Tezhip

Anadolu Üniversitelerinde Tezhip Eğitimi; Atatürk Üniversitesi Örneği

  • #


Yazı: Celalettin KARADAŞ*

Tezhip sanatı, 1990'lı yıllardan sonra, Anadolu'da kurulan güzel sanatlar fakültelerinde verilen tezhip eğitimi ile Anadolu'da bilinir olmuştur. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü Tezhip Ana Sanat Dalı'nda verilen tezhip eğitimi, ilk yıllardaki akademik ve fiziksel şartların kısıtlılığına rağmen, büyük gayretlerle bugünlerine gelmiştir.

Geleneksel sanatlarımızdan biri olan tezhip sanatının icrâsı kadar, eğitimi de büyük önem arz etmektedir. Tezhip eğitimi geleneğimiz, yazılı olmaktan ziyade şifahi bilgi ve tecrübelerle sürdürüldüğü için, usta-çırak ilişkisine dayanmaktaydı. Tezhip sanatı, nakkaşhânede tarih boyunca büyük atölyelerde, farklı sanat dallarıyla uğraşan geniş sanatkâr gurupları tarafından icrâ edildi. Bu durum, tezhip sanatının çağdaş sanat eğitimi veren, akademik bir çatı altına alınmasına kadar sürdü. İstanbul, gerek tezhip sanatının eğitimi, gerek icrâsı bakımından geçmişte olduğu gibi bugün de merkez olma konumunu sürdürmektedir. Yaklaşık çeyrek asrı bulan bir süredir bu merkezin dışında, Anadolu üniversitelerinde de tezhip eğitimi verilmektedir.


Geçmişte, Türklerde hükümdar sarayı bünyesinde kurulan bir atölyenin, Anadolu Selçuklu ve Timur Sarayı’ndan beri bir gelenek olarak hayatiyetini sürdürdüğü1, tezhipli eserlerin, Timurlularda kütüb-hâne2 , Osmanlılarda ise Topkapı Sarayı’nın dış bahçesinde yer alan aslanhânede3 bulunan nakkaşhânede4 hazırlandığı günümüze gelen bilgiler arasındadır. Bu atölyede, birçok sanatın yanı sıra, tezhip sanatının uygulamaları ve eğitimi verilirdi. Tezhipler, nakkaşhânenin başında bulunan sernakkaşın gözetiminde, birçok müzehhibin ortak çalışması neticesinde icrâ edilirdi. Diğer kitap sanatlarında olduğu gibi tezhip eğitimi de çeşitli hünerlerin ve sanatların uygulamalı olarak öğretildiği, kabiliyetlerin tesbit edildiği bir kurs ve staj yeri olan Enderun’dan5 sonra, ancak, 1915 yılında Medresetü’l-hattâtîn’in6 açılışıyla sürdürülmüştür. 1926 yılına kadar eğitimini devam ettiren okul, bu tarihte yürürlüğe giren Öğretim Birliği Kanunu’yla önce Şark Tezyini Sanatlar Mektebi’ne dönüştürülüp, 1936 yılında da Türk Tezyini Sanatlar Şubesi adı altında Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlanmış, ismi daha sonra Türk Süsleme Bölümü olarak değiştirilmiştir. Bölümde zamanının en yetkin hocaları görev alırlar. Bölüm, 1954 yılına kadar orta öğretim düzeyinde eğitim verir. Öğretim elemanı yetersizliğinden, sanat dalları tezhiple beraber beşe kadar düşer. Bunun sonucunda bölüm, yüksek öğrenim vermek üzere Yüksek Dekoratif Sanatlar Bölümü ile birleştirilir ve mezunlarını vermeye başlar. Bir süre sonra, öğrencilerin başka branşları seçmeleri sonucu bölüm öğrencisiz kalır. Bu durum senelerce sürer ve nihayet Senato’nun 7.10.1976 tarih 30/5 sayılı kararı ile Tezhip, Minyatür, Lake, Türk Ciltciliği, Çini ve Ebru, Hat sanat dallarından oluşmak üzere Geleneksel Türk Sanatları Bölümü adı altında yeniden açılır.7 Güzel Sanatlar Akademisi, 1982’de Mimar Sinan Üniversitesi haline getirildikten sonra, bölüm, Güzel Sanatlar Fakültesi’ne bağlı, Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü adı altında eğitimine devam eder. Tezhip eğitimi, 19. asrın malî imkânsızlıkları sebebiyle sürdürülemeyince, çağın şartlarına uygun eğitim ve öğretim veren bir kuruma ihtiyaç duyulmuştur. Artık, tezhip ve diğer kitap sanatları babadan oğula geçmek suretiyle yürütülen birer esnaf zanaatı haline dönüşmüştür.8 Bu devirlerde, tezhip sanatının eğitimi ve icrası için doğru bir program geliştirilemediğinden klâsik tezhip anlayışında bir gelişme sağlanamıyordu. Sanatın son dönem eserlerinde görülen nitelikler tekrarlanıyor, 20. asra ve Cumhuriyete ait bir uslup oluşturulamıyordu.9 Bu durum, 20. yüzyılda tezhip sanatının gelişim merkezi olan güzel sanatlar akademisinde verilen klâsik tezhip eğitimine10 kadar sürdü.

Osmanlı Devleti'nin yıkılışından sonra, Cumhuriyet dönemi tezhip sanatının yeniden canlanmasına öncülük eden Muhsin Demironat ve Rikkat Kunt, Akademi’nin Şark Tezyînî Sanatları Şubesi’nde görev yapmış11, son asrın büyük sanatkârı Dündar Tahsin Aykutalp’e hocalık yapmışlardır. Aykutalp, Muhsin Demironat yolunu benimsemiş ve onun takipçisi olmuştur12.
Tahsin Aykutalp’in yetiştirdiği birçok öğrenci İstanbul ve Anadolu üniversitelerinin birçoğunda görev almış, akademik çalışmaların yanı sıra klâsik ve özgün eserler vermişlerdir. Ayrıca, hocanın yetiştirdiği birçok sanatkâr atölye, vakıf, dernek ve belediye kurslarında tezhip eğitimi vermektedirler.

1982’de Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) yasası ile sanat eğitiminde Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin eğitim öğretim programları ve yapısı örnek alınarak Marmara, Dokuz Eylül, Selçuk, Erzurum Atatürk ve Sakarya üniversitelerinde de Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü açılması öngörülmüş13, Marmara (Kuruluş:1983) 1983’te, İzmir Dokuz Eylül (Kuruluş: 1983) 1986’da, Erzurum Atatürk (Kuruluş: 1992) 1994’te, Isparta Süleyman Demirel (Kuruluş: 1994) 1994’te, Sakarya (Kuruluş: 2000) 2000’de, Konya Selçuk (Kuruluş: 1999) 2000 yılında geleneksel Türk sanatları bölümleri eğitime başlamışlardır. Böylece tezhip sanatı, kurumsal bir çatı altında ilk kez İstanbul dışına çıkmış ve Anadolu üniversitelerinin programlarında yer almıştır. Bugün, bu üniversitelerde tezhip eğitimi verilmekte ve icrâ edilmektedir.

Tezhip sanatı, 1990'lı yıllardan sonra, Anadolu'da kurulan güzel sanatlar fakültelerinde verilen tezhip eğitimi ile Anadolu'da bilinir olmuştur. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü Tezhip Ana Sanat Dalı'nda verilen tezhip eğitimi, ilk yıllardaki akademik ve fiziksel şartların kısıtlılığına rağmen, büyük gayretlerle bugünlerine gelmiştir. 1993 yılı sonunda akademik personel imtihanları yapılmış ve 1994 yılı başlarında personel göreve başlamış, 1994-1995 döneminde de eğitim-öğretime geçilmiştir. Farklı disiplinlerden gelen akademik personelle eğitime başlayan bölümde, 1. sınıfta, temel sanat eğitimi ve Türk desenleri dersleriyle, tezhip sanatının temel prensipleri verilmektedir. 2.,3. ve 4. sınıflarda ise deneysel atölye ve tezhip tasarımı ağırlıklı olarak müfredatı oluşturmaktadır. Bölümde, yıllar içerisinde bir uslup birliği oluşmuş, klâsik tezhip sanatının form, motif, renk ve kaideleri talebelere aktarılmak suretiyle, öğrencilerin özgün tasarımlar yapmaları hedeflenmiştir. Tezhip sanatının malzemeleri, özellikle altın, boya ve kağıt öğrenciye tanıtılır. Altın ezme, murakka yapma, jelatin hazırlama, ahâr, kağıt boyama gibi teknikler öğretilir.
Öğrenci, her ne kadar bir yada birden fazla atölye hocasıyla çalışsa da minyatür, teknik çizim-perspektif, iç mimari-restorasyon, deneysel atölye gibi derslerle sanat zevkini geliştirmekte ve genişletmektedir. Bir başka deyişle talebe, tezhip eğitimi süresince atölye derslerine farklı hocalarla devam etmektedir. Dört yıllık sanat eğitimi almış bir öğrencinin fakültede verilen bilgilerle yetinmesi beklenemez. Elbette, iyi bir hoca/ustanın rahle-i tedrisinden geçmek çok önemlidir. Ancak, bu sanat eğitiminde yeterli olmayabilir. Bu sebeple öğrencinin müze, kütüphane, koleksiyonlardan beslenerek sanat bilgi-görgüsünü artırması ve çok çalışması gerekmektedir.

Bölümde, eğitim süresince verilen genel, çağdaş ve geleneksel sanatlar tarihi gibi teorik dersler, evrensel ve geleneksel sanatların kavranmasında etkili olur. Öğrencinin bakış açısını etkiler.

Temel sanat eğitiminde, espas, biçim, form, renk, ritim, ışık-gölge gibi sanatın temel ilkeleri verilmektedir14. Talebe, tezhip eğitimi sırasında bu ilkelerden faydalanarak kompozisyonlar kurgular.


Atölye derslerinde özellikle, öğrencilere tezhip sanatının klâsik formları uygulatılır. Bunlar özellikle, zahriye tezhibi, serlevha tezhibi, sûrebaşı tezhibi, kıt’a tezhipleri, hilye ve celî yazı tezhipleri olur. Kare, dikdörtgen, elips, yuvarlak gibi geometrik formlarda tasarımların yanı sıra serbest kompozisyonlar da yapılır. Böylelikle, öğrencinin her formda, orijinal ve özgün tasarımlar ortaya koyması beklenir.

Lisansüstü master programında ise lisans eğitimindeki birikimlerinin üzerine, öğrencinin evrensel değerleri kullanarak kompozisyon kurgusunu geliştirmesi ve nazarî bilgilere ulaşması amaçlanır. Ülkemiz ve yurtdışı müze ve kütüphanelerinde araştırma yapması hedeflenir. Bölümde akademik gelişimin hoca/talebenin gelişimiyle olabileceği düşüncesi üzerine eğitim verilmektedir. Bu sebeple gerek öğretim üyeleri gerek lisans-lisansüstü öğrencileri ülkemizde ve yurtdışında birçok müze ve kütüphanelerde araştırma yapmış ve yapmaktadır. Bölgenin tezhip sanatıyla ilgili materyal ve görsel eksikliği ancak bu şekilde giderilebilmektedir.

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü Tezhip Ana Sanat Dalında verilen tezhip eğitimde, Mimar Sinan Üniversitesi geleneğinin sürdürüldüğü söylenebilir. Bunda en önemli etkenin bölümde Tahsin Aykutalp’in öğrencilerinin çoğunluğu sebep gösterilebilir. Tezhip derslerinde, geçmişteki örneklerini kopya etmek yerine, tezhip sanatının temel kurallarını vererek, kopyadan uzak özgün tasarımlar yaptırılır. Kuruluşu çeyrek asrı bulan bölüm, farklı üniversitelerde görev yapan birçok akademisyen ve müzehhip/müzehhibe yetiştirmiştir. Bu akademisyen ve sanatkârlar, ülke ve bölgenin sanat potansiyeline katkıda bulunmuş, tezhip sanatının İstanbul dışında da bilinirliğine katkı sağlamışlardır.


* Bu yazı, 17-19 Nisan 2015 tarihinde, (UAGP) Uluslararası Akademik Gelişim Platformu tarafından düzenlenen “International Humanities and Social Sciences Conference”, Prag-Çek Cumhuriyeti’nde sunulan tebliğin genişletilmiş halidir.

** Yrd. Doç. Dr. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü Tezhip ASD Başkanı 1) Ayşe Üstün, “Türk Tezhip Sanatı”, Türk Kitap Sanatları Sempozyumu Bildirileri, İstanbul 2007, s.32. 2) M. Kemal Özergin, “Temürlü sanatına âit eski bir belge: Tebrizli Ca’fer’in Bir Arzı”, Sanat Tarihi Yıllığı, VI, İstanbul 1976, s. 482. 3) Gülru Necipoğlu, 15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı Mimarî, Tören ve İktidar, Çeviren: Ruşen Sezer, İstanbul 2007, s. 75 4) Banu Mahir, Osmanlı Minyatür Sanatı, İstanbul 2005, s. 17; Zeren Tanındı, “Nakkaşhâne”, DİA, C. 32, İstanbul 2006, s. 331. 5) Mehmet İpşirli, “Enderun”, DİA, C. 11, İstanbul 1995, s. 186. 6) M. Uğur Derman, “Medresetü’l-Hattâtîn’in Açılışına Dair Mühim Bir Belge”, Antik Dekor, S. 100, İstanbul 2007, s. 228; Derman, “Medresetü’l Hattâtîn”, DİA, C. 28, İstanbul 2003, s. 341; Muhittin Serin, “Türkiye (Sanat )”, DİA, C. 41, İstanbul 2012, s. 578; Faruk Taşkale, “Geçmişten Günümüze Tezhip Sanatında Bir Yolculuk”, Tezhip Buluşması, 2009 İstanbul, s. 12. 7) www.msgsu.edu.tr 8) M. Uğur Derman, “Medresetü’l Hattâtîn”, DİA, C. 28, İstanbul 2003, s. 341. 9) Taşkale, “Geçmişten Günümüze Tezhip Sanatında Bir Yolculuk”, s.15. 10) Faruk Taşkale, “20. Yüzyıl Tezhip Sanatı”, Hat ve Tezhip Sanatı, Ed: Ali Rıza Özcan, Ankara 2009, s. 434. 11) Muhittin Serin, “Türkiye ( Kültür ve Medeniyet / Geleneksel Türk El Sanatları )”, DİA, C. 41, İstanbul 2012, s. 582. 12) Celalettin Karadaş, “XX. Asır Tezhip Sanatının Büyük Hocası Dündar Tahsin Aykutalp'in Ardından”, El Sanatları, S. 17, İstanbul 2014, s. 84. 13) Muhittin Serin, “Türkiye (Sanat )”, DİA, C. 41, İstanbul 2012, s. 579. 14) Bu konuda geniş bilgi almak için bakınız; Ali Rıza Özcan, “Tezhip Sanatında Tasarım Kurgusu”, Hat ve Tezhip Sanatı, Ed: Ali Rıza Özcan, Ankara 2009, s. 479-487; Ali Rıza Özcan, “Tezhip Sanatında Tasarım Kurgusu”, Tezhip Buluşması, 2009 İstanbul, s. 206-211.


KAYNAKLAR 1) Ali Rıza Özcan, “Tezhip Sanatında Tasarım Kurgusu”, Tezhip Buluşması, 2009 İstanbul, s. 206-211. Ali Rıza Özcan, “Tezhip Sanatında Tasarım Kurgusu”, Hat ve Tezhip Sanatı, Ed: Ali Rıza Özcan, Ankara 2009, s. 479-487. 2) Ayşe Üstün, “Türk Tezhip Sanatı”, Türk Kitap Sanatları Sempozyumu Bildirileri, İstanbul 2007, s. 32-47. 3) Banu Mahir, Osmanlı Minyatür Sanatı, İstanbul 2005. 4) Celalettin Karadaş, “XX. Asır Tezhip Sanatının Büyük Hocası Dündar Tahsin Aykutalp'in Ardından”, El Sanatları, S. 17, İstanbul 2014, s. 82-85. 5) Faruk Taşkale, “Geçmişten Günümüze Tezhip Sanatında Bir Yolculuk”, Tezhip Buluşması, 2009 İstanbul, s. 8-27. 6) Faruk Taşkale, “20. Yüzyıl Tezhip Sanatı”, Hat ve Tezhip Sanatı, Ed: Ali Rıza Özcan, Ankara 2009, s. 417-435. 7) Gülru Necipoğlu, 15. ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı Mimarî, Tören ve İktidar, Çeviren: Ruşen Sezer, İstanbul 2007. 8) Mehmet İpşirli, “Enderun”, DİA, İstanbul 1995, C. 11, s. 185-187. 9) M. Kemal Özergin, “Temürlü sanatına âit eski bir belge: Tebrizli Ca’fer’in Bir Arzı”, Sanat Tarihi Yıllığı, VI, İstanbul 1976. 10) Muhittin Serin, “Türkiye (Sanat )”, DİA, İstanbul 2012, C. 41, s. 578-581. 11) Muhittin Serin, “Türkiye ( Kültür ve Medeniyet / Geleneksel Türk El Sanatları )”, DİA, İstanbul 2012, C. 41, s. 581-582. 12) M. Uğur Derman, “Medresetü’l-Hattâtîn’in Açılışına Dair Mühim Bir Belge”, Antik Dekor, S. 100, İstanbul 2007, s. 228-234. 13) M. Uğur Derman, “Medresetü’l Hattâtîn”, DİA, İstanbul 2003, C. 28, s.341-342. 14) Zeren Tanındı, “Nakkaşhâne”, DİA, C. 32, İstanbul 2006, s. 331-332. 15) www.msgsu.edu.tr

İSMEK El Sanatları Dergisi 22 İNDİR

Bu yazı 2097 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK