“Hat”la Yaşayan Yapraklar

  • #


Yazı: Gül BEKTAŞ

Yaprak, İslam Tasavvufu'nda evrenin birliğinin sembolüdür. Birçok hattat bu sembole kamış kalemi ile en güzel “hat”ları işliyor. Hat sanatçısı Mehmet Yörükoğlu da bunlardan biri. 20 yıl önce amansız bir hastalıkla mücadele ederken kurumuş yapraklara “hat” icra etmeye başlayan sanatçının eserlerinde Esma-ül Hüsna ön planda… Hat sanatı kendisiyle hemhal olan insanlara ruh dünyasının farklı kapılarını açar. Hattat, Allah’ın sözlerini hassasiyetle ve sabırla kağıda döker. Her bir harf inci tanesidir. Bu sanata gönül verenler yalnız güzel yazı yazmakla kalmaz Kur’an’da uzun bir manevi yolculuğa da çıkar. Harfler kol kola girerek insan ruhundaki manevi kemali ve cemali anlatır kağıt üzerinde. Yalnız göze güzellik katmaz bu sanat. Gönlün odalarını dolaşır sırayla, ruha ışık olur aynı zamanda. “Hat”ta gönül verenler dünya telaşına, sıkıntılarına çok da önem vermez. Hattat Kur’an’la tanışır. Kamış kalemi ucundan kağıda dökülen her harf Allah’la rabıta kurdurur gönüle. “Kur`an bize ne diyor?” sorusunun cevabı öğrenilir bu sayede. Hattat, Allah kemâlini, onun en güzel isimlerini, kelamlarını kağıda nakşederken kendi ruhuna da nakşeder farkında olmadan. İçindeki aşkı kağıda dökebilmek için kamış ve mürekkepten yardım ister. Beşer’e değil Allah’a duyulan bir aşktır bu. Hat gönüllüsü, mürekkebe daldırdığı kamışın ucundan kağıda dökülen her harf ile ruhun derinliklerinde ince bir yol bularak huzur yolculuğuna çıkar. Neyzenin elinde name bulan kamış hattatın elinde Allah aşkıyla sema'a kalkar. Kalem her harekette O’nu anlatır, O'ndan bahseder ve O’nu zikreder. Hat kederli gönüllere aydınlık olur, yanan ruhlara Kevser havuzundan damlalar akıtır.


11 Yaşında Hat Sanatına Aşık Olur

Emekli gazeteci Mehmet Yörükoğlu da hat sanatına gönül verenlerden ve bu yolda sabırla yürüyenlerden. Aslında onun yolculuğu küçük yaşlarda başlar. 11 yaşındayken hat sanatına merak sarar. O yaşta Urgancızade Muharrem Efendi’nin talebesi olur. Onun himayesi altında bu sanatı icra ettiği küçük yaşlarda, kamış kalem ve mürekkeple dost olur. Kağıda akıttığı her Allah kelamı ruh dünyasını olgunlaştırır. O yıllarda yaşadığı mahalledeki Akmescid Camii’nin iç hatlarını yazdığında daha 13 yaşındadır. Küçük yaşlarda hatla tanışan Yörükoğlu, hayatın akışında başarılı bir gazeteci olur. Daktilonun tuşlarından hayatın gerçeklerini insanlara aktarırken, diğer yandan kamış kalemi ve mürekkebiyle sohbete devam eder. Bir dönem ticarete de atılan sanatçı hiçbir zaman hat sanatından kopmaz. Gazeteciliği ve ticari hayatını sürdürürken, kamış kalemini de elinden düşürmez. Ruhu her sıkıldığında yazdığı her harfle huzur bulur.

Yapraklar ve “Hat”la Hemhal Oluyor

Mehmet Yörükoğlu son 20 yıldır ağaçların kuruyan yapraklarına hat sanatı ile Allah lafzını ve Esma-ül Hüsna'yı yazıyor. Bugüne kadar beş sergi açan Yörükoğlu’nun yazdığı binlerce yaprak ve yaşları bir ile sekiz arasında değişen kurutulmuş ancak işlenmeyi bekleyen on binlerce yaprağı var. Sanatçı, eserlerinde genellikle yeşil, kırmızı, bordo, siyah ve altın yaldız kullanıyor. Bilindiği gibi yaprak, İslam Tasavvufu'nda evrenin birliğinin sembolüdür. Onun üzerine yazılan hat, evrenle bütünleşir. Yaprak üzerine hat uygulamaları; tekli, üçlü, beşli, yedili, dokuzlu ve on birli olmak üzere çeşitli kompozisyonlarda yazılır. Tekli kompozisyonlar, sadeliği ve anlatım gücü ile en çok tercih edilen kompozisyondur. Türkiye’de bu sanatı yapraklara uygulayan birçok sanatçı var ancak Yörükoğlu’nun hikayesi biraz farklı. Aynı zamanda ebruzen olan sanatçı, yirmi sene evvel hasta yatağındayken ağaç yapraklarına hat sanatını icra etmeye karar verir. Hayatı boyunca ağır imtihanlar geçiren, birçok sıkıntıyla mücadele eden Yörükoğlu, o yıllarda ciddi bir rahatsızlık geçirir ve doktorlar kendisine üç ay ömrü kaldığını söyler. Bir yıl hasta yatağından kalkamayan hat sanatçısı pencereden bahçesindeki ağaçları seyrederek günlerini geçirir. Baharda yeşeren ağaç yapraklarının yaz aylarında canlanması, sonbaharda sarararak dökülmesi onu çok etkiler. Yere düşen yaprakların çürümesine gönlü razı olmayınca kızından kurumuş yapraklar ister. Sanatçı bundan sonrasını şöyle anlatıyor: “Tabiatta her canlı Allah’ı zikreder. Ağaç zikrini yaprağıyla, şükrünü meyvesi ile yapar. Allah'ı zikreden yaprakların çürümesini istemedim. Kızımın topladığı yaprakları kitap arasında sakladım. İyileştikten sonra kitapların arasından yaprakları alıp, üzerine Esma-ül Hüsna yazdım ve yazmaya devam ediyorum.”


Her Harf 12 Saat Bekliyor

Bu konuda ciddi araştırmalar yapan Yörükoğlu, yaprağa hat yazmanın oldukça dikkat ve hassasiyet gerektirdiğini ve her yaprağın işlenemeyeceğini söylüyor. Sanatçı bir yaprağın eser haline gelmesi için uzun bir süre ve çeşitli evrelerden geçmesi gerektiğini ifade ediyor. Yaprakların hatla buluşma sürecini ise şu cümlelerle anlatıyor: “Yaprakların organik olması çok önemli. Zirai ilaç kullanılan ağaç yapraklarına da yazılır ancak ömrü kısa olur. Ceviz, dut ve incir gibi lifli yapraklar hat yazmak için çok uygundur. Kauçuk yaprağına da yazılabilir ancak kitap arasında kurutma işlemi çok uzun sürüyor. Ayrıca, yapraklar yılın belli zamanlarında toplanıyor. Meyveler yüzde 50 olgunlaştığında toplanan yapraklar kurutmak için çok idealdir. Topladığım yaprakları önce kitabın arasına koyarak kurutuyorum. Çürümemeleri için haftada üç gün yaprakların yerini değiştiriyorum. Bir yıl kitap arasında bekleyen yapraklar istenen kuruluğa geliyor. Daha sonra hava almayan kutularda saklıyorum. Bu şekilde uzun yıllar bozulmadan duruyor. Yaprağa organik boyalarla hat yazıyorum. Yaprak hassas olduğu için özel, ince fırça kullanıyorum. Bir harfi yazdıktan sonra boyanın kuruması için 12 saat bekletiliyor, kuruduktan sonra diğer harf yazılıyor. Bu bakımdan bir eserin ne kadar zamanda ortaya çıkacağı belli olmuyor. Varak kullandığım yapraklar daha uzun sürüyor ancak bu bekleyiş ve meşakkat bana huzur veriyor.” Yörükoğlu yıllar önce yakalandığı amansız hastalığı sanatla ve tabiata olan bağlılığı ile yendiğini belirterek, sanatın insanın kalbinde ve ruhunda farklı kapılar açtığını, herkesin bu kapıları çalması gerektiğini söylüyor.  

İSMEK El Sanatları Dergisi 8 İNDİR

Bu yazı 1248 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK