Naht Sanatı

Konya’da Naht Sanatı ve Köseoğlu Ailesi

  • #


Yazı: Emine KARPUZ * - H. Ayla ŞENTÜRK**

Ahşap oymanın değişik tekniklerinin Konya’da birkaç sanatçı tarafından devam ettirilmesine karşın, metalin kesme ve oyma olarak sürdürüldüğü tek atölye Köseoğlu Kardeşler’e aittir. Metal, sedef ve fildişi gibi malzemelere kesme, oyma işlemleri uygulayarak yapılan bu eserlerde, geleneksel süsleme sanatlarımızdan hat sanatının da kullanılmış olması önemli bir özelliktir. Naht, Arapça bir kelimedir. Yontma, yontulma, oyma anlamındadır. Naht (oyma), ağacı yontmak suretiyle kabartma şekiller vücuda getirmek sanatı olarak tanımlanmaktadır. Bu sanat daha çok ahşap için kullanılmaktadır. Konya’da ahşap üzerine oyma, yontma, kakma ve yakma teknikleri ile çalışan sanatçılar bulunmaktadır. Bu sanatçılar arasında Kündekarı ustaları Mevlüt ÇİLLER, Ahmet YILÇAY, oyma sanatçıları Cengiz BİLGE, Faiz BİLGE, kakma, yakma, oyma teknikleri ile çalışan Halil AÇIKGÖZ sayılabilir. Ahşap yüzeylerin dantel gibi delikli şekilde oymalarla bezendiği ajur tekniğinde örneklere daha çok rahlelerde rastlanır. Osmanlı döneminde naht sanatı ile birbirinden güzel eserler verildiği görülür. Bu dönemde ahşabın yanı sıra sedef, fildişi, gümüş, altın, inci ve kıymetli taşların da delik işi tekniği ile süslendiği örneklerle karşılaşılmaktadır. Ahşap oymanın değişik tekniklerinin Konya’da birkaç sanatçı tarafından devam ettirilmesine karşın, metalin kesme ve oyma olarak sürdürüldüğü tek atölye Köseoğlu Kardeşler’e aittir.


Nesilden Nesile Naht Sanatı

Ahşap oyma, delik işi tekniğini metale uygulayan Mehmet Köseoğlu, 1932 yılında Konya’da doğdu. Konya Merkez’de bulunan Hakimiyeti Milliye İlkokulu’nu tamamlayan sanatçı, 1942-43 yılında meslek olarak kuyumculuğu seçti ve kuyumcu Leon adında Ermeni bir ustanın yanında çalışmaya başladı. Bir müddet çalıştıktan sonra askere giden sanatçı, askerlik dönüşü kuyumcu Mevlana soyundan Rıfat NAZIROĞLU’nun yanına girdi. 1957 yılında ustası ile birlikte hat sanatını “oyma” olarak çeşitli malzemeler üzerine uyguladı. 1959 yılından itibaren de yalnız çalışmaya başladı. Uzun bir süre Mevlana Haftası etkinlikleri içinde yaptığı eserleri sergileyerek dünyaya tanıtmaya çalıştı. Bunun yanı sıra İstanbul Yıldız Sarayı’nda, İstanbul Sergi ve Spor Salonu’nda, Bursa’da, Ankara’da, Mersin’de (Kanser Hastanesi yararına) sergiler açtı. 1997 yılında da Kültür Bakanlığı’nın emriyle 12 kişiye bu sanat dalında kurs veren sanatçı, ne yazık ki 1999 yılında geçirdiği rahatsızlık sonucu felç oldu. Ustanın rahatsızlanıp işini bırakmasından sonra oğulları bayrağı teslim aldı ve bu sanatı devam ettirmek, tanıtmak amacıyla çaba vermeye başladı. Mehmet Köseoğlu 2006 yılı Şubat ayında hakkın rahmetine kavuştu. Sanatçının büyük oğlu Rahim Köseoğlu, 1961 Konya doğumludur. Ortaokul ikinci sınıfa kadarki eğitimini Konya’da sürdüren sanatçı, daha sonra eğitimini bırakarak babasının atölyesinde hat oymacılığı çalışmalarına başladı. Babasıyla birlikte her türlü tanıtım etkinliğine katılan sanatçı, 1997 yılındaki Kültür Bakanlığı tarafından açılan Hat Oymacılığı kurşunu başarıyla tamamladı, “Hat Oymacılığı” belgesini aldı ve kendi atölyesini açtı. Bu sanatı halen Konya’da Tevfikiye Caddesi, Aşık Semi Sokak, No:14, Kat:2’deki atölyesinde sürdürmektedir. Mehmet Köseoğlu’nun küçük oğlu M. Kenan Köseoğlu da 1965 Konya doğumludur. 1997 yılında açılan kursa katılarak sertifika alan sanatçı, önceleri babasıyla daha sonra ağabeyi ile birlikte hat oymacılığı çalışmalarını sürdürdü. Şu anda Konya’da Mevlana Caddesi üzerindeki Altın Çarşı, No: 10’daki atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

Hat Oymacılığının Yapılışı

Hat sanatının oyma olarak gerçekleştirilmesinde ilk önce yapılması gereken, uygulanması istenen hattın seçilmesidir. Yazı uygulanacak yüzeye göre (takı, levha, dekoratif aksesuar vb.) istenen boyuta getirilir. Altın, pirinç, gümüş, sedef, suni sedef, fildişi gibi istenen malzeme üzerine desen yapıştırılır. Daha sonra çıkarılması istenen yerler delinir, bu delinen yerlerden testere takılır ve kesilir. Kesme işlemi bittikten sonra tamamı benzine atılır ve yapıştırılan yazının şablonunun çıkması sağlanır. Daha sonra şu zımparası ile zımparalanır. Desen üzerine nakış atılacaksa kavak ağacından yapılan rokele tahtası üzerine çakılır. Çapa kalemi ile hatları belirlenir. Çizgili kalem ile hatları belirlenir. Çizgili kalem ile desendeki örneğin yaprağın damarları da belirlendikten ve iç oyma kalemi ile yaprakların ortası açıldıktan sonra nakışlama işlemi tamamlanır. Daha sonra cila motorunda parlatılır. Eser altın kaplama yapılmak isteniyorsa İstanbul’daki atölyelere gönderilerek kaplanması sağlanır.


Hat Oymacılığı Sanatında Kullanılan Malzemeler

Makas: Saç ve plaka kesmede kullanılır. El Matkabı: Delik açmak için kullanılır. (Sanatçının halen kullandığı matkap 70-80 yıllıktır.) Elektrikli Matkap (Freze): Delik açmak amacının yanında taşlama yani zımparalamada da kullanılır. Testere ve Testere Kolu: Yazının kesilmesinde ve desenin ortaya çıkarılmasında kullanılır. Kalemler Çapa Kalemi: Hat yazısının giriş ve çıkışlarını (başlama ve bitiş) belirlemek için kullanılır. Çizgili Kalem: Desen üzerinde kumlama ve çizgileme, gölgeleme işlerinde kullanılır. İç Oyma Kalemi: Ağız kısmının bir tarafı keskin ve düz, diğer tarafı yuvarlaktır. Desenin iç oyuntularını belirlemede kullanılır. İngele Kalemi: Çok keskin ve çok incedir (Sıfır çizik oluşturmak için kullanılır). Çift: Ufak parçaları cımbız gibi tutmada kullanılır. Kargaburun: İnce tel kıvırmada kullanılır. Yassıağız: Tel gibi parçaları tutmak, sabitlemek için kullanılır. Pense: Parçanın büyüklüğüne göre parçayı kıvırmak için kullanılır. Surgulu: Deseni, kesilecek yüzeye sabitlemek, sıkıştırmak için kullanılır. Ege: Yassı ege düz satıhların pürüzünü gidermek için, balıksırtı ege ise bombeli satıhların yüzeyinin düzeltilmesinde kullanılır. Cila Motoru: Eserin yüzeyini parlatmak için kullanılmaktadır. Bu motorun iki başı vardır. Her iki tarafında bulunan ve keçe olarak adlandırılan 93 kat tülbent bezi konularak oluşturulan parça bulunur. Bir tarafına zımpara izini almak için pomza taşı yerleştirilir. Diğer tarafta parlatmak amacıyla yeşil taş kullanılır. Gerçek keçe malzeme tepsi, çaydanlık gibi büyük parçaların zımpara izini almak için kullanılır.

Köseoğlu Ailesi’nin Sanatsal Çalışmaları

Rahim ve Kenan Köseoğlu hat sanatçısı olmadıkları için hat yazmayı ve okumayı bilememektedirler. Onlar eserlerini oluşturmak için hat yazısını seçerken yazının güzelliği yanında oymaya ya da kesmeye uygun olup olmadığına dikkat etmektedirler. Geleneksel bir sanatla çalıştıklarının bilincinde olduklarından hattatın yazısına asla müdahale etmemekte, aynısının kopyasını çıkarmaktadırlar. Sadece süsleme detaylarında sanatçı yetkilerini kullanarak bazı ilave ve değişikliklere gitmektedirler. Eserlerinin kompozisyonlarında bitkisel, geometrik, figürlü, nesneli, mimarili tasvirler görülmektedir. Tuğra, Mevlevi sikkesi, semazen, mezar, bayrak, yıldız, armut, gemi, daire, leylek, kuş, insan figürü biçiminde istif edilmiş hat eserlerini kullandıkları tespit edilmiştir. Sanatçıların ürün türleri arasında başta levha, pano olmak üzere kolye, küpe, bros gibi takı çeşitleri, anahtarlık gibi dekoratif aksesuarlar bulunmaktadır.

Sanat Atölyelerinin Fiziki Durumu ve Sorunları

Konya’da metal hat oymacılığı sanatında tek olarak kalmış bulunan Köseoğlu atölyeleri iki odadan oluşmaktadır. Bunlardan birisi çalışma ve teşhir için kullanılırken, diğeri yardımcı araçların bulunduğu ve gerektiğinde kullanılmak üzere hazırlanmış atölye odasıdır. Rahim Köseoğlu’na ait atölye Konya’nın ayakkabıcılar bedesteninin içinde ve çok da kolay bulunabilecek bir yerde değilken, Kenan Köseoğlu Atölyesi Mevlana Caddesi üzerinde, son yıllarda yapılan ve gelen yerli ve yabancı turistlerin hediyelik eşya alabilmek için sıkça uğradığı bir çarşı içindedir. Her iki atölye de karasal iklimin hüküm sürdüğü Konya’da soba ile ısıtılmaktadır. Çalışma odası olarak düşünülen ikinci atölye odaları doğal ışıktan faydalanamamaktadır. Atölyelerin en önemli sorunları yardımcı personel talebinin olmamasıdır. İlköğretimin 8 yıla çıkmış olmasından dolayı devamlı gelen çırak bulamadıklarını, bazı gençlerin ise sadece yaz tatilinde çalışmak istediği sanatçılarımız tarafından ifade edilmektedir. Her iki atölye de sanatçılarımıza ait değildir, kirada oturmaktadırlar. Sanatçılarımız El Sanatları ile ilgili herhangi bir odaya değil Saatçiler Derneği’ne bağlı olarak çalışmaktadırlar. Sanatçılarımızın en önemli sorunu ise pazarlamada yaşadıkları zorluklar... Önceki yıllarda Belediye Başkanları, Valilik ve Kültür ve Turizm Müdürlükleri gibi yetkili birimlere gelen misafirler için siparişler verilirken, günümüzde kendilerine sahip çıkılmadığı, kiralarını ödeyemediklerini ifade etmektedirler. Kendilerinden sonra bu sanatı devam ettirecek kişi bulamadıklarını söyleyen sanatçılar, devlet desteği beklediklerini, vergiden muaf olmaları gerektiğini özellikle vurgulamaktadırlar. Sadece metal ve ahşap oyma sanatçıları değil, Konya’da yaşayan bütün el sanatlarının tarihi doku içinde oluşturulabilecek ve ulaşımı kolay Konya sokağı, bir han ya da çarşı içinde faaliyetlerini sürdürmelerine fırsat verilmeli diye düşünüyoruz. Böylece gelen turistlerin keçecilik, halıcılık, kaşıkçılık, bakırcılık vb. el sanatlarını toplu olarak görmelerine, yapılan eserleri izlemelerine ve satın almalarına imkân verilmiş olacaktır…
* S.U. Mesleki Eğitim Fak. El Sanatları Eğitimi Bölümü, Yrd. Doç. ** S.U. Mesleki Eğitim Fak. El Sanatları Eğitimi Bölümü, Öğr. Gör. BİBLİYOGRAFYA ARSEVEN, C.E., Sanat Ansiklopedisi, Cilt: III, İstanbul, 1966. BARIŞTA, H.Orçun, Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Halk Plastik Sanatları, Ankara, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2005. KHAN, Gabriele Mandel, L’alfabeto Arabo, Milano, 2000. KARPUZ, E., “Konya’da Maden Sanatı ve Üretime Katkıları”, Ulusal I. Konya Ekonomisi Sempozyumu, Konya, 2003, s. 337- 453. DEVELİOĞLU, Ferit, Osmanlıca- Türkçe Ansiklopedik Lügat, Ankara, 1970, s. 956. ÖNEY. Gönül, Anadolu Selçuklu Mimarı Süslemesi ve El Sanatları, Ankara, Türkiye İş Bankası Yayını, 1992. ÖZONDER, Hasan, “Naht Sanatı”, Yaşayan Konyalı Sanatçılar ve Eserleri, Konya, Selçuklu Belediyesi Kültür Yayınları, No: 10, İzmir, 1998. ÖZEN, Fatma, Konya’da Yaşayan Naht Sanatı Ustaları ve Çalışmalarından Örnekler, Konya, 2002, (Basılmamış Lisans Tezi).  

İSMEK El Sanatları Dergisi 3 İNDİR

Bu yazı 2013 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK