Kat-ı

Kat’ı Sanatına Yüreğini Katıyor

  • #


Yazı: İlbike SEZER

Herhangi bir tezyini motif veya yazı karakterini kâğıttan keserek oyulması yolu ile yapılan ve günümüzde Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver tarafından yeniden canlandırılan katı’ sanatı, bu sanata gönül vermiş sanatçılar tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Dürdane Ünver ile katı’ sanatına adım atan Nurhan Ulusaraç da bu gönül erlerinden biri… Ebru ve katı’ sanatçısı Nurhan Ulusaraç ile sekizinci sergisini gerçekleştirdiği Karaköy Eczanesi’nde görüşmek üzere sözleştik. Eczanede sergi fikri ilk başta biraz garip gelmiş olsa da eczanenin sahibi olan sanat aşığı Erdal Bey ile tanışınca fikrimiz değişti. Sanatsız bir toplumun düşünülemeyeceği fikrini özümsemiş olan Erdal Bey, Karaköy gibi tarihi bir semtteki tarihi binada açtığı eczanesinde daha önce de pek çok sanatçıyı ağırladığını ve ağırlamaya devam edeceğini anlattı. Çok etkilendik ve Nurhan Hanım’ın günlerini, aylarını, yıllarını vermiş olduğu katı’ sanatında hazırladığı tabloları seyrelmeye başladık. Ufacık ufacık kağıt parçalarının kat kat birleşiminden oluşan bu sanata hayran kaldık. Sanatını ‘makasla kağıtları kesmek’ diye tanımlayanlara çok kızdığını belirten sanatçı, “Bu köklü bir kültürdür. Özgün çalışmalar vücuda getirilse bile gelenekselin özünü bozmadan yapacaksınız bu işi. Ve kıymet vereceksiniz bütün geleneksel sanatlarımıza olduğu gibi… Katı’ yani kağıt oyma sanatını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için elimden geleni yapacağım” diyor.
Nurhan Hanım’ın sanatla tanışması Selçuk Kız Meslek Lisesi’nde olmuş. El sanatları ve çiçek bölümünde eğitim alan sanatçı, daha sonra bankacılık alanına yönelmiş ve emekli olmuş. Emekli olduktan sonra Caferağa Sanat Medresesi’nde soğuk seramik eğitimi alan Ulusaraç, 2002 yılında Fuat Başar’la ebru çalışmalarına başlamış. “Ebru yapmak en büyük hayalimdi” diyen Nurhan Hanım’ın katı’ sanatına ilgi duyması da Fuat Başar ile olmuş. Başar, “Ebrunun kardeş bir sanatı var ve neredeyse ölmeye yüz tutmuş. Adı: Katı’… Sen neden öğrenmeyesin” demiş ve sanatçı, 2005 yılında Dürdane Ünver ile katı’ öğrenmeye başlamış. Zaten çiçek bölümünde okuduğu için elinin bu işe çok yatkın olduğunu belirten Nurhan Hanım, 2007 yılında TBMM Milli Saraylar Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Eğitimi Merkezi’ni bitirmiş ve katı’ sanatında icazet almış. Bu iki sanat dalında da profesyonel olarak çalışmalarını sürdüren sanatçı, Süheyl Ünver Nakkaşhanesi’nde eğitim aldığı tezhip dalında ve minyatür sanatında da çok güzel çalışmalara imza atıyor. Katı’ sanatı hakkında kısaca bilgi vermesini istiyoruz sanatçıdan. 14. yy.’da Afganistan’da ortaya çıkan, herhangi bir tezyini motif veya yazı karakterini kâğıttan keserek oyulması yolu ile yapılan bu sanatın ülkemizdeki gelişimini Ulusaraç şöyle özetliyor: “16. yy. başlarında Türk kitap sanatları içerisinde geniş bir yer bulan katı’ orijinal ve güzel bir süsleme tarzı olarak bilinir. Katı’ büyük bir desen çeşitliliği arz eden oymaların eski cilt kapakları, murakka albümler, el yazmaları ve yazı çekmeceleri gibi değişik özellikteki eserlerde görülür. İlk ve en önemli ustası 15. yy.’da Herat’ta yetişmiş olan Abdullah Kaatı’dır. Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, II. Beyazıt dönemlerinde katı’ önemli sanat dalı olarak değerli el yazmalarında tezhipten sonraki en önemli süs olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in özel kütüphanesi için saray nakkaşhanesinde üstad Baba Nakkaş’ın gözetiminde hazırlanan ciltlerde altın yaldız ve renkli zemin üzerine köşeli ve şemseli ciltlerin kapak içerisinde muhteşem güzellikte ve zengin rumi çiçekli kompozisyonlar içinde şaheser oymalar mevcuttur. 17. yy.’da memleketimize gelen Batılı seyyahların ilgisini çekerek beraberinde götürdükleri eserler yolu ile katı’ tekniği Osmanlılar kanalı ile Avrupa’ya taşınmıştır. Çarşı ressamları olarak bilinen kişilerce hazırlanan kıyafet albümleri, oyma çiçekler başta olmak üzere hayvan motifleri, şeytan, sel sebil, köşk tasvirleri gibi ilginç motiflerden oluşmaktadır. Osmanlılarda katı’ olarak bilinen kâğıt oymacılığı Avrupa’da silhouette (gölge) adını alarak eserler üretilmeye başlanmıştır. 18. yy.’da bilhassa çiçek motifleri öne çıkmıştır. 18. yy.’ın ikinci yarısından sonra bu sanat gerilemeye yüz tutmuş, 19. yy.’da kayda değer eserler ortaya çıkmamıştır.” Nurhan Ulusaraç, 20. yy. başlarında yok olan katı’ sanatının Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver tarafından günümüzde yeniden canlandırılmış olduğunu anlatıyor. Yurt dışında Louvre, British Museum gibi dünyaca ünlü müzelerde ve özel koleksiyonlarda birbirinden değerli katı’ eserlerimiz olduğuna dikkat çeken sanatçı, Ünver Hoca’nın bu değerli çalışmalar hakkında geniş kapsamlı bir araştırma yaptığını söylüyor. Ünver Hoca’nın bu konuda kızı Gülbün Mesara ile birlikte 1980 yılında bir kitap yayınladığını, daha sonra Gülbün Mesara’nın ikinci ve üçüncü kitaplarında bilgileri daha kapsamlı olarak sanatseverlere sunduğunu belirten sanatçı, bu çok değerli kaynak kitapların sanat yolunu aydınlattığını belirtiyor.
Ulusaraç katı’ sanatında daha çok çiçek çalışmayı seviyor ve vazoların, selsebillerin, köşklerin, kuşların bu sanatta çok güzel işlendiğini belirtiyor. Yapımını da kısaca şöyle özetliyor: “Kağıt veya deri üzerine çizilmiş yazı veya tezyini motif bir keski ile oyularak başka bir zemin üzerine, nişasta ve su ile yapılan ‘muhallebi’ adı verilen özel bir yapıştırıcı ile yapıştırılır. Tek kat oyulabileceği gibi değişik renkteki kağıtları üst üste yapıştırarak da oyulabilir.” Şu ana kadar 100’den fazla esere imza atan sanatçı, katı’ çalışmalarında kendi yaptığı ebrulu kağıtları kullanıyor. Katı’ sanatını icra ederken iki saatten fazla kesim yapılamadığına dikkat çeken Ulusaraç, her çalışmanın tamamlanma zamanının ayrı olduğunu, kimi çalışmaların bir haftada kimilerinin 1,5 ayda bittiğini söylüyor ve tüm ihtişamıyla bizi selamlayan zümrüt-ü anka kuşunu işaret ediyor. Pek çok şehirden öğrencisi olan sanatçı, son olarak “Bu sanatı hobi olarak öğrenmek isteyenler oluyor, onlara öğretmiyorum. Hobi olarak değil, sanat sanat olarak yapılsın. Bizim böyle bir sanatımız var, herkes bunu bilsin ve bu sanat eski dönemlerdeki ihtişamına kavuşsun” diye sözlerini noktalıyor.  

İSMEK El Sanatları Dergisi 8 İNDİR

Bu yazı 1362 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK