Sergi

Peygamber Aşkı Gönülleri Fethetti

  • #


Yazı: İrem GÜVEN

İki cihan güneşi Hz. Peygamber’in doğumunun 1143. yılında Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle “Hicaz’dan İstanbul’a Hz. Peygamber Sevgisi; Aşk-ı Nebi Sergisi” adıyla bir sergi düzenlendi. Ayasoyfa Müzesi ve Topkapı Sarayı Müzesi’nde iki kısımdan oluşan sergide bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış olan eserler de yer aldı. Serginin Topkapı Sarayı’ndaki kısmında, Hz. Peygamber’e duyulan muhabbetin yansıdığı eserler yer alırken, Ayasofya’daki ayağında, günümüz hattatlarının bu muhabbetle ortaya koyduğu eserleri sergilendi.

Hiç tanımadan sevdik O’nu, hiç görmeden… Yeryüzündeki hiç kimseye, hiçbir şeye duymadığımız kadar büyük bir sevgi duyduk O’na. Adı her anıldığında içimiz titredi, elimiz kalbimizde “Salat ve selam sana olsun” dedik. Nasıl sevmeyelim ki… Kâinatın şeref kaynağı, insanların en güzeli O. Yüce Allah’ın “Habibim” hitabına mazhar olan, sevgililer sevgilisi O. Üzerinde yaşadığımız toprak, başımızın üstündeki şu gökkubbe, nefes aldığımız hava, hepsi O’nun yüzü suyu hürmetine var edilmedi mi?...

Yüce Allah, “Levlâke levlâke Lema halaktü’l eflâk” (Sen olmasaydın, Sen olmasaydın, Ben âlemi yaratmazdım) demedi mi? Allah, O’nu yaratıp, sevgisini önce sema ehli melaike arasına, sonra yeryüzüne indirmedi mi? Uhud Dağı bile sevmedi mi O’nu, biz nasıl sevmeyelim. Doğduğu andan, vefatına kadar hep ümmetini düşünen, bütün insanlığın kurtuluşu için çabalayan bir peygamberdi. O, zamanındaki ve gelecekteki ümmetini sevdi, biz de O’nu…

İlk Defa Gün Yüzüne Çıkan Eserler

Sevgililer sevgilisi, doğumunun 1443. yılında, resmi ve resmi olmayan pek çok kurum ve kuruluş tarafından düzenlenen etkinliklerle anıldı. Kutlu Doğum Haftası kapsamında düzenlenen bu etkinlikler arasında, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle düzenlenen bir sergi, içeriği itibarıyla öne çıkanlar arasındaydı. “Hicaz’dan İstanbul’a Hz. Peygamber Sevgisi; Aşk-ı Nebi Sergisi” adıyla düzenlenen sergide, Türk hattatların yanı sıra yurt dışından yabancı hattatların eserleri ve ilk kez gün yüzüne çıkan eserler yer aldı.




Biri Ayasofya Müzesi, diğeri de Topkapı Sarayı Müzesi olmak üzere iki kısımdan oluşan serginin açılışı Topkapı Sarayı Babüssade’de düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Topkapı Sarayı Enderun Hazine Koğuşu ile Ayasofya Müzesi olmak üzere iki ayrı mekanda gerçekleştirilen serginin küratörlüğünü Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Haluk Dursun, sanat danışmanlığını ise Prof. Dr. Mustafa Uğur Derman ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan yaptı. Sergiyi her iki yerinde de gezip Hz. Peygamber sevgisini, ziyaret edenlerin gözlerinde gördükten sonra, sergi hakkında bilgi almak üzere hem Haluk Dursun ile hem de Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan ile konuştuk.

Haluk Dursun, Topkapı Sarayı Enderun Hazine Koğuşu’ndaki serginin hazırlığının yaklaşık altı ay sürdüğünü anlattı. Öncesinde depo olan alanın boşaltılıp sergi salonu haline getirildiğini anlatan Topkapı Sarayı Müze Müdürü Dursun, sergi için kondisyon bakımından uygun olan eserlerin seçilip, gerekli restorasyonlarının titizlikle yapıldığını belirtti.

Dursun, Enderun Hazine Koğuşu’ndaki sergide; Topkapı Sarayı Müzesi’nin Yazma Eserler Kütüphanesi başta olmak üzere Hırka-i Saadet, Hazine, Avadancılar, Padişah Elbiseleri ve Resim Galerisi bölümlerinden 92, Türbeler Müzesi Müdürlüğü’nden 5, Vakıf Hat Sanatları Müzesi Müdürlüğü’nden 1 ve Uğur Derman Koleksiyonu’ndan 1 adet olmak üzere toplam 99 eserin ziyaretçilerle buluştuğunu anlattı.

Hazine Koğuşu Yıl Boyu Ziyaret Edilebilecek

Haluk Dursun, Ayasofya’daki kısımdan farklı olarak Ramazan ayı boyunca devam edecek olan sergideki eserlerden bir kısmının ilk kez gün yüzüne çıkarıldığını da ifade etti. Ziyaretçilerin ilk kez görebildikleri eserler arasında, en son Medine müdafii olan Osmanlı komutanı Fahrettin Paşa’nın dönüşte getirmiş olduğu eserlerin yer aldığını belirten Dursun’dan, bunların, Osmanlı hanedanı tarafından Mekke ve Medine’ye gönderilen hediyeler olduğunu öğrendik. Padişahların ve hanedan üyelerinin kutsal topraklara göndermiş oldukları hediyeler arasında şamdanlardan gülabdanlara, sanduka örtülerinden namaz takkelerine kadar pek çok parça yer alıyor.

Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Haluk Dursun, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle ziyarete açtıkları sergi alanıyla ilgili İstanbullulara ve müze ziyaretçilerine bir müjde de verdi. Müzenin en çok ziyaretçi kabul eden seksiyonlarından biri olan Kutsal Emanetler’e ek bir seksiyon olması düşüncesiyle bu sergi alanını hayata geçirdiklerini söyleyen Dursun, “Bu bölümü, Aşk-ı Nebi sergisi dışında devam ettirmek düşüncesindeyiz.” dedi. Haluk Dursun’un anlattığına göre, Has Oda’nın yanında yer alan Hazine Koğuşu da aynı kutsal tema ile yıl boyu ziyaretçilerin ilgisini çekecek ve bu şekilde Kutsal Emanetler bölümündeki yoğunluk azaltılmış olacak.

Peygamber Sevgisi Ziyaretçileri Kucaklıyor

Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Haluk Dursun’dan, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle düzenlenen Aşk-ı Nebi sergisinin müzedeki bölümünde sergilenen eserlerle ilgili bilgi vermesini istedik. Belirttiğine göre sergi; Hz. Peygamberin (S.A.V.) doğumu, peygamberliği, miraç, hicret, gazveler, Mekke’nin fethi, Hz. Peygamber’in vefatı, Ravza-i Mutahhara, Osmanlı sarayında Hz. Peygamber sevgisi bölümlerinden oluşuyor.




İlk bölümde Süleyman Çelebi’nin ‘Mevlid’ adlı eseri ve Hz. Peygamber’in hayatının minyatürlerle resmedildiği Siyer-i Nebi’den Peygamberin doğumunun betimlendiği minyatür ve nübüvvet mührünün resmedildiği levhalar yer alıyor. Yine Siyer-i Nebi’den ilk vahyin gelişinin betimlendiği minyatür ile hilye-i şerifler, insanlığın son peygamberi Hz. Muhammed’in (S.A.V.) peygamberliğinin anlatıldığı bölümde sergileniyor. Şeyh Hamdullah’ın göreni hayran bırakacak hattı ile yazılan Kur’an-ı Kerim’den Hz. Muhammed’in miracını anlatan İsra Suresi ile Kadem-i Saadet motifli takkeler, İsmail Hakkı Bursevi’nin 18. yüzyılda yazdığı ‘Miraciye’ de serginin Miraç bölümünün göze çarpan eserlerinden. Hicret bölümünde; Dürretü’t-Tâc fi Siret-i Sahibü’l-Mirac ve Zeylleri adlı eserden Hz. Peygamber’in Medine’ye hicret ile başlayan Medine bölümü ve Mescid-i Nebi’nin resimleri ziyaretçilerle buluşuyor. Sakal-ı Şerf mahfazaları, Medine-i Münevvere toprağı, hilye-i şerifler Mekke’nin Fethi bölümünde sergilenirken, Ravza-i Mutahhara bölümünde ise Ravza-i Mutahhara örtüleri, feraşet beratları,Hücre-i Saadet’e takdim edilen buğday, altın buhurdan, hilye-i şerif ve mücevherli örtüsü gibi eserler yer alıyor.

Serginin son bölümü olan Osmanlı sarayında Hz. Peygamber sevgisi bölümünde de Silsilename, Ehl-i Beyt ile ilgili hadis levhaları, murakkalar, destimal ve destimal kalıpları bulunuyor. Son olarak sergide yer alan erken tarihli hilye-i şerifin, Hafız Osman’ın Miladi 1673 tarihli eseri olduğunu belirten Dursun, ayrıca Yesarizade, Mehmet Hulusi, Kamil Akdik ve kadın hattatlarımızdan Fatma Şerife Mevhibe Hanım’ın hilye-i şeriflerinin de sergideki eserler arasında yer aldığını sözlerine ekliyor.

42 Hattatın Eserinde Hz. Peygamber Aşkı

Aşk-ı Nebi sergisinin Ayasofya ayağına sanat danışmanlığı yapan Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan, serginin bugüne kadar gerçekleştirilen en önemli ‘klasik İslam sanatları’ çalışması olma özelliğine sahip olduğunu belirtti. Özcan, Ayasofya Müzesi’ndeki serginin, günümüzde yaşayan hattatların, “Hz. Peygamber” temalı eserlerinden oluştuğunu ifade etti.

Yrd. Doç. Ali Rıza Özcan’ın da iki hat çalışmasının yer aldığı sergiye eserleriyle katkı sağlayan sanatçılar arasında Hasan Çelebi, Hüseyin Kutlu, Fuad Başar, Hüseyin Öksüz, Abdurrahman Depeler, Adem Sakal, Ali Toy, Cevad Horan, Davud Bektaş, Erol Dönmez, Fatih Özkafa, Ferhat Kurlu, Mehmed Özçay, Mehmet Memiş, Muhammed Yaman, Mustafa Parıldar, Osman Özçay, Ömer Faruk Özoğul, Seyit Ahmed Depeler, Tahsin Kurt, Yılmaz Turan, Nuria Garcia Masip gibi isimler de vardı.

Hz. Peygamberin her yaşı için bir eser düşünülerek hazırlanan sergide, birbirinden güzel 63 eser sanatseverlerle buluştu. Sergide 30’u ülkemiz hattatlarından, 12’si de yabancı hattatlardan olmak üzere 42 hattatın eserinin gösterildiği sergide, iki cihan güneşi Hz. Muhammed’in (S.A.V) şemal-i şerifini anlatan hilye-i şeriflerin yanı sıra, hadisler ve Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamber ile alâkalı ayetlerin yazıldığı levhalar yer aldı. Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan’a, sergide en beğendiği eseri sorduk. Sergide hem yazı tekniği bakımından hem de ibare olarak güzel eserlerin yer aldığını söyleyen Özcan, “Kayırmak maksadıyla söylemiyorum ama Türk hattatların eserleri öne çıkıyor sergide. Türkler, geçmişte olduğu gibi bugün de hat sanatının bayraktarı bana göre.” dedi.

Ayasofya Müzesi’nde yerli ve yabancı ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken sergide Özcan’ın iki eseri vardı. İlki, Allah’ın 99 ismi olan Esmaül Hüsna’dan “El Mü’min, El Müheymin, El Aziz”in yer aldığı levhaydı. Özcan, levhayı, celi ta’lik hatla çalışmış. Diğeri ise Kur’an-ı Kerim’den İsra Suresi’nin 88. ayetiydi. “Herkes yaradılışına göre davranır.” ayeti kerimesini Özcan, yine celi ta’lik hatla kaleme almış. Ayasofya’daki sergi, 8 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırladı.

İSMEK El Sanatları Dergisi 18 İNDİR

Bu yazı 870 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK