1977. -BARIŞTA, Örçün., “Kastamonu’da Yazmacılık”, Erdem Dergisi, A.K.M. Yayınları, Cilt:4, S.10, 1988. -BARIŞTA Örçün., Türk El Sanatları, Ankara, 1988. -KAYA, Reyhan., Türk Yazmacılık Sanatı, İş Bankası Yayınları, İstanbul, 1974. -KÜÇÜKDAĞ, Y., ARABACI, C., Selçuklular Ve Konya, Selçuklu Belediyesi Kültür Yayınları, No:3, Konya, 1954. -TÜRKER, Kemal, “Tokat Yazmaları”, Kültür Ve Sanat, Tokat Özel Sayısı, Türkiye İş Bankası Yayınları, S. 24, 1994. -ZÜBER, Hüsnü, Türk Süsleme Sanatı, Türkiye İş Bankasi Yayınları Sanat Eserleri Dizisi 6, İstanbul, 1972.  

İSMEK El Sanatları Dergisi 3 İNDİR

Bu yazı 1547 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK