Şehir Rehberi

Modern Masallar Diyarı: Dubai ve Abu Dhabi

  • #


Yazı: Ayşe ÇAL Fotoğraflar: Ömer VEFA

Modern masallar diyarı Dubai ve Abu Dhabi, her şeyin uçlarda yaşandığı tezatlar ülkesi. Ortalıkta pek gözükmeyen ve şaşaalı yaşam süren yerli halkın yanında çok düşük ücretlerle geçim savaşı veren yabancı işçileri bir arada barındıran bu topraklar, kısa bir süre öncesine kadar çöl iken, şimdilerde 180 farklı ülkeden insanın yaşadığı uluslararası ticaret merkezi haline gelmiş. Çöl kumlarını kazanca dönüştürmesini becerebilen bu diyarlar her gün modern masalların yaşanmasına şahit oluyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Arap yarımadasının güneydoğusunda yedi emirlikten oluşan bir İslam ülkesi. Türkiye’den 4 saatlik bir hava yolculuğuyla ulaşılan ülkenin başkenti Abu Dhabi. İSMEK olarak bir fuara katılmak üzere geldiğimiz Abu Dhabi’ye ayak basar basmaz ilk tanıştığımız havanın yoğun sıcaklığıydı. Sanki tüm vücudunuz bir tabakanın içine hapsolmuşçasına sıcağı derinliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ülkede en soğuk ay olan Ocak ayında 24 derece olan sıcaklıklar, Temmuz ayında ise 48 dereceye kadar yükseliyor. Yılda bir veya iki defa yağmurun yağdığı ülkede yaşayanlar soğuk ve kışla tanışmamış. Ne var ki çöl ikliminin hüküm sürmesine rağmen ülkede yeşil alanlar oldukça fazla. Şehrin iklimini yumuşatmak için yapay ormanlar oluşturulmuş. Bazılarında vahşi hayatın hüküm sürdüğü bu orman adaları projesi sonuç vermiş ve şehrin hava sıcaklığını 3-4 derece de olsa düşürülebilmiş. Buna rağmen akşam 17:00’a kadar sokaklarda dolaşmak pek mümkün değil. Zaten alış veriş ve eğlence merkezlerinin çoğu da öğleden sonra açılıyor. Kapalı hiçbir mekan yok ki klimasız olsun. Ülkemizde lüks görülebilen klimalar bu ülkede zaruri bir ihtiyaç. Hele araçlarda klimasız seyahat etmek neredeyse imkansız. Allah’tan benzin bu ülkede çok ucuz da tüm araçlarda klimalar çalışıyor. Ancak benzinin ucuz olması dolayısıyla her ailede birkaç otomobil bulunuyor ve bu da trafik sorununa yol açıyor. Özellikle Dubai’de iş saatlerinde trafik çekilmez bir hal alıyor.


Ahenkli Bir Uyum İçindeki Kültürel Mozaik

Abu Dhabi, gerçekten bildiğimiz Arap ülkesi kimliğinden çok uzak. Sokaklarda çok sayıda Hintli, Pakistanlı, Endonezyalı, Filipinli, Mısırlı, Sudanlı, Lübnanlı, Amerikalı ve İngiliz görmek mümkün. Bu çok farklı ülkelerden gelmiş, apayrı kültür ve karakterlere sahip insanlar genelde birbiriyle sorunsuz yaşıyor.

Ülkede şu anda 180 farklı ülkeden insanın yaşadığı belirtiliyor. Bütün bu tablonun içinde yerli halk Araplar nerede diye soracak olursanız; onlar gerçekten azınlıkta. Yerli halkın genel nüfusa oranı sadece yüzde 20. Yerli halka sokakta rastlamak pek mümkün değil. Halkın yüzde 80’i ise yabancılardan oluşurken, çalışan işgücünün yüzde 90'a yakını da yine yabancılardan meydana gelmekte. Yerli Araplar, genelde mülk sahibi ve işveren ya da ülkenin yönetiminde yer alan üst düzey bir bürokrat. Onları garsonluk, tezgâhtarlık, temizlik ya da inşaat işçisi olarak görmek imkânsız. Bütün bu işlerde yurt dışından gelen işçiler çalışıyor. Otellerde ve restoranlarda çalışanların, çocuk bakıcısı ve temizlikçilerin çoğunu Hintli, Filipinli, Endonezyalı ve Pakistanlılar oluşturuyor. Taksicilerin geneli de yine Pakistanlı. İşte bu modern çağ kentinin asıl yükünü bu insanlar sırtlıyor. Tek hedefi para kazanıp ülkelerine geri dönmek olan bu insanların aylık gelirleri ise 150- 500 dolar arasında değişiyor. Çalışanların en azından İngilizce bilmek zorunluluğunun bulunduğu ülkede, bir şoför yabancı ise yaklaşık 500 dolar alıyor. Şoför yerli Araplardansa bu rakam 2 bin 200 dolara çıkıyor. Eğitimsiz işgücünün bütün gayretlerine rağmen ingilizce konusundaki durumları pek de parlak değil.


Bedevilik’ten Modernizme Uzanan Yol

Bir zamanlar çöllerde bedevi bir yaşam süren Birleşik Arap Emirlikleri’nde hayat 1958 yılında petrolün bulunmasıyla tümüyle değişmiş. BAE, petrol zengini bir ülke haline gelirken Abu Dhabi de petrol rezervlerinin çoğunu elinde bulundurması hasebiyle en zengin şehir olmuş. Dolayısıyla, parayla sahip olunabilecek her şeye sahipler. Bedevilik dönemlerinde sosyal ve siyasal sorunları bulunan ülke, bugün refah düzeyinin zirvesini yaşıyor. İhtişamlı, ilginç binalar ve son model arabalar bu ülkenin sıradan görüntüleri olmuş. Son yılların en hızlı gelişiminin görüldüğü bu yerlerde, hayal gücünün parayla birleştiğinde neler yapılacağı gözler önüne seriliyor. 1960’lı yıllarda çekilmiş fotoğraflarda, bomboş bir çöl, çadır ve balıkçı tekneleri dışında hiç bir şey gözükmeyen ülkede, şimdi boş bir alan bulmanız çok zor. Her yeri dolduran çimler, ağaçlar, inanılmaz yükseklikteki benzersiz gökdelenler, oteller ve alışveriş merkezleri görenleri büyülüyor.

Abu Dhabi, genel olarak bir yarım ada ve çevresindeki adalardan ibaret bir gökdelenler şehri. Şehrin bugünkü ihtişamına kavuşmasında BAE’nin eski başkanı ve Abu Dhabi emiri merhum Şeyh Zayed Bin Sultan Al Nahyan’ın projeleri önemli rol oynuyor. Özellikle Emirates Palace Otel, şehrin zenginliğini dünyaya göstermek için yapılmış, ihtişamıyla göz kamaştıran ve gerçek olduğuna inanması oldukça güç olan devasa bir şaheser. Seyrine doyamadığımız bu güzellik, inşaat sektörünün ve mimarinin ulaşabildiği son teknolojiyi gözler önüne seriyor. Dünyanın en pahalı ve en prestijli otelleri arasında üçüncü sırada yer alan Emirates Palace’nin yapımına tam 3 milyar Amerikan doları harcanmış. Öyle ki Emirates Palace’ın içerisinde göreceğiniz sarı olan her şey gerçek altından yapılmış. Bu otel aynı zamanda ülkenin, 100 yıl içinde tükeneceğisanılan petrol rezervlerinden sonra da aynı zenginlik ve ihtişam içinde yaşamasını sağlayacak bir yatırım olarak ifade ediliyor. Şehirde görülmeye değer diğer yerler ise dünyanın 2. büyük camisi olan Abu Dhabi Camisi, İttihat Caddesi, Volkan Çeşmesi ve marina.


Cazibeli Alışveriş Merkezlerinin Kalbi Dubai’de Atıyor

İSMEK olarak “Yeni Dünya Tasarımları” başlıklı Uluslararası İç Dekorasyon Fuarı’na katılmak amacıyla dört kişilik bir ekiple geldiğimiz Abu Dhabi’den, yaklaşık 2 saat süren bir otomobil yolculuğuyla Dubai’ye geçiyoruz. BAE’nin başkenti Abu Dhabi olsa da, Dubai ülkedeki alışveriş merkezlerinin çoğuna ev sahipliği yaptığı için ‘ticari başkent’ olarak anılıyor. Sadece 40 yıllık bir tarihi geçmişe sahip olan Dubai, Arap gelenekleriyle Batı kültürünün iç içe geçtiği masmavi denizi, çöl safarisi, lüks otelleri ve cazip alışveriş merkezleriyle dünya turizminde büyük rağbet görüyor. İsmi, ülkenin de önünde yer almaya başlayan Dubai, herkesin aradığını bulabileceği ve keyifli anılarla dönülecek popüler bir tatil kenti. Çölün ortasına inşa edilen mühen dislik harikası bu şehir nasıl oluyor da onca turisti kendine çekmeyi başarıyor derseniz, bunda tam bir alışveriş cenneti olmasının rolü büyük. Dubai’de, alışveriş kavramının yeni boyutu ile tanışabilirsiniz. Bu şehirde, satılan ithal mallar vergiden muaf tutulmakta. Bu nedenle dünyaca ünlü markaları kendi ülkelerinden çok daha ucuza satın alabilirsiniz. Yılın belli zamanlarında bu şehirde de, Abu Dhabi’de düzenlenen ve İSMEK olarak bizim de katılarak kursiyerlerimizin başarılı el sanatı ürünlerini pazarlama imkanı bulduğumuz türden alışveriş fuarları düzenleniyor. Bu fuarlarda Uluslararası firmalar ürünlerini Ortadoğu ülkelerine pazarlıyorlar.

Dubai’deki en görkemli yapı ise şehrin resmi simgesi olan ve küçük bir adacığa oturtulmuş 7 yıldızlı Burj El Arab Oteli. Dış görünüşü dahi insanları cezbetmeye yeten oteli gezmek için rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Bu şehirde görülmeye değer diğer yerlerin başında Jumeirah Camii geliyor. Ne var ki, İslam dininin hüküm sürdüğü bu topraklarda cami sayısının azlığı gerçekten dikkat çekici. Tüm Dubai’nin en güzel şekliyle gözler önüne serildiği mekan ise Emirates Kuleleri. Burada, bir yandan şehrin olağanüstü mimarisini izlerken bir yandan da çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Saat Kulesi, Dünya Ticaret Merkezi, Dubai Körfezi, Rüzgar Kuleleri, altın ve baharat çarşıları ise şehrin görülmeye değer diğer güzel mekanları. Tabii şehrin otantik havasını soluyabileceğiniz en güzel mekan ise Deira.


Yeni Projeler Nefes Kesiyor

Ekonomisini her geçen gün güçlendiren BAE, dev projelere imza atmaktan vazgeçmiyor. İnşaat atılımlarıyla öne çıkan ülkede, 2004 yılının Eylül ayında inşasına başlanan Burj Dubai, halen inşaat halinde olmasına rağmen daha şimdiden dünyanın en yüksek binasını sollamış bile. Tamamlandığında yüksekliği 800 metreyi aşacağı tahmin edilen kulede oteller, modern rezidanslar, ofisler, apartmanlar ve eğlence üniteleri gibi birimlerle birlikte toplam 35 bin kişinin ikamet edeceği söyleniyor. Kulenin ilgi çekici bir başka özelliği ise 76. katta yapılacak yüzme havuzunun dünyanın en yüksek yüzme havuzu olarak planlanması. Bu arada ne derece doğrudur bilemiyoruz ama Burj Dubai ile ilgili duyduğumuz en ilginç ayrıntı ise güneşli bir günde kulenin tepesinden kilometrelerce ötedeki İran’ı görmek mümkün olabilecek. İslami mimaride sıklıkla kullanılan çöl çiçeklerinden esinlenilerek tasarlanmış binanın aynı zamanda bir mühendislik amacı da bulunuyor. Yapının kütlesinin zirveye yaklaştıkça eksilmesi kıvrılan bir biçim oluşturuyor ve bu da yapıyı daha sabit kılıyor.

Ülkedeki dev projelerden biri de "Palmiye Adaları" diye tanımlanan ve uzaydan da görülebilecek adalar topluluğu. Turizmi ticarete başarılı bir şekilde harmanlamayı başaran Dubai, hurma ağacı şeklinde tasarlanan ve "Dünyanın Sekizinci Harikası" olarak lanse edilen Palmiye Adası’yla ünlülere tatil için geldikleri bu mekanda mülk edinme imkanı da veriyor. Denizi doldurarak yapılan, mimarlık ve mühendislik şaheseri olarak nitelendirilen Palmiye Adaları, bugüne kadar insan eliyle yapılan en büyük yapay ada projesi olma özelliğine de sahip. 5 kilometre karelik bir alanda villalar ve lüks otellere ev sahipliği yapan Palmiye Adası’nda Venedik kanalları, Japon bahçeleri, Brezilya yağmur ormanları gibi mekanlar tasarlanmış. Dalış meraklıları için de Maldivler’in adeta bir kopyası inşa edilirken bu alanda ulaşım helikopter ve teknelerle sağlanıyor. Henüz yapımı süren villaların en düşük fiyat 1,5 milyon dolar. Hollywood’dan ve spor dünyasından tanıdığımız birçok ünlü şimdiden bu adadan yerlerini ayırtmışlar bile.
Dubai ve Abu Dhabi, daha uzun süreler bir yandan turistleri, öbür yandan tüccarları cezbetmeye devam edecek gibi gözüküyor.


İSMEK El Sanatları Dergisi 7 İNDİR

Bu yazı 744 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK