Makale

Kadın Eserleri Kütüphanesi

  • #


Yazı: Aslı DAVAZ

1989 yılından bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı; bir yerel yönetim sivil toplum kuruluşu işbirliği içerisinde, kadın merkezli kütüphanecilik ve arşivcilik çalışmalarını yürütmektedir. 20 yıldır hizmet veren kütüphaneye başkanlıkları döneminde desteklerini esirgemeyen tüm belediye başkanlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Kadın merkezli kütüphaneler ve arşivler, kadınlar ve kadın hareketinin belleğini oluştururlar. Kadınların tarihteki “görünmezlikleri” konusunda bilinç yaratırlar(*). Bu kütüphaneler ve arşivler, kadınlık bilincinin gelişimine paralel olarak büyürler. Türkiye’de, 1980’lerde, önce İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde, kadınların kurdukları bilinç yükseltme gruplarıyla başlayan dalga, kadından yana çok çeşitli etkinlikler ve vakıfların kurulması ile devam etti. Bu dalganın ürünlerinden biri de 1989’da kurulan, 14 Nisan 1990’da açılan Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı olmuştur.

Kadın Kütüphanesi bu yıl 20. kuruluş yılını kutlamaktadır. Bu süreçte, “Kadınların geçmişini iyi tanımak, bu bilgileri bugünün araştırmacılarına derli toplu bir şekilde sunmak ve bugünün yazılı belgelerini gelecek nesiller için sağlamak” doğrultusunda, kuruluş amacına bağlı olarak çalışmıştır(*).

Kadın Kütüphanesi’nin 20 yılda kadın konusundaki belgelerden oluşan ilk ve en büyük koleksiyonu oluşturması, ülkemiz açısından çok önemli bir kazanımdır. Bu koleksiyon kitap, arşiv, belge, süreli yayınlar, efemeralar, 20 yıllık basın taramasından oluşan gazete kupürleri, kadın örgütleri koleksiyonu, özel arşiv koleksiyonu, görsel koleksiyonlar (kartpostal, afiş, fotoğraf, dia, video, kaset) ile sanatçı, yazar ve siyasetçi kadınların biyografik dosyalarından oluşmaktadır.

Kütüphanenin bir başka işlevi de diğer kütüphane ve arşivlerde bulunan, kadınlarla ilgili belgeleri bulmaktır. Vakıf, bu belgelerden oluşan birçok bibliyografya ve katalog hazırlamıştır. Koleksiyonun ulaştığı aşama son derece önemlidir. Örneğin Vakıf, 18-21 Nisan 1935 yılında Türk Kadınlar Birliği’nin ev sahipliğini yaptığı ve İstanbul’da toplanan “Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkı, Vatandaşlık ve Politik Eylemi için Uluslararası Kadın Birliği’nin 12. Kongresi’ne katılan delegelerin izlenimlerini kaydeden bir gazetecinin defterini koleksiyonuna katmıştır. Ancak bu ve benzeri belgelerin sağlanmasında yaşanan inişler ve çıkışlar, kesintiler ve duraklamalar nedeniyle koleksiyon, nicel olarak ulaşabileceği noktadan geride kalmıştır. Kütüphane ve arşiv, kuruluşundan bu yana resmi hiçbir mali ödenek almaksızın, büyük ölçüde bağışlarla belge satın almıştır. Uzun zamandır mali yetersizlikler nedeniyle belgeler sadece bağışlar yoluyla kütüphaneye sağlanmaktadır. Belge sağlama sürecini kurumsallaştırabilmek ve bu konuda mali yetersizliği aşabilmek en önemli sorundur.

Kadın konusunda uzmanlaşmış kütüphaneciler ve arşivciler, hem geçmiş ile hem de gelecek ile yarışmakta; her an kaybolmaya aday belgelere ulaşmaya, her gün oluşan yeni belgeleri kaybolmadan arşivlemeye çalışmaktadır. Kadın merkezli kütüphaneler ve arşivler, kadın konulu belgeleri özel olarak toplamadığı takdirde, başka hiçbir kurum tarafından da böyle bir çalışma yapılmadığı için bu belgeler yok olmaya aday en yakın belgeler olmaktadır.
Kadın konulu belgeleri sağlayan kütüphanelerde, kütüphaneci ve arşivci olmak yetmemektedir; çünkü bir kadın kütüphanesi uzmanı, topladığı ve peşinde olduğu belgelerin niteliğini de bilmek zorundadır. Bu uzman, çalıştığı ülkenin kadın hareketi tarihini iyi bilirse, neyi nerede arayacağını, nerede nasıl bir belge bulacağını bilir. Geleneksel bir arşivcilik ve kütüphanecilik anlayışıyla, kadın merkezli kütüphaneler ve arşivler gelişememektedir. Üniversitelerin, kütüphanecilik, arşivcilik, kadın araştırmaları bölümleri ile ortak bir çalışma yapmaları bu yetersizliği çözecektir.

Kuruluşundan 20 yıl sonra kadın kütüphanesinin, kadın hareketinde bir aktivist olarak faaliyette bulunması değil, bu faaliyetleri yürüten kadınların aktivitelerinin belge ve arşivlerini sağlamada aktivist olması gerektiği görüşü netleşmiştir. Kadın konulu kütüphaneler kadın örgütüdürler, aktivist kadınların ürettiği belgeleri toplamakla yükümlüdürler. Kadın konulu kütüphanelerin, aktivist olduğu alan, kadın aktivistlerin yarattığı belgeleri toplamak ve korumaktır. Kadınları, dün ve bugün, belgelerle görünür kılmaktır.

Her ne kadar kütüphanenin en zengin koleksiyonu kadın örgütlerine ait olsa da tıpkı diğer belgelerde olduğu gibi olması gereken noktadan uzağız. Ancak, bugün, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın 20. yılında, kadın hareketi, kütüphanesi ve örgütleriyle “kadın konulu belgelerin” korunması alanında yapısal bir çözüme ulaşabilecek bir deneyim kazanmıştır.

Kadın kütüphanelerinin sorunlarının aşılması açısından üniversitelerin bünyesinde açılan kadın araştırma merkezlerinin büyük önemi vardır. 1990’lı yıllardan itibaren, Türkiye’de toplam 15 üniversitede kadın sorunları araştırma ve uygulama merkezinin kurulmuş olması son derece önemli bir adımdır. Kadın Kütüphanesi bu 15 kadın araştırma merkezi, kütüphanecilik ve arşivcilik bölümlerinin uzmanlarıyla sorunların çözümüne yönelik bir çalışma grubu oluşturabilir. Üniversitelerde sayılan bölümlere bağlı olmadan kadın konusunda araştırma yapan kadın akademisyenler veya herhangi bir kuruma bağlı olmayan kadın araştırmacılar da bu çalışma grubunun asli unsurları olabilirler. Dünyadaki kadın kütüphaneleri de böyle bir alt yapı oluşturarak, sözü edilen sorunların üstesinden gelmeye çalışmaktadırlar. Kadın Eserleri Kütüphanesi, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının desteği ile ortaklaşa yürüttüğü İSTANBUL KADIN-KADIN İSTANBUL Projesi kapsamında kadın konulu 36 panel ve 18 kadın gözüyle İstanbul gezileri düzenlemenin coşkusuyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Kadınların Özel Arşivleri

Kadın arşivlerinin bağışlanması tamamen gelenek dışıdır. Gelenek olmayan yerde yeni yöntemler yaratmak gerekmektedir. Ülkemizde sistematik bir biçimde arşiv bağışlama geleneği zayıftır; kadın arşivlerinin bağışlanması ise tamamen gelenek dışıdır. Bir kadının arşivinin belirli bir kurumda bulunması hâlâ belirli kıstaslara tabidir. Arşivi olan kadının ya çok meşhur olması ya da çok önemli bir ailenin üyesi olması bu kıstaslardan geçerliliğini en çok koruyanıdır ve bu gelenek hâlâ sürmektedir.

Türkiye’de kadınların özel arşivlerini 1990’a kadar toplayan hiçbir kurum bulunmamaktaydı. Arşiv toplayan önemli devlet kurumlarında örneğin, Başbakanlık Arşivi’nde veya Osmanlı Arşivi’nde dahi bugüne kadar yaptığımız çalışmalar çerçevesinde tam anlamıyla bir kadın arşivine rastlanmamıştır. Bu kurumlarda bulunan kadın belgeleri iki türdendir; ya bir kadına ait belirli tesadüfler sonucunda sağlanmış birkaç belgeden oluşmaktadır ya da belgeler, o kadının babasının, kardeşinin veya oğlunun arşivinin içinde saklı bir biçimde bulunmaktadır. Biz kurum olarak 1990 yılından beri yani 20 yıldır sistematik, bilinçli ve yöntemli bir şekilde kadın arşivlerini sağlama çalışmalarını yürütmekteyiz.

Vakfın sağladığı ilk arşiv eski Çorum Milletvekili ve Türk Kadın Birliği Üyesi Hasene Ilgaz arşividir(*). 1991 yılında Hasene Ilgaz daha bir yıl önce kurulmuş vakıftan haberdar olmuş ve bizi arayarak kendi özel arşivini tasniflediğini ve bize bağışlamak istediğini bildirmişti. Hasene Ilgaz arşivi Türkiye’de ilk kez bir kadın tarafından kendisinden talep edilmediği halde bağışlanmış ilk kadın arşivi olarak şimdiden tarihe geçmiştir.

Bu yazıda bağışlanan tüm arşivlerin bağış serüvenini anlatmamız mümkün değildir; ancak taşıdıkları özellikler açısından arşivlerden birkaç örnek daha vermek gerekmektedir. Vakıfta bulunan özel arşivler iki türdendir. Birinci kategoride bulunan arşivler, hayatta olan kadınların bağışladıkları arşivlerdir.

İkinci kategoride bulunan arşivler ise, bu kadınların vefatından sonra aileleri tarafından bağışlanan arşivlerdir. Belki de bu kategorilere bir üçüncüsünü eklemek gerekebilir; bunlar da bu kadınların vefatından sonra yakınları tarafından çöpe atılan ve yine bir dizi tesadüf sonucu sahafların eline geçen ve daha sonra vakıf tarafından satın alınan arşivlerdir. İkinci kategoride bulunan arşiv türlerine en güzel örnek Türkiye’nin ilk kadın avukatlarından Süreyya Ağaoğlu’nun arşividir. Altı bine yakın belgeden oluşan bu arşiv kadın konulu arşivciliğe en güzel örneği oluşturmaktadır. Bu arşivde bulunan belgeler sıradan belgeler değildir, her biri ayrı ayrı tarihsel önem taşımaktadır.


Saklı Arşivler(*)

Kütüphanelerde ve arşivlerde bulunan kadınlarla ilgili özel bilgiler, bir erkeğin arşivi içinde saklanmakta, kadınları görünmez kılmaktadır. Bu nedenle, kadınlarla ilgili artık/kırıntı/ parça/kalıntı koleksiyonlardan söz edilebilir. Bu tür parçalı kadın koleksiyonları daha çok erkeklerin özel arşivleri arasından çıkmaktadır. Çünkü kadınların kendilerine ait özel arşiv alışkanlıkları azdır. Böyle bir alışkanlık olsa bile, toplumsal baskılar ciddi engeller oluşturmuştur. Örneğin aile arşivleri içinde kadınlara ait bilgi “Diğerleri” adı altında ayrı arşivlenmekte ya da imha edilmektedir(*).

Kadın araştırmacılar ve kadın kütüphaneleri bu koleksiyonlar üzerinde çalışarak, saklı koleksiyonları ortaya çıkarmaktadırlar. Doğru biçimde kataloglanmadığı için kullanıma hazır olmayan saklı koleksiyonları keşfetme işi de bizi beklemektedir. Böylece var olan koleksiyonlardan yeni koleksiyonlar yaratılabilir. Bu saklı koleksiyonları bulmak için öğrencilere tez konuları verilebilir, araştırmacılar bu doğrultuda yönlendirilebilir. Örneğin, Ankara’daki Başbakanlık Devlet Arşivleri ve Milli Kütüphane gibi bütün resmi ve özel arşivler taranarak kadınlarla ilgili saklı koleksiyonlar kataloglanabilir diye düşünüyoruz.

Sadece kütüphanemizin değil, tüm kütüphane ve arşivlerin karşı karşıya olduğu sorunların başında gelen bir konuda da değeri bilinmediği için kaybolan, kâğıt hamuru olmaya gönderilen veya yakılan evraklardır. Geçmişe ışık tutacak belgelerin yok olmasıyla kaybedilen geçmişimiz…

Son olarak şunu söyleyebiliriz ki; bugüne değin kütüphane çalışmalarının yetkinleştirilmesi, kalitesinin artırılması, yeni çalışma alanları açılması üzerinde yoğun çaba gösterdik. Bir kadın kütüphanesinin gerekliliği, kadınlara ait ve kadınlar hakkında bilgi ve belgelerin toplanmasının önemini kabul ettirmek için mücadele ettik. 2000’li yıllarda bile “neden bir kadın kütüphanesi gereklidir, ne işe yarar”, sorusuna tekrar tekrar yanıt vermek, yaşaması ve işlevini yerine getirmesi için sürekli mücadele etmek zorundayız. Yoksa gün gelir, “size falanca kitaplıkta bir oda verelim, vakıf da diğer kadın etkinlikleriyle uğraşsın, ayrı bir kadın kütüphanesine ne gerek var” yaklaşımıyla karşı karşıya kalabiliriz…

Kadınlar kendi tarihlerine, kendi belgelerine sahip çıkmak istiyorlarsa, kütüphaneyi sürekli olarak yaşayan ve gelişen bir organizma gibi canlı kılmalıdırlar. Bu kuşkusuz kütüphane kurucularının, genel kurul üyelerinin ve bir avuç kütüphane dostlarının altından kalkacağı bir iş değildir. Kütüphaneyi zenginleştirmek ve yaşatmak tüm kadınların ve kadın dostlarının görevidir.

Kaynakça:

*90’larda Türkiye’de Feminizm, derleyen : Aksu Bora – Asena Günal, İstanbul, İletişim Yayınları, birinci baskı, 2002 *Genevieve Fraisse, Les femmes et leur histoire, Paris, Editions Gallimard, Folio Histoire, 1998 *Archives du Féminisme, bulletin no 5, Juin 2003 ve bulletin no 6, Décember 2003 *Women’s Archives Guide : Manuscript Sources for the History of Women, Joanna Dean and David Fraser, National Archives of Canada, Ottowa, 1991 *Language, gender and sex in comparative perspective, edited by Susan U. Philips, Susan Steele and Christine Tanz, Oxford University Pres, 1987 *Discovering Women’s History : a practical guide to the sources of women’s history 1800 – 1945 Deidre Beddoe, San Francisco, Pandora, 1993 *Women’s Collections : Libraries, Archives and Consciousness, editor : Susanne Hildenbrand, New York, The Haworth Press, 1986 Dipnotlar: *Françoise Thébaud, Ecrire l’histoire des femmes et du genre, 2eme édition revue et augmentée, Lyon, ENS Editions, 2007 *Süreyya Ağaoğlu Özel Arşivi Kataloğu, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı,Hazırlayan:Yusuf Altan Altınok, Danışman : Bekir Kemal Ataman, 250 s. , İstanbul, 2007 *Hasene Ilgaz Özel Arşivi Kataloğu, TC. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü, Lisans Tezi, Hazırlayan : Nurgül Özdoğan ve Zeynep Eratalay, Danışman : Bekir Kemal Ataman, 178 s. , İstanbul, 1995

*Women, Information and the Future, edited by Eva Steiner Moseley, Fort Atkinson, Wisconsin, Highsmith Pres, 1994

*Vakıf kuruluş Senedi

*Vakıf Kurucu Üyesi

İSMEK El Sanatları Dergisi 9 İNDİR

Bu yazı 781 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK