İSMEK

Desen Tasarımında Klasik Tarzlara Modern Dokunuşlar

  • #


Yazı: Selvet ÇAYBAŞI

Çizgi, hareket, ritim, denge, hacim, oran, şekil, perspektif, ışık ve renk unsurları dikkate alınarak kültürel motifleri ve geometrik çizgileri farklı bir forma dönüştüren desen tasarımları, günümüzde çeşitli sektörlerde karşımıza çıkıyor. Meşakkatli bir sanat dalı olmanın yanı sıra engin bir alan bilgisi gerektiren desen tasarımları kişilerde farkındalık oluşturan, hayal gücünü genişleten, kültürel zenginliğini arttıran ‘yaratıcılık sanatı’ şeklinde de adlandırılıyor. 2005’ten bu yana İSMEK branşlarının arasında yer alan ve bugüne dek sektöre yeni tasarımcı ve zanaatkârlar kazandıran İSMEK desen tasarım eğitimlerini; Resim Zümre Başkanı Emrah Tunaboylu, Desen Öğretmeni Emine Kazdal ve Ahşap Yakma Tekniği Branş Öğretmeni Rukiye Çalışkan ile konuştuk. Desen; kelime anlamı olarak varlık ve nesneleri, tahta, çini, kumaş, kâğıt gibi yüzeyler üzerinde belirli çizgilerle gösterme anlamını taşır. Özünü çizgiler oluşturduğu için adına “çizgi-resim” de denir. Tasarım ise zihinde canlandırılan biçimlerin hayata geçirilmesidir. Olanı yorumlayarak bambaşka bir forma sokmak, olmayan bir ürünü var etmek ya da kullanım ihtiyacına göre bir şeyin kullanılabilirliğini arttırarak farklı bir bakış ile yapılan şekillendirme işlemidir. Bu iki kelime yan yana geldiğinde de anlamlı bir bütünü -uçsuz bucaksız bir derya- desen tasarımını oluşturur.
Mobilyadan ev aksesuarlarına, tekstilden mimariye kadar çok geniş çalışma alanına sahip olan desen tasarımları; kişinin özgün ve özel işlere imza atmasına ön ayak olan bir sanat dalıdır. Görsel sanatların temel taşlarından olan desen ve tasarım konuları bireye bilgi ve kabiliyetin dışında ayrıca hayal kurma, farklılıkları bulma, sorgulama, yaratıcı ve eleştirel düşünme ile akıl yürütme gibi yetilerde kazandırır. Yeni bir sanat dalı gibi görünse de öncesine bakıldığında yüzyıllar ötesine ulaşan bir geçmişi bulunan desen tasarımı sanatının doğmasında hiç şüphesiz kadınların ve özellikle de Asyalı kadınların etkisi görülür. Doğu kadınının kendini ve yaşadığı ortamı süsleme ihtiyacı üretilen tüm objelere bir görsellik katmasını sağlar. Öncelikli gayenin estetik olduğu sanatta, bazen halıya dokunan bir ağaç, bazen yazmaya işlenen bir dal, bazen de kâsenin kenarına çizilen bir çiçek motifi kendini gösterir.

İSMEK’te Desen Tasarım Eğitimleri

Süsleme resmi bağlamında bakılması gereken desen tasarımı branş eğitimleri İSMEK’te uzun yıllardır veriliyor. I ve II olmak üzere iki aşamalı verilen eğitimlerde bireylere iyi bir sanat okuryazarı olma becerisi kazandırılıyor. Nokta, leke, doku, ışık-gölge, renk, kompozisyon ve denge bilgileri konu başlıklarından oluşan programda,  öğrencilerin farkındalık duygusu ve yorumlama güçleri arttırılıyor. Branşın 368 saatlik II. seviye eğitimlerinde de kişilere geleneksel Türk İslam sanatları da dâhil el sanatlarına dayalı tüm alanlarda kullanılan desenler doğal halleri bozulmadan tekrar yorumlatılıyor.


İSMEK Resim Zümre Başkanı Emrah Tunaboylu, İSMEK Desen Tasarımı Öğretmeni Emine Kazdal ve İSMEK Ahşap Yakma Tekniği (Pyrogravure) Öğretmeni Rukiye Çalışkan’a, İSMEK desen tasarımı eğitimlerini, branş hakkındaki görüşlerini sorduk. Üzerimizdeki kıyafetten ayağımızdaki ayakkabıya, evimizdeki perdeden duvar kâğıtlarına kadar aldığımız her üründe karşımıza çıkan desen tasarımı için üç öğretmen de tek noktada birleşiyor: “Kişiler el sanatlarının herhangi bir alanına yönelmeden önce temel sanat bilgilerini içeren müfredatı ile onlara kolaylık sağlayacak desen tasarımı branşında mutlaka eğitim almalılar.”

Desen Tasarımı Nedir?

Desen tasarımı denince akla güzelliğin felsefesi olarak ortaya çıkan estetik kavramı gelir. Çünkü insanoğlunun yaradılışında süsleme ve güzeli arama duygusu vardır. Bu duygu da insanların önce doğaya sonra da soyut kavramlara yönelerek sanatsal faaliyetleri gerçekleştirmesini sağlar. Desen tasarlama da sanat üretmektir. Doğanın çok iyi taklit edilerek sanatsal bir serüvenden geçmesi sonucunda oluşan klasik sanatların motifleri haricinde biçimsiz ve soyut birtakım görüntüler desen oluşturabilir. İSMEK Resim Zümre Başkanı Emrah Tunaboylu, tasarım desenleri için “En geniş tabiri ile bir bitki tohumunun ikiye bölünerek stilize (dış formunun anlaşılır hale gelmesini sağlamak) çizimidir.” şeklinde tanımlarken desenlerin toplumlarda bir anlatı aracı olarak geliştiğini ve yazıt niteliği taşıdığından söz ediyor. Tunaboylu, tarihsel süreçte evrilerek günümüze ulaşan desenlerde süsleme unsuru olarak kullanılan bir çiçek veya mitolojik hayvan figürüne bakarak; iyi bir sanat okuryazarının ulusların kimliğine dair pek çok şey söyleyebileceğinin bilgisini paylaşıyor.


Nasıl Yapılır?

Tasarım ögeleri veya kompozisyon ilkelerine uygun desen tasarımları için ilk önce kısa bir sürede öğrenilecek bir sanat dalı olmadığını belirtmekte yarar var. Eser üretmede teknik bilginin yanı sıra bireylerin hayal dünyasına da bağlı olan branş, dokuma, tekstil, ayakkabı, mimari gibi her biri ayrı uzmanlık isteyen geniş bir alanı kapsıyor. Uygulamaların nasıl yapıldığı konusuna gelirsek; tasarımı yapılacak obje seçilir ve natürmont olarak kâğıda aktarılır. Ardından gölgeleme işlemi yapılır ve objenin desen tasarımına adapte edilmesi sağlanır. Denge, renk, ahenk ve elemanların birbiriyle olan uyumuna dikkat edilerek oluşturulan kompozisyon çerçevesinde nesne orta, büyük, küçük olmak üzere en az üç boyutta kâğıt üzerine farklı yönlerde çizilir. Derinlik bilgisine sahip olan kişi ön ve arka formlar birlikteliğini akıcı bir biçimde çizer. Kompozisyon için gerekli renkler, renk kuralları içerisinde tespit edildikten sonra suluboya, akrilik veya kuru boya gibi malzemelerle renklendirme işlemi başlar. Vurgu yapılmak istenen bölümler renkle ya da boyanın farklı kullanımıyla ön plana çıkarılırken, renk bireyin isteği doğrultusunda kompozisyon yüzeyine dağıtılabilir. Formlar için kullanılan rengin koyusu veya kuru boyayla konturlar çekilir. Çizim işlemi tamamlanan çalışma baskı aşamasına geçer.


Resim ve Desen Tasarımı

Çizgilerden oluşan motiflerin renklendirme işleminden geçmiş hali olan desen çalışmalarında resim branşının teknik bilgileri kullanılır. İşin özünde çizim yani resim mantığı vardır. Kısacası iki alan birbiriyle doğrudan etkileşim halindedir.

Peki, aralarındaki fark nedir, her desen resim, her resim bir desen midir? Bir resmin tekrarları bize deseni verir çünkü desenin temel dinamiği aslında tekrarlar içermesidir. Ortaya konan ürün tekil ise o ya resimdir ya da resmin alt dallarından biridir. Resim ve desen tasarımı arasındaki bağa ilişkin görüşlerini öğrenmek istediğimiz Emrah Tunaboylu, öncelikle görsellikle ilgili olan her şeyin resim sanatının temelinde olduğunun altını çiziyor. Rembrandt, Velazquez gibi önemli ressamların dahi halı desenleri üzerine çalışmalarının olduğunu ifade eden Tunaboylu, “Resim, desen tasarımı değildir ama desen tasarımı resimden beslenen bir alandır.” diyor.

Yeni Tasarımcılar Yetişiyor

Desen tasarımı ile uğraşan insanlar için sanatçı, tasarımcı, zanaatkâr tabirleri çok kullanılır ancak bu kavramlar çoğu zaman anlam karmaşası yaratır. Doğru olansa tasarımcı veya zanaatkâr denmesidir. Çünkü tasarımcı yapılan bir iş üzerinde revizyonlar yaparak estetik sonuçlara ulaşan kişidir. Sanatçı ile zanaatkâr arasında durup her ikisinden de beslenen insandır. İyi bir iş çıkarmak isteyen tasarımcı, sanata yaslanarak zanaatını yapmayı bilmelidir. Yani makine nakış tasarımı yapmak isteyen biri makine nakışının nasıl yapıldığına dair fikir sahibi olmalıdır. Sanatçı kazanılması en zor unvan olup bilgili, entelektüel, zeki, gündemi takip eden, pazar takibini iyi yapan ve en önemlisi özgün eser ortaya koyandır. Zanaatkârın yaptığı ise var olan kompozisyonu tekrar etmek, kopyalamaktır. Kopyalar sadece zanaatkârın ustalık bağlamında sanatkârlığını ölçer.
İSMEK’te de ilk yıl teknik konulara vakıf olan öğrencinin ileri seviye eğitimlerinde sanatı derinlemesine öğrenmesi sağlanırken, Tunaboylu, “İSMEK desen tasarım branşında sektöre işini iyi yapan yeni tasarımcılar yetiştirme gayreti ile çalışıyoruz.” diyor.

Eğitimler Kişiye Farkındalık Kazandırıyor

İSMEK’te branş eğitimini veren Emine Kazdal, derslerin içeriğini, “Fonksiyonel ya da endüstriyel ürünler üzerinde daha renkli, göze hoş gelecek projeler üretmek.” şeklinde özetlerken, materyal olarak bazen bir eşarp, nevresim, halı veya banyo karosu üzerinde çalışmalar yürüttüklerini belirtiyor. Bireylerde farkındalık yaratarak yaradılışına uygun olan tasarımları yapabilme yeteneğinin ön planda tutulduğu derslerde konu olarak tasarım öğeleri nokta-çizgi, açık-koyu, ışık-gölge, biçim, doku ve renk, kompozisyon türleri ve kompozisyon öğeleri, tasarım ilkeleri, desen anlatım yöntemleri, çeşitli uygarlıklarla ilgili desen araştırmaları ele alınıyor.

Desen tasarımının bir üst seviye eğitimlere geçen kişinin ise önceki edindiği bilgi birikiminden doğal, yapay, matematiksel veya geleneksel formlardan hangisi üzerinde duracağına karar vermiş halde geldiğini belirten Emine Kazdal, “Zanaatkâr adayı sevdiği ve hoşlandığı anlatım yöntemi ve biçimine göre deseni nasıl hazırlayacağının detaylarını II. kademede öğreniyor.” diyor.

Tasarımlar Kişiseldir

El sanatları motifleri ile çağdaş formların tümünü kapsayan desen tasarımlarının hangi ihtiyaçtan doğup bir sanat dalı haline geldiğini Emine Kazdal şu cümlelerle açıklıyor: “Geleneksel Türk İslam sanatlarında motiflerin iskelet sistemleri üzerine nasıl yerleştirileceği öğretiliyor. Belli kurallar var ve bağlı kalmak zorundasınız. Uzun bir eğitim sürecinden geçtikten sonra geleneksel sanatları öğrenebilirsiniz. Diğer el sanatları branşları için de aynı şey geçerli. Öğrenciye teknik bilgiler ve malzeme kullanma bilgisini verir önüne koyduğunuz desene göre çalışmasını istersiniz. Ancak kişinin sürekli aynı şeyi yapması bir süre sonra ona sıkıcı gelmeye başlar ve yenilikler arar. İşte bu noktada işin içine tasarım girer. Tasarımda da önemli olan öğrencinin öğrendiği teknik bilgiyi kendi yorumuyla daha beğenilebilir ve satılabilir hale gelmesini sağlamaktır. Kısacası, iyi bir gözlem sonucunda toplumun neye ihtiyacı olduğunu belirleyerek, kişinin özel çalışmaları imza atmasına olanak veriyoruz.”


Renk ve Kompozisyon

Kişilerin gündelik hayatlarında kullanabilecekleri bilgilerin işlendiği desen tasarımları derslerinde renk konusu ise en önemli başlıklardan biri. Çünkü bazı topluluklarda rengin ne kadar önemli olduğu bilindiği için insanlara bu konuda korku ve kaygı yaşatarak öğretilen ve dayatılan bir kavram oluyor. Bu yüzden de desen derslerinde renk psikolojisi üzerinde uzun kalınıyor. Böylece kişilere herkesin bir rengi olduğu ve bunların insana enerji ve heyecan verdiği öğretiliyor. Kazdal, desende renk konusu için “Öğrenciler, renkleri bir arada kullanma cesareti göstererek o güne kadar üzerinde hiç taşımadığı tonları tasarımlarına yansıtıyor. Renklerin dilini öğreniyor. Ayrıca iyi bir tasarımcı olmak isteyenlerin öncelikle renkleri sevmesi ve yaşadığı toplumun tercihlerini iyi analiz etmesi gerekir.” diyor.

Desende dikkat unsuru yaratan bir başka alt başlık ise kompozisyon. Yatay çizgilerin statik, diyagonal çizgilerin dinamik formlar şeklinde adlandırıldığı iki tür kompozisyon olan desende Türk toplumunun tercihi daha çok statik olandan yana oluyor. Bunu nedeni ise toplum baskısı, özgür düşünememe ve hayal kurmama şeklinde özetleyen Emine Kazdal, “Bugün piyasada yer alan modacı veya tasarımcıların en iyi bildikleri şey toplumu iyi analiz etmektir. Bizim ülkemizde de yaşayan iyi bir tasarımcı statik kompozisyonların satmayacağını bilir ve ona göre çalışır, var olur. Ben de derslerimde öğrencilerime kompozisyonda dinamikliğin ne kadar önemli olduğunu anlatıyorum.” diye konuşuyor.

Geleneksel Motiflerden Modern Formlara

Ve motifler… Desenin tasarıma dönüşümü. İSMEK desen eğitimlerine belli kalıplar üzerinde çalışılarak başlanıyor. Özellikle toplumun hoşlandığı gül, karanfil, lale gibi floral desenler sık kullanılıyor. Emine Kazdal, bireylerin desen tasarımında sadece bir formu kâğıda aktarmayı değil dünyaya daha farklı bakmasını sağladıklarını şu örnekle açıklıyor: “Mevsimine göre canlı bir çiçek alıyoruz onu etüt ediyor, inceliyoruz. Yaprağın rengini, tasavvuf veya geleneksel Türk İslam sanatlarındaki anlamını, yüklendiği hikâyeyi işliyoruz. Herkes laleyi bilir, tek açan bir bitkidir. Ancak kaç yapraktan oluşur, hangi mevsimde dikilir, yaprağının genişliği ve üzerindeki dokusu nedir, açıldığında nasıl bir görüntü oluşur, Hollanda ile Osmanlı lalesi arasındaki fark nedir, öğrenci tüm bu bilgilere eğitimlerde vakıf oluyor.”

Günümüzde geometrik yani soyut formların da desen tasarımlarında ağırlıklı olarak kullanıldığını ancak tasarımın bu boyutunun dışarıdan bakıldığı gibi olmadığını da öğreniyoruz Kazdal’dan: “Soyut anlatımlar çalışmışlık ister. Kişinin soyuta yönelebilmesi için çok iyi resim bilgisi ve donanıma sahip olması gerekir. Bir resmi soyuta çevirebilmeniz demek artık onu matematiksel bir form olarak görmek ya da yaratılmış olan rengi ile ilgili mesaj verebilme becerinizin olması demektir. Ne yazık ki soyut anlatımı öğrencinin çabuk öğrenmesi mümkün değildir.”  şeklinde açıklıyor.

Amaç İstihdam ve Üretim

İSMEK’te desen öğrencilerinin tamamına yakını istihdam amaçlı branş seçimi yaptıklarını ve birçoğunun zaten belli uğraş alanı olduğunu ifade eden Emine Kazdal, “Bu kursa hiç kimse vakit geçiririm mantığı ile gelmiyor. Öğrencilerimin hepsi üretime katkıda bulunan insanlar. Kimi eşarp tasarlıyor, kimi mum yapıyor, kimi kanaviçe işliyor. Ama işin tasarım kısmına gelince hepsi tıkanıyor ve bize geliyorlar.” diye konuşuyor.
Kursa katılanları desen konusunda olabildiğince donanımlı yetiştirmek için çabaladığını da anlatan Kazdal, piyasanın ihtiyacına yönelik öğrencileri ile birlikte bir de nakış desen kitabı hazırlıyor.

Ahşap Yakmada Desen Tasarımları

Tezhip, minyatür gibi klasik, resim ve seramik gibi görsel, nakış, kumaş boyama gibi diğer el sanatlarına dayalı alanlarda kullanılan motifleri sıkça gördüğümüz bir alan daha var. O da İSMEK’te eğitimi verilen ve görsel sanatların temel öğeleri oran, orantı, kompozisyon, ritim ve denge özellikleri desen tasarımı ile aynı olan ahşap yakma tekniği (Pyrogravure) branşı. İki branşın birbirinden nasıl beslendiğini konuştuğumuz İSMEK’in ahşap yakma tekniği öğretmenlerinden Rukiye Çalışkan, her iki alanın ortak nokta olarak desenlerde buluştuğunu belirtiyor.  Ahşap yakmada desende olduğu gibi floral formların çok sık kullanıldığını sonrasında geometrik çizimlere geçtiklerini bunları etnik desenler ve hayvan figürlerinin takip ettiği ifade eden Rukiye Çalışkan; birinin uygulama alanının kâğıt, diğerininse ahşap olduğunu anlatıyor.

Özgün Tasarımlara İmkân Sağlanıyor 

Tasarımın tanımını yaparken ‘Bir şeyin kullanılabilirliğini arttırmak’ tabirini kullanmıştık. Rukiye Çalışkan da ahşap yakma eğitimlerinde bu öğretiden yola çıkarak farklı işlere imza attıklarından söz ediyor. Genellikle ahşap yakma ile ilgili görsel arayışına girildiğinde gravür örnekleri ile karşılaşıldığını ancak her iki branş arasında farklar bulunduğunu bu sebeple de öğrencilerin sanata geniş bir pencereden bakmasını sağlamak için derslerinde desen tasarım uygulamaları yaptığını belirten Çalışkan, Selçuklu motifini geleneksele bağlı kalarak modernize edip bardak altlığı, tepsi, sehpa, telefonluk gibi objelere dönüştürerek öğrencilerin özgün tasarımlara imza atmalarına yardımcı olduklarını dile getiriyor.
Halıda, kilimde, ahşapta, madende çok çeşitli şekillerde kullanılan Türk mimarisinin sekiz köşe yıldız motifindeki her bir köşenin anlamını öğrenen (merhamet, rabbine şükür, şefkat, sabır, doğruluk, sır tutmak, sadakat, cömertlik) bireylerin sanat anlayışlarında değişiklikler olduğunu ve daha pozitif duygular hissettiğini söyleyen Rukiye Çalışkan, motiflerin psikolojik etkilerine de değiniyor.

Sanat Öğrencileri Desen Tasarım Eğitimi Almalı

Desenler özünde toplumların kendilerini ifade ediş biçimlerinin yansıdığı koca bir dünya. Tasarımcılarda, zanaatkârlarda, sanatçılarda kullanıyor. Rukiye Çalışkan, bu sebeple desen tasarım eğitimlerinin tüm sanat dalları için gerekli olduğunu, en azından öğrencilerin ilk bir yıl sadece bu kursu gitmesi gerektiğini vurguluyor. Bireylerin sonraki alan seçimlerinde daha bilgili davranarak hareket edeceklerini söyleyen Çalışkan ayrıca bu şekilde üretilen eserlerde de kalitenin yükseleceği görüşünde.

Tüketicilerin daha çok desen tasarımlarıyla moda, mobilya,  görsel objeler ve hediyelik eşyalarda karşılaştıklarını belirten Çalışkan, iyi bir tasarımcı olmak için renk, oran-orantı bilgisine sahip olmanın yanı sıra bireyin görsel zevkinin de gelişmiş olmasına dikkatleri çekiyor. Desenlerin çıkış tarihi olarak çok eskilere gidilebileceğini ancak sanat dalı olarak yeni yeni farkına varıldığını dile getiren Çalışkan, bu branşta eğitim alan öğrencilerin ev aksesuarları, modelistlik, restorasyon, grafikerlik gibi pek çok alanda üretim yapabileceklerini belirtiyor.

İSMEK desen tasarımları eğitimleri ile çok sayıda kişiye iş sahası yaratırken sektörün de ihtiyacı olan kalifiye eleman ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. İSMEK’in desen tasarımı branşının I. ve II. seviye eğitimleri Üsküdar Aziz Mahmut Hüdayi Mahallesi Kurs ve Uygulama Merkezi'nde devam ederken, I. seviye eğitimler ayrıca Bakırköy Resim İhtisas Merkezi, Beşiktaş Ortaköy ile Üsküdar Türk-İslam Sanatları Temel’de veriliyor.  

İSMEK El Sanatları Dergisi 21 İNDİR

Bu yazı 2437 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK