Gölge Tiyatrosu

Özgün Tasvirlerle Karagöz ile Hacivat

  • #


Yazı: Rukal KAYRA

Bir zamanlar bu ülkenin en önemli hayal kahramanları olan Karagöz ile Hacivat, günümüzde emektar tasvir yapımcıları, hayaliler ve akademisyenlerin çabalarıyla yaşatılmaya çalışıyor. Bu değerli insanlardan biri olan ve Geleneksel Türk El Sanatları'nın değerli eserlerinden Gölge Tiyatrosu’nun tasvirlerini üreten Suat Veral, Kültür Bakanlığı’nın bu alanda kayıt altına aldığı tek sanatçı…

Günümüzde sadece Ramazan aylarında hatırlanan ve çocuklara eğlencelik olarak sunulan Karagöz ile Hacivat, sinema, televizyon ve internet gibi kitle iletişim araçlarının kölesi olmadığımız bir zamanlar bu ülkenin en önemli hayal kahramanlarıydı. Hayalinin doğaçlamaları, toplumsal sorunlara parmak basmanın ötesinde önemli mesajlar taşımakta, duygusal ve mizahi yönüyle izleyicilere hep birlikte geçirilen keyifli zamanlar yaşatmaktaydı. Bu milli değerimiz gene eski heybetli günlerine döner mi bilinmez ancak bu sanatın yaşatılması için çaba gösteren tasvir yapımcıları, hayaliler ve akademisyenlerin çabalarını da tebrik etmeden geçmemek gerekiyor. Bu yazımızda Karagöz ile Hacivat’a gönül vermiş bir tasvir yapımcısının portresini çizeceğiz.


Kayıt Altındaki Tek Tasvir Ustası

Geleneksel Türk El Sanatları'nın değerli eserlerinden Gölge Tiyatrosu’nun tasvirlerini üreten Suat Veral, Kültür Bakanlığı’nın bu alanda kayıt altına aldığı tek sanatçı… Kendisi gibi Türk El Sanatları’na gönül vermiş ağabeyi Tevfik Veral’dan öğrendiği ve zamanla meslek olarak benimsediği bu el sanatını 26 yıldır icra ediyor. Veral, şu ana kadar 350 çeşit tasvirden 20 bine yakın eser üretmiş. Gölge oyunumuz olan Karagöz ile Hacivat’ı oynatmaktan ziyade tamamen tasvir boyutunda kalarak kültürümüze yardımcı olacak şekilde zengin çeşitleri yapıp yaymakla hizmet etmeyi düşünen Veral,“Yıllarca yapmış olduğum mesleğimde büyük ilgi gördüm ve almış olduğum iyi tepkiler bana güç verdi. Bugünkü saygın ustalarımızın da takdirlerini alıyorum ve yeni Karagözcülerin yetişmesinde de yaptıklarımla yardımcı oluyorum.” diyor.

“Meslekte; ağabeyimden öğrendiğim tekniğin de üstünde bir açılım yapmak hedefiyle, yapmış olduğum tasvirlerimde özel olarak kullandığım boyalarla ve uyguladığım özel bir işleme tekniğiyle, tamamen el emeğiyle, gölge sanatımız olan tasvirlere zenginlik katmaya çalışmaktayım.” diyen sanatçıdan tasvir yapımının tekniklerini bizim için özetlemesini istiyoruz.“Eskiden tasvirler üretilirken yapım malzemesi olarak nevregan adlı keskin bir bıçak, spatula şeklinde bir kesici, kök boya ve deve derisi kullanılırmış. Şimdi deve derisi bulunamadığından dana derisi kullanılıyor. İstenilen şeffaflığı yakalamak ise en büyük mesele. Dünyada gölge tiyatrosu yapan pek çok ülke deri yerine plastik, karton ya da tahta kullanıyor, bu yüzden istenilen şeffaflığı elde edemiyorlar. Karagöz yapımında kullanılan esas malzeme çiğ deri diye tabir edilen şeffaf halde tabaklanmış derilerdir. Özel bir tabaklama işleminden geçirilen derinin kepekle kılları dökülüp, yağları bıçaklarla kazındıktan sonra güneşte kurumaya bırakılır. Tabaklamada zırnık kullanılırsa derinin sarı renk aldığı görülür. Zırnık yerine kepekle doğal tabaklanan, sonra kireç içine daldırılan derilerde ise daha beyaz bir görünüm elde edilir. Bu kireçli derinin de sonradan kazınması gerekir. Ben tasvir yapımında yakma ve kesme tekniğini kullanıyorum. Kök boya ve günümüz boyalarından özel karışımlar gerçekleştiriyorum. Renk canlılığını en iyi verenlerden biriyim diyebiliriz. Bu da yılların deneyimi ile açıklanabilir tabii ki… Tasvirlerin boyutları ise oynatılacak perdeye göre değişiyor. 30 cm’den küçük olmaması gereken tasvirler için standart bir ölçü yok. Salon 100-150 kişilik ise 30 cm yeterli olur iken, 200-250 kişi için 38 ila 40 cm arasında tasvirler yapılabilir. Ancak tasvir ne kadar büyük olursa eli o kadar yorar. Ben görsel amaçlı boyu 1 metreyi aşan tasvirler dahi ürettim” şeklinde anlatıyor. Amerikalı araştırmacı yazar Kevin Revolinski, sanatçının yaptığı çalışmalardan etkilenerek, 2006 yılında kaleme aldığı kitabı “The Yogurt Man Comenth, Tales of an American Teacher in Turkey” isimli kitabının kapağında Veral’ın figürünü kullanmış.


“Karagöz Evlerde Oynatılsın”

Yüzyıllardan beri karakterlerin aynı olduğundan bahseden sanatçı buna renk katmak için kostümlerde farklı tasarımlara yer vermiş. Ayrıca “Karagöz evlerde oynatılsın” diye bir sloganla bu oyunu evlerde oynatılabilecek şekilde hazırlamış. Hatta aldığı geri dönüşümleri anlatırken duygulanıyor ve “Konuşamayan bir çocuk bu sayede konuştu. Ailesi teşekkür etmeye geldi, nasıl mutlu olduğumu anlatamam” diyor.

Bu işin kazanç boyutunun önemli olmadığını söyleyen usta, “İmkanlar kısıtlı. Üretimlerimi halen ev ortamında gerçekleştiriyorum. Ancak bakanlığımızın düzenlediği tüm etkinliklere katılıyorum, festivaller, davetler oluyor. Geçimimi sağlamak için DÖSİM’ in alışveriş mağazalarında, İstanbul Kapalı Çarşı, Bursa Yeşil Çarşı ve İzmir’de çeşitli mağazalarda figürlerim sergi ve satış maksatlı yer alıyor. Karagöz ile Hacivat Tiyatrosu’nun seçkin örneklerini sergileyen ustalarımıza figürler üretiyorum. Ancak ben bu işi kazanç için yapmıyorum. Hedef noktam, bu sanatın yaşatılması, eski canlılığına kavuşması ve 14.yy’dan bu yana gelen ustalarımızın ruhunun şad olması…” Bu işe yüreğini koyan sanatçı, sözlerini, “Kukla ve gölge sanatının tüm dünyada geliştirilmesi ve yaşatılması, bu sanat yoluyla dünya barışına katkı sağlanması açısından da önemli bir misyonumuz bulunduğuna yürekten inanıyorum.” diyerek noktalıyor.

İSMEK El Sanatları Dergisi 9 İNDİR

Bu yazı 1674 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK