İSMEK

Dikiş Makinesi ile Resim; Makine Nakışında Gravür

  • #


Yazı: Rukal KAYRA

Dikiş makinesi ve iplikler, gravür formunda bir araya gelince yepyeni ve eşsiz bir sanat ortaya çıkar. İplikler boyadır bu sanatta, iğneler fırça, kumaşlar ise tuval… İnsan beyninin hayal edebileceği her türlü eşya üzerine uygulanabilen makine nakışında gravürün, tablolardaki muhteşemliği ise gravür sanatının kendine has zarafetinden gelmektedir… İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (İSMEK)’nda eğitim veren makine nakışı usta öğreticileri ve kursiyerleri tarafından başarılı bir şekilde icra edilen ve açılan sergilerle İstanbulluların büyük beğenisini toplayan makine nakışında gravür sanatını tanımak için, öncelikle bu sanatı oluşturan iki sanatı tanıtmak gerekli diye düşünüyoruz. Bilindiği üzere; ipek, yün, keten, pamuk, metal vb. iplikler kullanılarak çeşitli iğneler ve uygulama biçimleri aracılığı ile keçe, deri, dokuma vb. üzerine yapılan bezemelere “işleme” (nakış) deniliyor. Bir kumaş üzerine renkli iplikler, sim ve sırma kullanılarak makinede yapılan işlemeler de makine nakışı olarak adlandırılıyor.
Fransızca “gravüre” sözcüğünden gelen gravür ise ağaç, muşamba, taş veya metal üzerine, kalem gibi malzemeler yardımı ile ayrı ayrı katlar halinde işleme, arkadan ve önden çizim yapılarak desen oluşturma sanatı. Diğer bir ifade ile kabartma ve kazıma tekniği ile resim yapma sanatı da denilebilir. Gelelim makine nakışında gravür sanatına… Bu sanatı yağlı boya ile resmin tuvale aktarımı gibi ipliklerin kumaş üzerinde akması, duyguların iplik renkleriyle nakışa yansıması şeklinde tanımlayabiliriz. Kısacası bu sanat; makine nakışı sanatı ile gravür sanatının hoş bir sentezidir… Bu sanat, gravürün kendine has özelliklerini kaybetmemesi için İSMEK’te sadece tablolarda uygulanıyor. İstanbul gravürleri makine nakışı teknikleri ile işleniyor ve enfes güzellikte sanat eserleri çıkıyor ortaya… Ancak makine nakışında gravür sadece tablolara değil, insanın hayal edebileceği her türlü eşya üzerine de uygulanabiliyor. Bu tamamen düşüncenin gerçeğe dönüştürülmesi ile alakalı diyor bu sanatın İSMEK’teki pirleri… Makine nakışı branşının teknik rehberlerinden Sevdagül Yolaydın Hanımefendi’den edindiğimiz bilgilere göre İSMEK usta öğreticileri ve kursiyerleri tarafından büyük bir özenle yapılan yağlı boya tablo görünümündeki bu eserlerin icrası hayli zor. İşlenmesi uzun zaman alıyor ayrıca ciddi bir el mahareti istiyor. Bu yüzden yapan kursiyerlerin sayısı sınırlı…
İSMEK’te bu sanatı ilk uygulayan ise makine nakışı usta öğreticisi Semahat Can… Can’ın çalışmalarını takiben, ilk sergi Taksim Metro Sergi Salonu’nda açıldı. Büyük ilgi gören bu serginin ardından açılan üç sergide makine nakışında gravür sanatının nadide örnekleri sergilendi. Geçtiğimiz eğitim dönemi sonunda Feshane Kültür Merkezi’nde düzenlenen İSMEK 9. Genel Sergi’de de yer alan tabloları inceleyen İstanbullular, Osmanlı kültürünün yaşatılmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunan bu sanata hayran kaldı. Sanatın daha iyi anlaşılması için şimdi de seyrine doyum olmayan bu tabloların malzemeleri, yapım teknikleri ve aşamalarını anlatmak istiyoruz. Nakış, dantel, boncuk, taş, inci, kumaş, desen, sim, pamuk ve renkli iplikler makine nakşında gravürün malzemelerinden bazıları… Bu sanatı icra ederken her türlü nakış malzemesi kullanılabiliyor ancak makine nakışında gravür yaparken mefruşat tarzına fazla taşmamak gerekiyor. Makine nakışında kullanılan teknikler; Kum iğnesi, Çin iğnesi, Blonya iğnesi, Astragan, Süzeni, Aplıke, Bartın işi (Tel Kırma), Dival işleme (Maraş işi-sırma), Türk işi, Hesap işi, Beyaz iş ve Antep işi. Makine nakışında gravürde de teknik olarak makine nakışı temel alınıyor. Bunlara Sarma, Çin iğnesi, kum iğnesi teknikleri ilave olabiliyor ve yoğun olarak tarama çalışılıyor. Gelelim yapımına… Gravür çalışmaya başlarken öncelikle konu ile ilgili resim seçiliyor. Resmin istenilen ebatta ozalit çekim ile büyümesi sağlanıyor. Büyüyen resmin üzerinden aydınger ile en ince ayrıntısına kadar çizimi yapılıp, kumaşa aktarılıyor. Ancak kumaş seçiminde dikkat edilmesi gereken şey; sık dokunuşlu ve tok bir kumaş olması. Renkte ise üzerine uygulanacak renk çalışmalarını kolaylaştıracak tonda olması yani ne çok açık (beyaz) ne de koyu olmaması. Ardından kumaşa aktarılan çizim üzerinde işlenecek alana uygun işleme teknikleri seçiliyor. Renk kaynaştırmada istenilen renkler birebir elde yoksa bir iğneden 2 veya 3 renk nakış ipliği geçirilerek renk tonlaması yakalanabiliyor. İşlemeye alt köşeden başlanıyor. Sağa ve yukarı devam edilip, biten işin tersinden ütüleniyor. Ancak her desende en az 2,5 cm fazlalık kenar payı işlemek gerekiyor ve çerçeve payı bırakılıyor. Son olarak ise uygun, işlemeyi kapatmayacak güzellikte bir çerçeve seçiliyor ve tablo son haline kavuşuyor…
Makine nakışında gravür sanatının örneklerini başarıyla ortaya koyan ve bu sanatın ilk uygulayıcısı olan İSMEK usta öğreticisi Semahat Can, “Bizler İSMEK usta öğreticileri olarak her yıl yeni projelere imza atıyoruz ve kaybolmaya yüz tutmuş nice sanatı günümüze taşıyoruz. Makine nakışında gravür sanatı da bu uygulamalar içerisinde yer alıyor. İSMEK’te makine nakışında gravür sanatını ilk uygulayan kişi benim. Makine nakışında gravür kısa zaman içerisinde çok büyük ilgi gördü. Zaten amacımız Osmanlı kültürünün izlerini sürmekti ve başarıya da ulaştı diye düşünüyorum.” şeklinde düşüncelerini ifade ediyor. Bir baskı tekniği olarak matbaacılıkta ve sanat ürünleri yaratımında kullanılan gravürün makine nakışında yoğun ilgi gördüğüne inanan usta öğretici Neslihan Önder, “Daha önceden gravür üzerine birçok çalışmalar yapıldığını biliyoruz. Biz de İSMEK Ailesi olarak bu çalışmalardan esinlenerek makine nakışı tekniğine uyarladık ve olumlu, güzel sonuçlar aldık.” diyor. “Osmanlılar zamanında yabancı ressamlar tarafından yapılan ve genellikle kara kalemle çalışılan eserleri İSMEK kurslarımızda bugüne taşımak için çeşitli nakış teknikleri ile kumaşa işledik. Bu sanatı icra ederken de büyük haz duyduk.” diyen usta öğretici Güler Özgülüş, sergileri gezen bütün sanatseverlerden çok olumlu tepkiler aldıklarını ve çalışmalarının son hızla devam edeceğini söylüyor. Bir diğer İSMEK usta öğreticisi Süveyda Özcan da “Makine nakışında gravürü, geçmişten günümüze gelen gravür sanatını, yurdumuzdaki tarihi mekanların veya yapıtların, kumaş üzerine makine nakışı ile çeşitli teknikler kullanarak, boyutlu, üç boyutlu, renkli ya da renksiz olarak kumaşa işlenmesi ile nakışa farklı bir boyut kazandırılması sanatıdır.” şeklinde tanımlıyor. Usta öğretici Öznur Altunay ise gravürün 15. yüzyıl sonunda kullanılagelen bir baskı tekniği olduğunu ve günümüzde resim sanatçıları tarafından sanat baskılarının üretilmesinde yararlanıldığını söylüyor. Nakış tekniğinde gravürü uygulamaktaki amaçlarının tarihi günümüze aktarmak ve makine nakışında da gravürle orijinal eserler yapılabileceğini göstermek olduğunu da sözlerine ekliyor.
 

İSMEK El Sanatları Dergisi 3 İNDİR

Bu yazı 1894 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK