Dokumacılık

Hasankeyf’in Direnmeye Çalışan Yüzü; DOKUMACILIK

  • #


Yazı: Ömer Faruk CAN  Fotoğraflar: Mustafa YILMAZ

Akış güzergâhını Danyal Peygamber'in çizdiğine inanılan Dicle Nehri, Hasankeyf’in gözyaşlarını taşıyor usul usul süzülen sularında… Zeugma'nın kaderini paylaşan antik kent suskun, yapayalnız, boyun eğmiş kaderine… Paha biçilemez kültürel varlıklarla birlikte binlerce yıllık dünya mirası sulara gömülmeyi bekliyor. Yıllardır bu nedenle yatırımlardan mahrum kalan Hasankeyf’teki tüm yok oluşlar karşısında geleneksel dokumacılık sanatı var olmaya çalışıyor, şaşılacak biçimde… Nice uygarlığa ev sahipliği yapmış, insanlığın beşiği kabul edilen Mezopotamya bölgesinde, tarihi bilinmedik dönemlere kadar uzanan önemli bir antik kenttir Hasankeyf… Tarihi kalesinde Küçük Saray, Ulu Camii, Büyük Saray'ı ağırlar, Hasankeyf denildiğinde Antik taş köprüsü, El-rızk Camii, Sultan Süleyman Camii, Koç Camii ve Zeynel Bey Türbesi gelir hemen akla. Ancak Batman’ın kalbi kırık çocuğu, kalbinde gizli binlerce mağara ve tarihi eseri ile geçmişin son şahidi olmanın hüznünü taşır ve bu acıya mecburi tanıklık eder adeta… Miladın ilk yıllarından itibaren Dicle Nehri’nin suladığı verimli topraklarında, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler, Osmanlılar gibi uygarlıkları ağırlayan Hasankeyf'in en önemli tarihi mekânı, antik şehre adını veren yekpare taştan kalesi "Hisn Keyfa". Hisn Keyba, Kıpaş, Cehpa gibi isimlerle de bilinen antik kentin korunaklı kalesi, üzerindeki tarihi eserleri, muhteşem güzellikteki kapısı, kitabeleri, nehre inen gizli yolları ile gizemli ve mağrur bir kraliçe gibidir…
Yakın zaman önce büyük yankı uyandıran ancak kaderinin akışı değiştirilemeyerek Birecik Barajı'nın suları altında kalan mozaikler diyarı Zeugma gibi güneydoğunun incilerinden Hasankeyf de Ilısu Barajı'nın sularını bekliyor şu anda. Bu bekleyişin bir sonucu olarak yıllardır yatırımlara kapalı kalan Hasankeyf'in sakinleri ise en çok işsizlikten yakınıyor doğal olarak. Halkın gelir düzeyi düşük, ticaret gerilemiş, göç yaygın… Batman’ın geçim kaynakları arasında nakliyecilik, Dicle Nehri yatağında kum işçiliği, verimli tarım alanlarında sera işletmeciliği, tarıma elverişsiz alanlardaki meralarda hayvancılık, alabalık avcılığı, Batman-Şırnak ve Batman-Mardin karayolu üzerinde bulunduğundan market ve lokantacılık faaliyetleri bulunuyor. Batman ve yöresinde el sanatı olarak iğne oyaları, danteller, kanaviçe üzerine nakışlar, yün çorap, kazak, heybe ve benzeri el örme işleri yapılıyor. Hasankeyf’te en yaygın olarak yapılan geleneksel el sanatı ise; dokumacılık… Yerleşimin kale içindeki mağaralarda olduğu, dokuma fabrikalarının henüz gelişmediği dönemlerde halk, yoğun bir şekilde dokumacılık sanatı ile uğraşmaktaymış. Ev tezgâhlarında, yöresel adıyla "cav-mebrum" isimli şeffaf kumaşlardan dokuyan Hasankeyfliler, bu üretimleri ile Bağdat, Musul ve Basra'ya kadar olan bölgenin ihtiyacını karşılarlarmış. Ayrıca battaniye, kilim, havlu ve halkın "doko", "hizer" ve "düğürt" dedikleri kumaş cinsleri de dokunuyormuş. Dokuma tezgahlarında dokunan ürünler yörede yetişen bitki ve ağaç köklerinden elde edilen boyalarla boyanıyor, genellikle mavi ve pembe renkler tercih ediliyormuş. Dönemin ulaşım vasıtası olan kelek'lerle bu bölgelere ihraç edilerek önemli gelir sağlanıyormuş… Ancak İpek Yolu’nun önemini yitirmesi ve başka sebeplerden dolayı Hasankeyf'in dokumacı ustaları çevre illere dağılmış, özellikle Siirt'te dokumacılığın gelişmesine önemli katkıda bulunmuş. Önceleri kalenin içindeki mağaralarda yaşam sürerken, 1974 yılından sonra yerleşim kale dışındaki konutlara kaymış, bu da mağara içindeki tezgâhlara veda edilmesi sonucunu doğurmuş…
Yaklaşık 70 yıl öncesine kadar Hasankeyf’te dokumacılık 300'un üzerindeki tezgâhta yapılırken, gelişen teknoloji ve tekstil sanayiine yenik düşülmüş, ilkel tezgâhlardaki üretim zamanla durmaya başlamış. Tarihi süreç içerisinde gittikçe önemini kaybeden bu sanat, Hasankeyf’teki tüm yok oluşlar karşısında günümüzde yeniden diriltilmeye çalışılıyor. Dede mesleği olan dokumacılığı devam ettirenlerin sayısı yakın zamana kadar sadece birkaç kişiyken, bu mesleğe sahip çıkan gençlerin sayısı hızla artıyor. Bugün Hasankeyf’teki dokumacıların sayıları 10'u geçti. Kurulan tezgâhlarda tiftik dokumacılığı yapılıyor, bu sanatın daha da geliştirilmesi için çaba sarf ediliyor… Batman merkez ve diğer ilçelerinde de resmi ve özel sektör eliyle canlandırılmaya çalışılan dokumacılık, kurulan tezgâhlar, yetiştirilen başarılı eğiticilerle artık başlı başına bir sektör. Dokunan halı-kilimler yurt içi ve yurt dışındaki pazarlarda alıcı buluyor. Dokumacılık mesleğine gönül vermiş Hasankeyf esnafı ise yöreye has olan havlu, halkın "dok", "hizar" ve "düğürt" ismini verdiği kumaş dokumacılığının geliştirilmesi için Kültür Bakanlığı'nın desteğini bekliyor…  

İSMEK El Sanatları Dergisi 3 İNDİR

Bu yazı 744 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK