Makale

Atatürk Kitaplığı Kartpostal Koleksiyonu

  • #


Yazı: Hüseyin TÜRKMEN* - İrfan DAĞDELEN

Bir zamanlar hızlı ve ucuz haberleşme aracı olarak kullanılan kartpostallar, internet karşısında büyük kan kaybetti. Oysa, kültür ve şehir tarihi araştırmacıları tarafından en çok kullanılan görsel malzemelerin başında kartpostallar gelmekteydi. Çünkü geçmiş dönemin gündelik ve sosyal hayatına, kültürel ve tarihî değerlerine ilişkin sayfalar dolusu yazıyla anlatılamayacak düşünceleri, bir karelik kartpostalla ifade etmek mümkün.

Geçmişin izlerini bir fotoğraf karesinde saklayan kartpostallar, anıların en canlı tanıkları olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü günümüzde değişen ve yok olan sadece tarihi evler, binalar, sokaklar, şehrin görünümü değil, aynı zamanda insanlar ve tabii ki onların özneleri olduğu sosyal hayat. Bu sebepledir ki tarihî kartpostallar, değişen ve yok olan bu çevre ve sosyal hayata ilişkin araştırma ve nostaljik bir gezi yapmak isteyen herkesin başucu kaynaklarından belki de en önemlisi. Önce siyah beyaz basılan, ardından olanca renkleriyle raflarda yerini alan kartpostallar, yakın tarihe ışık tutması nedeniyle belgesel bir değer de taşıyor.
19. yüzyılın ortalarında Avrupa ve Amerika’da kullanılan ilk kartvizitler, “Genellikle dikdörtgen biçiminde ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, zarflı veya zarfsız gönderilen posta kartı” şeklinde tanımlanan bugünkü kartpostalların atası olarak kabul edilir. Çoğunlukla arkadaş ziyaretlerinde ve özel günlerde kullanılan kartvizitler, doğum günlerinde, yortularda yakın çevreye verilmeye başlanmıştır. Amerikan iç savaşı sırasında büyük bir pazara dönüşen kartvizitlerin boyutları büyüyerek kartpostala dönüşmüştür.

Uzun bir geçmişe dayanan kartpostalların Türkiye’de yaygınlaşması Osmanlı Devleti'nin de katılımcı olduğu 1893 Chicago Dünya Sergisi'yle başlamıştır. Sergi sonrasında Amerikan Hükümeti, ABD posta teşkilatı aracılığıyla, yayıncılara ilk kez 1 sentlik kartpostallar bastırma izni vermiştir.

Avrupa ülkelerinin posta idareleri, mektuba kıyasla daha ucuz gönderilebilecek bir haberleşme vasıtası olması düşünülen kartpostalların gönderilmesini kurallara bağlamaya başlar. Buna göre kartpostallar; açık yani zarfsız gönderilecek, kartın arka yüzünde pul ve adres için boş alan bırakılacaktır.

Kartpostalların Osmanlı'da yaygınlaşması, Max Fruchterman ile başlamıştır. İstanbul'a 1867 yılında gelen Max Fruchterman, gelişinden yaklaşık iki yıl sonra Yüksekkaldırım'da bir çerçeveci dükkânı açar ve 1895 yılında ilk Osmanlı kartpostal serisini Breslau'da bastırmaya başlar. Max Fruchterman’ın bu serüveni vefatına, yani 1918 yılına kadar devam etmiştir. Osmanlı'daki diğer önde gelen kartpostal editörleri ise E. F. Rochat, Jacques Ludvigsohn, G. Berggren ve Israilovitch’tir.

Kartpostallara önceleri sadece şehirlerin, güzel ve muhteşem binaların fotoğrafları konu olurken, sonraları meşhur adamların, sanatkârların ve artistlerin portreleri de konu olmaya başlamıştır. Daha sonraları, artan ilgi üzerine çocuk ve hayvan fotoğrafları ile meşhur tabloların röprodüksiyonları ve sosyal hayatın renkli kareleri de kartpostalların konusu olmaya başlamıştır. Böylece kartpostallar, sadece bir haberleşme aracı olmakla kalmamı ş, bazı tarihi ve siyasi olayların yanı sıra kimi özel olayların geniş kitlelere duyurulmasında ve gündemde tutulmasında önemli rol oynamıştır.
Zamanla yaygınlaşan kartpostallar koleksiyon meraklıları için olduğu kadar araştırmacılar için de büyük değer taşımaya başlamıştır. Çünkü çoğu yabancı fotoğrafçıların çektiği Osmanlı kartpostallarındaki sokaklar, binalar, satıcılar, taşıma araçları, hatta poz veriş tarzlarıyla insanlar… Bütün bunlar siyasi ve sosyal tarih, mimarî, şehircilik, eğitim, sosyoloji, etnografya gibi birbirinden çok farklı alanlarda çalışan araştırmacılar için eşi bulunmaz birer belge niteliği taşırlar. Kartpostalların bu özelliklerini bugünden yarına taşıyabilmeleri; bunların derlenip toplanarak araştırmacıların hizmetine sunulması ile mümkündür. Bunu yapacak kurumların başında ise kütüphaneler gelmektedir.

Günümüz Türkiye’sinde kartpostal vb. görsel malzeme bulunan kütüphane sayısı çok sınırlı sayıdadır. Koleksiyonunda bulunan görsel gravür, fotoğraf, kartpostal vb. görsel malzemeleri, araştırmacıların hizmetine en profesyonel ve hızlı şekilde sunan kütüphanelerin başında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı gelmektedir.

Türkiye’de bulunan kütüphanelerin birçoğunda bir veya birkaç tür yayın bulunurken, Atatürk Kitaplığı’nda bulunan yayın türü kütüphane malzemesi sayılamayacak derecede çoktur. Bunlardan ilk akla gelenlerden bazıları şunlardır: Matbu kitap ve süreli yayınlar, yazma kitap ve süreli yayınlar, padişah belgeleri fermanlar, beratlar, hüccetler vb., gravürler, albümler, haritalar, kartpostallar, tablolar, hat levhaları, murakkalar, cam negatifler... Atatürk Kitaplığı’nda bulunan bu koleksiyonlardan gerek yerli gerekse yabancı uyruklu araştırmacılar tarafından en çok kullanılanlarından başında ise kartpostallar gelmektedir.


Atatürk Kitaplığı Kartpostal Koleksiyonu’nun Oluşumu

Atatürk Kitaplığı’nın bugünkü koleksiyonunun oluşumunda kitap ve kütüphane severlerin bağışları önemli rol oynamaktadır. Öyle ki kütüphanenin paha biçilmez koleksiyonunun neredeyse tamamına yakını hayırseverler tarafından bağışlanan koleksiyonların parçasıdır. İşte kartpostal koleksiyonu da bu paha biçilmez koleksiyonlardan birisidir. Zamanın uygulayıcıları tarafından bağışlanan kartpostal albümlerinin içerisindekiler tek tek kaydedilerek yeni bir koleksiyon oluşturulmuştur. Bu şekilde oluşturulmaya başlanılan koleksiyondaki parça sayısı 5 binken; kütüphaneye çeşitli zamanlarda bağışlanan kitap, evrak vb. koleksiyonların içerisinden çıkan kartpostalların da bu koleksiyona dahil edilmesi ile sayı 9 bine ulaşmıştır. Son zamanlarda koleksiyonun niteliksel olarak gelişmesi için kütüphane müdürlüğü tarafından yapılan satın almalar ile koleksiyondaki kartpostal adedi 12 bin 500 olmuştur.

Atatürk Kitaplığı’ndaki kartpostalların tam bir konu listesini vermek fazla yer tutacaktır. Bu sebeple yazımızda bu kartpostallarda en çok öne çıkan konu başlıkları hakkında bilgiler vereceğiz.
Atatürk Kitaplığı’ndaki kartpostallardan 7 bin adedi Türkiye’de basılmıştır. Geri kalanlar ise muhtelif batı ülkelerinde basılmıştır. Atatürk Kitaplığı’ndaki kartpostalların çoğunluğu Türkiye ve İstanbul konuludur. Buna göre kartpostalların coğrafi dağılımları şu şekildedir:

Türkiye: 10 bin 500 (Bunun yaklaşık 4 bini İstanbul konuludur); Avrupa: 1695; meslekler: 571; portreler: 2168; hatlar: 127; konutlar: 350; sosyal ve gündelik hayat: 450; ulaşım: 550. Bu listeyi uzatmak mümkündür. Yukarıdaki istatistikî bilgilerden de anlaşılacağı üzere, Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda İstanbul konusu öne çıkmaktadır. Bu kartpostallar, özellikle şehir tarihçileri ve kültür araştırmacıları için büyük önem taşımaktadır. Değişen hizmet anlayışı ve yükselen hizmet kalitesi ile paralel olarak artan okuyucu talebi, bunun en büyük göstergesidir. Üstelik bu kartpostallar sadece araştırmacılar tarafından değil, aynı zamanda geçmişi merak eden halk ile tarihi ev ve yapılarını ispat veya restore etmek isteyen kişiler tarafından da kullanılmaktadır. Atatürk Kitaplığı Kartpostal Koleksiyonu'nun Niteliksel Durumu Atatürk Kitaplığı’nı diğer kartpostal koleksiyonu bulunan kütüphanelerden farklı kılan etkenlerin başında, kartpostalların kataloglanması ve okuyucu hizmetlerindeki ileri kütüphanecilik uygulamaları gelmektedir. Bu hususta dile getirilmesi gereken en önemli nokta, kütüphanede bulunan kartpostalların tamamının kayıt, kataloglama ve sınıflama işlemleri ile uluslararası standartlara uygun olarak taranarak bilgisayar ortamına aktarılması işlemlerinin tamamlanmış olmasıdır.

Atatürk Kitaplığı’ndaki kartpostallar, kütüphanelerde uygulanmakta olan kataloglama kurallarından çok daha geniş bir anlayışla kataloglanmaktadır. Böyle ki, yukarıda da ifade edildiği üzere bu koleksiyonların kullanıcıları, hem şehir tarihçileri, hem kültür tarihçileri, hem de diğer özel araştırmacılardır. Dolayısıyla bu kullanıcıların her birinin bu objelere bakışı ve bunlara ait kataloglardan beklentileri çok farklıdır. Bu sebepledir ki, Atatürk Kitaplığı’ndaki kartpostalların kataloglanması sırasında bu araştırmacılardan gelen talep ve eleştiriler doğrultusunda farklı bir kataloglama yöntemi geliştirilmiştir. Buna göre kütüphanedeki kartpostalların her birisi öncelikle standart kütüphanecilik kurallarına uygun olarak kataloglanmıştır. Daha sonra bu kartpostallar coğrafik olarak kataloglanmıştır. Son olarak da kataloglamaya konu olan kartpostaldaki her bir ayrıntı tek tek belirlenerek her biri için ortak bir konu başlığı veya anahtar kelime ve kavram kullanılmıştır. Kısaca her bir kartpostal için tek tek adı ve varsa fotoğrafçısı, yayın yeri, editörü ve tarihi, fiziksel özellikleri (ebatları, baskı türü ve yöntemi), konu başlıkları (coğrafi tanım, konu edinilen ülke, şehir, ilçe ve semt), anahtar kelime ve kavramlar (burada kartpostaldaki her bir tanımlama öğesine -cami, bina, insan, hayvan, araç...- ilişkin ayrı konu başlığı veya belirlenen anahtar kelime ve kavram gibi bilgiler verilmiştir.

Son olarak şu hususu da belirmek gerekir ki, Atatürk Kitaplığı kartpostal koleksiyonunun okuyucuya açık olan kısmının tamamına internet aracılığı ile her hangi bir üyelik gerekmeksizin ve ücret ödemeksizin ulaşmak mümkündür.

İnsanlarla beraber binalar, parklar, sokaklar hatta bütün bir şehir değişiyor. Değişiyor ne kelime, bazen yok bile oluyor. İşte günlük hayatın akışında nasılsa saklanabilmiş olan kartpostallar bir yüzünde müşahhas bir tarihi, Yahya Kemal’in mısrasıyla “en sahih aynadan aksettiriyor” iken, öbür yüzündeki yazılarla da bu tarihin daha şahsî ve mahrem arka planını verir. Hiç şüphesiz onları okuyabilen gözlere ve şifrelerini çözebilen feraset sahiplerine bulunmaz bir hazinedir, Atatürk Kitaplığı.


İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü (Atatürk Kitaplığı) Nadir Eserler Uzmanı

İSMEK El Sanatları Dergisi 9 İNDİR

Bu yazı 1123 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK