Mimari

Azapkapı Saliha Sultan Çeşme ve Sebili

  • #


Yazı: Dr. Süleyman BERK - Fotoğraflar: Mustafa YILMAZ

Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, İstanbul'da bulunan meydan çeşmeleri içerisinde yapı ve süsleme olarak dikkat çekici güzellikte olan çeşmelerden biridir. Başlangıçta, Saliha Sultan Çeşme ve Sebili, fevkâni bir sibyan mektebi ile birlikte yaptırılmıştır. Fakat sibyan mektebi 1957 yılındaki İstanbul'un imar faaliyetleri sırasında yıktırılmıştır. Çeşme ve sibyan mektebi Sultan I. Mahmud tarafından, annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır.

Azapkapı Saliha Sultan Çeşme ve Sebili, İstanbul'da bulunan meydan çeşmeleri içerisinde yapı ve süsleme olarak dikkat çekici güzellikte olan yapılardan birisidir. Bilindiği gibi İstanbul’daki bazı meydan çeşmelerinde sebil de bulunmaktadır. Kimisinde ise sebil bulunmamaktadır. Genellikle, sibyan mekteplerinin yanına çeşme ve sebil yapılmıştır. Başlangıçta, Saliha Sultan Çeşme ve Sebili, fevkâni bir sibyan mektebi ile birlikte yaptırılmıştı; sibyan mektebi 1957 yılında yıktırılmıştır.1 Saliha Sultan Çeşme ve Sibyan Mektebi Sultan I. Mahmud tarafından, annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır.

1954 yılında, İstanbul Belediyesi Sular İdaresi tarafından neşredilen Azapkapı Çeşmesi isimli esere, Dr. Saadi Nâzim Nirven, halk arasında çokça anlatılan bir menkıbeyi almıştır. Halkın muhayyilesinden mi çıkmıştır, yoksa gerçekten olmuş bir vaka mıdır, bilinmez ama bu tatlı hikaye, yazarının kaleme aldığı haliyle aynen şöyledir:

"İstanbul'un ılık ve güneşli aylarından bir gün İV. Mehmed'in zevcesi ve II. Mustafa'nın annesi Valide Sultan şehirde bir gezintiye çıkıyor. Arabaşile Azapkapısının sokakları arasından geçerken, ufak bir meydanda bir çeşme basında, kırılan testisinden elinde kulpu kalmış, ağlayan bir kız çocuğu görüyor. Yavrucağın ağlamakla büsbütün masumlaşmış, melekleşmiş yüzü Valide Sultan'ın rikkatini çekiyor. Çocuğu çağırttırarak, kırılan testinin bu üzüntüye sebep olduğuna da hükmederek, bir başkasını alması için, atlas kesesinden bir miktar para ihsan etmek istiyor. Çocuk almıyor ve "testiyi kırdım; parası için ağlamıyorum; bir su getirmenin üstesinden gelemediğime ağlıyorum". Tatlı hıçkırıklar inci göz yaşlarıyla söylenen bu sözler Valide Sultan'ın çok hoşuna gidiyor. Ailesine haber salınarak kız saraya alınıyor. Küçük Saliha, sarayın zengin ve renkli muhiti içinde bir çiçek gibi büyüyor ve nihayet bir gün de II. Mustafa'nın zevcesi, hasekisi Saliha Sultan oluyor. Hanım Sultan bir müddet sonra gebe kalıyor. Yattığı atlas döşekler içinde, Azap kapısını, basında testisini kırdığı çeşmeyi hatırlıyor. Sarayın ihtişamına, arzularının yerine getirilmesine alışmış sultan, daima o ufak çeşmenin yerinde büyük ve muhteşem bir çeşmenin yaptırılmasını düşünüyor. Kafesli pencerelerin, kalın kumaşlı perdelerin büsbütün, loş bıraktığı, saray kızlarının vakit vakit birer ipek gölge gibi dolaştığı odasında yaptıracağı çeşme için bir şekil arıyor. Gebelik yatağında tabiatın iyice kabarttığı göğüsler ile vücudunda husule getirdiği değişiklik ona bir ilham kaynağı oluyor. Bu suretle Azapkapı çeşmesinin her iki yanında mermer beyaz çeşmelerle ortada müzehhep, zarif sebilin şekli bu saf Sultan’ın temiz hislerinden doğmuş oluyor."2
Çeşme bugün Beyoğlu sınırları içerisinde, Unkapanı Köprüsü’nün az ilerisinde, Azapkapı Sokullu Camii'ne komşu durumdadır. Şişhane yokuşu ve çeşmenin hemen yanı başından gecen Karaköy yolu, çeşmeyi gözlerden uzak bir konuma getirmiştir. Çeşme, evvelâ 19.521.953 yılları arasında zamanın Vali ve Belediye Başkanı Ord. Prof. Dr. Fahreddin Kerim Gökay tarafından restore ettirilmiştir. Bu yıllarda yapılan tamir projesini Mimar Ali Saim Ülgen hazırlamıştır3 . Yıllarca metruk vaziyette duran çeşme, 2005 yılında Kuveyt Türk Finans Kurumu tarafından tekrar restore ettirilmiştir.

Çeşme, Lâle devrinden hemen sonra yapıldığı için, Lâle devrinde yapılan meydan çeşmeleri gibi, çok zengin motifleri içermektedir. Çeşme ve sebil üzerinde bulunan kitabelerin şairi Seyyid Vehbi, hattatı ise Mehmed Rasim Efendi'dir4 . Kitabe metinlerinin tamamı, çelî sulus hat ile yazılmıştır. Satır halinde yazılan kitabenin harfleri, çelî sulus yazının tarihi gelişimi içerisinde incelendiğinde, harfler gayet metin bir karaktere sahiptir. Kitabenin bütününe bakılınca sadelik göze çarpmaktadır. Hareke ve tezyini işaretler yok denecek kadar az bulunmaktadır. Mehmed Rasim Efendi'nin, XVİİ. asırda sulus ve nesihte büyük değişimi gerçekleştiren Hafız Osman Efendi'nin talebesi Yedikuleli Seyyid Abdullah Efendi'nin talebesi olması, bu çelî sulus kitabenin harflerine, sulus yazının kıvraklık ve canlılığını vermesine sebep olmuştur, denebilir. Harflerin kitabe içerisinde duruşları, göze gayet hoş görünmekte, gözü yormamaktadır.

Sebil giriş kapısı üzerinde ilk pafta içerisinde Farsça “Mucize-i zihavz-i na’îmest” ikinci pafta içerisinde “Bismillahirrahmanırrahim.” (Naim havuzundan (cennet bahçesinden çıkmış) bir mucizedir Bismaillahirrahminirrahim.) manalarını içeren ibareler bulunmaktadır.

Kitâbelerin Hattatı, Hattat Mehmed Rasim Efendi

Eğrikapılı Mehmed Rasim Efendi, h. 1099/1688 tarihinde dünyaya geldi. Babası, Eğrikapı Molla Aşkı mahallesi imamı Yusuf Efendi'dir. Zamanında, Eğrikapılı Çelebi Efendi, Çelebi Efendi, Rasim Efendi ve Hoca Mehmed Rasim denildiği gibi, Eburresid künyesi ile de anılmıştır. İlk yazı dersini hattat olan babası, Yusuf Efendi'den aldı. Daha sonra saray hocası, meşhur hattat Hafız Osman Efendi (16421698)'nin talebesi Yedikuleli Seyyid Abdullah Efendi'den meşk ederek, aklâm-i sitteden h. 1118/1706 tarihinde icazet aldı. Mezun olduktan sekiz yıl sonra, h. 1126/1714 yılında Damat Şehit Ali Paşa tarafından Galatasaray’ına meşk hocası tayin edildi. H. 1150/1737 yılında ta'lîk hat hocası Mustafa Efendi yerine, Yeni Saray hat hocalığına getirildi. Rasim Efendi, III. Ahmet, İ. Mahmut, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Hekimoğlu Ali Paşa ve Dârü's-saâde Ağası Hacı Beşir Ağa (o. 1746) gibi insanların takdirini kazanmıştır. Kendisinin sulus nesih talebesi olan Hekimbaşı Kâtibzâde Mehmed Refi' Efendi'den talik yazıda icazetname almıştır.

Galatasaray’ına hoca tayin edilinceye kadar yazılarının altına "Mehmed min telâmîzı eş-Seyyid Abdullah" veya "İmamzâde", sonraları "Mehmed Râsim" veya "Mehmed Râsim İmamzâde" olarak atmıştır.

Birçok talebe yetiştirmiş olan Râsim Efendi, altmış Kur'ân-i Kerîm, bin kadar En'am, Delâil-i Hayrat, Evrâd, Vakfiye yanında Azapkapı Sâliha Sultan Çeşmesi ve Sebili'nin yazılarını yazmıştır5 .

Aynı zamanda iyi bir şair olan Râsim Efendi'nin şiirleri talebesinden İbrahim Tâhır Efendi tarafından toplanmıştır. Râsim Efendi'nin Divance'sindeki tarih kıtaları, tarih kaynağı bakımından çok önemlidir. Mehmed Râsim Efendi, 14 Şaban 1169/14 Mayıs 1756 tarihinde vefat ederek, Eğrikapı Mezarlığı'na defnedilmiştir. Mezar taşı kitabesi, hattat Mestcizâde Ahmed Efendi tarafından yazılmıştır6 ve ibâresi şöyledir:

Hüve'l-Hayyu'l-Bâki Allahü Sübhânehu ve teâlâ Merhum ve magfûrü'l-muhtâc İlâ rahmeti rabbihi'l-gâfûr Hattat Râsim Mehmed Efendi Kuluna ve cemi-i mu'minîn ve mu'minâta Rahmet eyleye el-Fatiha 1169
DİPNOTLAR

1) Semavi Eyice, "Azapkapı Çeşmesi ve Sebili" Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 1991, c. İV, s. 311. 2) Sadi Nazım Nirven, "Azapkapı Çeşmesi Nasıl Yapıldı?", Azapkapı Çeşmesi, İstanbul, İstanbul Belediyesi Sular İdaresi Müdürlüğü, 1954. 3) Bkz. İstanbul Ansiklopedisi, c. III, s. 1680. 4) Sebil ve Çeşme kitabelerinde hattat imzası bulunmamakla birlikte, kaynaklarda kitâbelerin hattatının Mehmed Râsim olduğu kayıtlıdır. Bkz. Suyolcuzâde Mehmed Necip, Davhatu'l-kuttâb, İstanbul, Güzel Sanatlar Akademisi Nesriyatı, 1942, s. 53; Müstakimzâde Süleyman Sadeddin Efendi, Tuhfe-i Hattâtîn, İstanbul, Türk Tarih Encümeni Külliyatı, 1928, s. 467; Habib, Hat ve Hattâtan, İstanbul, 1305, s. 146; Rado, Şevket, Türk Hattatları, İstanbul, Yayın Matbaacılık, ts. (1984), s. 156; Serin, Muhittin, Hat San'atı ve Meşhur Hattatlar, İstanbul, Kubbealtı Akademisi Kültür ve San'at Vakfı, 2003, s. 147. 5) Mehmed Râsim Efendi'nin yetiştirmiş olduğu yazı talebelerinin toplu listesi için bkz. Serin, Meshür Hattatlar, s. 147148 6) Bkz. Müstakimzâde, 469; M. Cavid Baysun, "Eğrikapılı Râsim Efendi", İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, c. VII, sy. 10 (Eylül 1954), s. 8; Muhittin Serin, "Ahmed Efendi, Mestcizâde", Türkiye Diyanet Vakfı İşlâm ansiklopedisi (DİA), İstanbul, Türkiye Diyânet Vakfı, c. II, s. 60.

BİBLİYOGRAFYA

Azapkapı Çeşmesi. İstanbul, İstanbul Belediyesi Sular İdaresi Müdürlüğü Yayını, 1954. "Azebkapusu Çeşme ve Sebili", İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul, 1960, c. III, s. 1679-1683. BARIŞTA, H. Orçun, Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, Ankara, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1995, 133 s. BAYSUN, Cavid, "Eğrikapılı Râsim Efendi", İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, c. VII, sy. 10 (Eylül 1954), s. 1-16. EGEMEN, Affan, İstanbul'un Çeşme ve Sebilleri, İstanbul, Aritan Yayınları, 1993, 860 s. EYİCE, Semavi, "Azapkapı Çeşmesi ve Sebili", Türkiye Diyanet Vakfı İşlâm Ansiklopedisi, 1991, c. HABİB. Hat ve Hattâtân. İstanbul, 1305, 285 s. HASKAN, Mehmet Nermi, Eyüplü Hattatlar, İstanbul, Eyüp Belediyesi, 2004, 224 s. KALP, Tevfik. Hoca Mehmed Râsim Efendi ve Hakkında Yazılmış Bir Risâlenin İncelenmesi (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, 2002, 117 s. MÜSTAKÎMZÂDE, Süleyman Sa'deddin. Tuhfe-i Hattâtîn. İstanbul, Türk Tarih Encümeni Külliyâti, 1928, 756 s. PİLEHVİRAN, Nuran KaraURFALIOĞLU, NurYAZICIOĞLU, Lütfi, Osmanlı Başkenti İstanbul'da Çeşmeler, İstanbul, Yem Yayınları, 2000, 216 s. İV, s. 310311. RADO, Şevket. Türk Hattatları. İstanbul, Yayın Matbaacılık, ts. (1984), 303 s. SERİN, Muhittin. Hat San'atı ve Meşhur Hattatlar. İstanbul, Kubbealtı Akademisi Kültür ve San'at Vakfı, 2003, 383 s."Ahmed Efendi, Mestcizâde", Türkiye Diyânet Vakfı İşlâm Ansiklopedisi (DİA), c. III, İstanbul, Türkiye Diyânet Vakfı, 1989, s.60. SUYOLCUZÂDE, Mehmed Necib. Devhatu'l-Kuttâb. İstanbul, Güzel Sanatlar Akademisi Nesriyatı, 1942, 160 s. TANIŞIK, İ. Hilmi, İstanbul Çeşmeleri (İ-II), İstanbul, Milli Eğitim Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Umum Müdürlüğü Yayınlarından, 1945. TİLGEN, Nurullah. Eyüplü Hattatlar. İstanbul, Aydınlık Basımevi, 1950, 24 s. +8 ref. 148Suyolcuzâde, 52-53; Müstakimzâde, 465-470; Tilgen, 14-15; Cavid BAYSUN, "Eğrikapılı Râsim Efendi", İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, c. VII, sy. 10 (Eylül 1954), s.1; Rado, 155-156; Serin, Hat Sanatı ve Meşhur Hattatlar, 127-132; Tevfik Kalp. Hoca Mehmed Râsim Efendi ve Hakkında Yazılmış Bir Risâlenin İncelenmesi. İstanbul, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü, 2002, 117 s.

İSMEK El Sanatları Dergisi 3 İNDİR

Bu yazı 1325 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK