Minyatür

El Yapımı Minyatür Bahçeler

  • #


Yazı: Z. Ece ERGENE

Mimar Emre Özberk, modern şehir insanının yeşile olan hasretine, bir avuç toprağa el sürme özlemine, tasarladığı tamamı el yapımı olan canlı minyatür bahçelerle çare olmaya çalışıyor. Özberk’in “Paspas’ın Bahçeleri” adını verdiği minyatür bahçelerde doğal olmayan hiçbir malzemeye yer yok. Üstelik ağacından çimlerine kadar her şey gerçek. Bitkilerin sulanması, ağaç dallarının budanması, çimlerin düzenli olarak biçilmesi gerekiyor. Japon Penjing ve Bonsai sanatlarından esinlenen Özberk'in tasarımları mimarların proje maketlerini andırmasına rağmen sanatsal değer olarak çalışmasını çok daha ötelere taşıyor.

Son yüzyıl içerisinde ne çok şey yaşandı insanlık tarihinde. İki dünya savaşı çıktı mesela. Bu savaştan kimi ülkeler heybelerinde zaferle döndü, kimi ülkeler ise ağır kayıplardan başka bir şey görmedi. Savaşlar bitti, sonra insanlık ilerlemek için adımlarını hızlandırdı. Ay’a ilk kez ayak basıldı, astronotlar uzaydan Dünya’ya selam gönderdiler. Sovyetler Birliği dağıldı, atom parçalandı, yeni bir milenyuma girildi. Saymaya kalksak sayfalar alacak daha pek çok gelişme yaşandı son yüzyıl içinde.


Kuşkusuz en büyük gelişme teknoloji alanında oldu. Ve bu alandaki gelişmelerin çoğu da insan hayatını kolaylaştırmaya yöneliktir. İletişimden, çalışma hayatına, sağlıktan gündelik hayatın pratiklerine kadar giren teknoloji, işimizi kolaylaştırdı kolaylaştırmasına; ancak doğrudan ya da dolaylı bir şekilde, hayatımız kolaylaştıkça yaşam alanlarımız daraldı. Özellikle de giderek birer beton yığınına dönen büyük metropollerde yaşayan bizler, bir parça yeşile bile hasret kaldık. Evimizdeki, ofisimizdeki küçük saksılarda yetiştirdiğimiz birkaç dal çiçekle yeşile hasretimizi gidermeye çalıştık.

Emre Özberk, modern şehir insanının yeşile hasretini, bir avuç toprağa el sürme özlemini fark etmiş olacak ki, çimleriyle, ağaçlarıyla, hatta ahşap masa ve sandalyeleriyle minyatür bahçeler tasarlama işine girişmiş. Tasarladığı bahçelerde, şehrin gürültüsünden, o insanı yoran hengâmesinden, kirli havasından bir nebze de olsa uzaklaşabiliyor, nefes alabileceğiniz bir dünyaya yolculuk edebiliyorsunuz. Emre Özberk, “Paspas’ın Bahçeleri” adını verdiği minyatür bahçelerini dergimize anlattı.

Minyatür Bahçeler Kedi Paspas’ın Mama Kaplarında Doğmuş

Doğaya, özellikle de bitkilere karşı büyük bir hayranlık duyduğunu belirten Özberk, son 5-6 senedir de Uzakdoğu kökenli bitki sanatlarıyla ilgilendiğini söylüyor. Anlattığına göre “Paspas’ın Bahçeleri” de hem doğaya olan ilgisinin, hem de sahip olduğu mimarlık ve tasarım formasyonunun bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir proje. Emre Özberk’in, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu olduğunu ve 14 yıldır mimarlık yaptığını hatırlatalım.

“Minyatür bahçe tamam da, Paspas ne ola ki?” diye merak ediyoruz. Ve öğreniyoruz ki, Özberk’in minyatür bahçeleri, ismini, kedisi Paspas’tan almış. İlk minyatür bahçeler de zaten artık hayatta olmayan Paspas’ın mama kaplarında doğmuş. Paspas, minyatür bahçelere isim koyarken Özberk’e ilham vermekle kalmamış, bahçelerin tanıtımında modellik yaparak, ilk zamanlarda projenin en önemli destekçilerinden de biri olmuş.


Kedi Paspas’ın mama kapları, mini bahçelerin doğmasına vesile olmuş olmasına ya, mimar Emre Özberk’in bu işe kalkışmasındaki asıl sebep mama kapları değil elbette. Özberk, kendi minyatür ağaçlarını yetiştirmeye başladıktan sonra, bu ağaçlar etrafındaki minik mekânların büyüleyici olduğunu fark etmiş ve hazırladığı ahşap mobilyalar ve doğru ölçekteki ek bitkilerle bu mekânları görünür kılmaya çalışmış. Tasarladığı birbirinden güzel mini bahçelerde, Emre Özberk’in bu çabasının sonuç verdiğini görebiliyoruz.

Size Ait Minik Bir Dünya

Uzakdoğu’da sanat çok güçlü bir şekilde Budizm ve de halkın doğaya olan sevgisinin etkisi altında kalmış. Çiçek düzenleme sanatı olan “ikebana” gibi, “bonsai” denilen minyatür ağaç yetiştirme sanatı da Uzakdoğu’da bu şekilde ortaya çıkmış. Sözünü ettiğimiz her iki sanat da Çin’de doğmuş, Japonya’da geliştirilmiş. Yüksek mimar Emre Özberk de bonsai ve penjing sanatlarından ilham alarak başlamış bahçe tasarlama işine. Konunun yabancıları için küçük bir bilgi notu vermekte yarar var; penjing, bonsai sanatına ilham veren ve anavatanı yine Çin olan bir sanat. Kaynaklarda, günümüz mimarlarının proje maketlerine benzer yönleri olduğu yazıyor. Bu sanatta doğal manzaralar, gerçek materyaller kullanılarak oluşturulur ve boyutlar çok önemlidir. İmgeler, kullanılan ağaçlarla orantılı olmalıdır. Bu gerçeklik hissini daha da arttırır. Tıpkı Emre Özberk’in minyatür bahçeleri gibi.

Özberk, bonsai sanatında temel öğenin tek bir minyatür ağaç olduğunu belirterek, “Burada tüm gayret, o bitkiyi en mükemmel forma kavuşturmak içindir. Ve minyatürleştirilen bitki neredeyse bir heykel gibi sergilenir. Dokunulmaz ve sadece uzaktan hayranlıkla bakılan bir obje gibidir.” diyor. Emre Özberk, tasarladığı minyatür bahçelerde ise esas unsurun, minyatür ağaçların etrafındaki mekân olduğunu vurgulayarak, “Benim gayretim bu minik mekânı ortaya çıkaracak doğru dokunuşları yapabilmek. Sonuçta ortaya çıkan; çimlerini biçeceğiniz, sulayacağınız, budayacağınız size ait minik bir dünyadır.” diye konuşuyor.

Kendisinin de belirttiği gibi Emre Özberk’in 15 ilâ 40 cm. arasında değişen boyutlardaki minyatür bahçelerinde yalnızca bonsai ağaçlar değil, kompozisyonda yer verdiği tüm bitkiler canlı. Genellikle dairesel olan bu mini bahçelerin bakımı konusuna da değinmesini istediğimiz doğa tutkunu mimar Özberk, titizlikle tasarladığı mini bahçeleri yeni sahiplerine verirken, yanına bahçelerin bakımıyla ilgili detaylı tavsiyeler içeren bir bakım kılavuzu da eklediğini anlatıyor. Bahçeler gibi, bu bakım kılavuzlarının da minyatür boyutlarda olduğunu ekliyor. Özberk, minyatür bahçelerin uzun süre canlı tutulabilmesi için de şu tavsiyelerde bulunuyor: “Bahçelerin bakımı, diğer pek çok bitkiyle benzer özellikler taşıyor. Doğru bir konum, yeterli miktarda sulama gibi temel hususlar, minik bahçeler için de önemli. Bunlara ilave olarak özellikle çimlerin uzun süre yeşil kalabilmesi için nemli tutulmaları ve sulamanın hassas yapılması önemli. Bu hususlara ne kadar dikkat edilirse bahçelerin ömrü de o kadar uzun oluyor.”


Özberk, mini bahçelerin, sıradan saksı bitkilerine göre daha özenli bir bakım gerektirdiğine dikkat çekerek, “Sığ kaplarda toprak daha hızlı kuruduğu için, özellikle toprağın nem durumu takip edilmeli. Çimlerin uzun ömürlü olması için de dikkatli bir bakım önemli.” diyor.

Minik Salıncaklı Bahçeler Revaçta

Minyatür bahçe bakımının bir parçası olan sulama, budama ve çim biçme gibi uğraşların, bahçe ile ona sahip olan kişi arasındaki ilişkiyi canlı tuttuğunu da anlatıyor Emre Özberk ve ekliyor: “Bütün bu işleri yaparken, gerçek bir bahçe ile sahibi arasındaki ilişkiyi daha küçük bir ölçekte yaşayabilmenizi sağlıyor Paspas’ın Bahçeleri. Çünkü bahçelerdeki her ağacın etrafında minik bir dünya var. Bahçenizle ilgilenirken kısa bir süre için gerçek dünyadan kopup, bu minik dünyanın parçası olabiliyorsunuz. Bu da insanı çok mutlu ediyor.” Özberk, bumutluluğu yaşamak isteyen herkesin, Türkiye’nin minyatür bahçelere adanmış ilk web sitesi olan www.paspasinbahceleri. com adresinden siparişle mini bir bahçeye sahip olabileceğini hatırlatıyor.

Emre Özberk, internet üzerinden bahçe siparişi verenlerin, bahçelerini kendilerine özel kılmak için bazı taleplerde bulunduklarına değiniyor. Anlattığına göre kimi müşteriler, mobilyaların üzerine isimlerinin baş harflerinin yazılmasını, bahçelere farklı objeler eklenmesini, minyatür zarfların içinde özel notların yazılmasını talep edebiliyor. Emre Özberk’ten, bahçelerde en çok ne tür kompozisyonların ilgi gördüğünü öğrenmek istiyoruz. Hemen hemen tüm tasarımlarının büyük ilgi gördüğünü söyleyen Özberk, ancak içinde minik salıncakların bulunduğu bahçelerin biraz daha fazla öne çıktığını vurguluyor.

Mimar Emre Özberk’e, minyatür bahçeleri tasarlarken ne tür bitkiler kullandığını soruyoruz. Özberk, minyatür ağaçlar için ardıç, şimşir, berberis ve mazı başta olmak üzere genellikle Türkiye’de yetişen ve bonsai için uygun özelliklere sahip, bakımı nispeten kolay olan bitki türlerini tercih ettiğini belirtiyor. Özberk, prensip olarak, minyatür bahçelerinde doğal olmayan hiçbir objeyi kullanmıyor. Söylediğine göre kullandığı mobilyaların tamamını, ahşap malzemeden, el işçiliği ile kendisi üretiyor. Tasarım yaparken mümkün olduğunca yalın, türlerinin minik arketipleri gibi görünen mobilyalar elde etmeyi hedefliyor. Özberk’in mini bahçelerinde tüm tasarım kendisine ait. Hatta hazırladığı tüm tasarımlar, Türk Patent Enstitüsü nezdinde yapılan müracaat ile koruma altına alınmış.


Bu arada değinmeden geçmek olmaz… Avuç içi kadar bir alanda, insana koskocaman bir dünyanın kapılarını aralayan Paspas’ınBahçeleri’nin namı ta Amerika’ya kadar ulaşmış. Amerika Birleşik Devletleri’nin en prestijli gazetelerinden biri olan The New York Times gazetesi, sayfalarında, Özberk’in minyatür bahçelerine yer vermiş. Gazetenin haberinden sonra Paspas’ın Bahçeleri, ABD ve İngiltere’de başka birçok yayın organında haber olmuş. Emre Özberk, “Böylece ölümünden 1yıl sonra sevgili kedimiz Paspas’ı tüm dünya tanımış oldu.” diyor.

Maliyet Ağacın Cinsine Göre Değişiyor

Emre Özberk, haftanın altı günü bir mimarlık ofisinde çalışıyor ve işten arta kalan zamanlarda minyatür bahçelere vakit ayırabiliyor. Özberk, boş vakitlerinin büyük bir kısmını büyük keyif aldığı bu işe ayırdığını belirterek, “Bu, son derece keyif alarak yaptığım ve beni mutlu eden bir uğraş. O nedenle boş vakitlerimin büyük kısmını bahçelerime ayırıyorum. Ağırlıklı olarak da hafta sonlarında Paspas’ınBahçeleri’yle ilgili çalışmalar yapıyorum.” diye konuşuyor.

Kedisi Paspas’ın mama kabından mülhem minyatür bahçelerin bir tanesini 1 ilâ 3 gün arasında tamamlayabiliyor Özberk. Yani minyatür bir bahçenin sahibine teslim edilinceye kadarki süre, kullanılan ağacın cinsine ve mobilyaların çeşitliliğine bağlı olarak değişebiliyor. Tabii bu sürenin öncesinde ciddi bir hazırlık evresi ve sonrasında da haftalar alan bir bakım sürecinin olduğunu hatırlatmakta da yarar var. İşin maliyet kısmını soruyoruz Emre Özberk’e. Çoğunlukla sevdiklerine sıra dışı hediye vermek isteyenlerin internet üzerinden minyatür bahçe siparişi verdiğini anlatan Özberk, fiyatların ise 75-320 TL arasında değiştiğini ifade ediyor.

Emre Özberk son olarak mini bahçe yapımını öğrenmek isteyenlere bazı tavsiyelerde bulunuyor: “Öncelikle bitkilere farklı bir ölçekten bakabilmek gerekiyor. Doğadaki çok güzel bir ağacın gövdesi, dalları yaprakları arasındaki ilişkiyi ve orantıyı iyi gözlemlemek ve bu oranları kullanacağınız bitkilerde aramak, aynı güzelliği ortaya çıkarmaya gayret etmek önemli. Bunun dışında bonsai teknikleri, genel bitki bakımı konularında bilgi ve tecrübe edinmek gerekiyor.” Yeni bitki türleri ve bahçe tasarımları üzerinde çalıştığını da ekleyen Özberk’in hedefi, mini bahçelerini yurt içinde ve yurt dışında daha fazla insana ulaştırmak. Söyleşimizin sonunda, avuç içi kadar bahçelerle, bize yemyeşil dünyalar sunan Özberk’e teşekkür ederek yanından ayrılıyoruz.

İSMEK El Sanatları Dergisi 18 İNDİR

Bu yazı 3028 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK