Takı

İncide DNA Esintisi

  • #


Yazı: Sina NEFTÇİ

İstiridye gibi bazı kabuklu deniz hayvanlarının içinden çıkarılan ve genellikle süs eşyası olarak kullanılan inci, doğallığı ve saflığı nedeniyle de kadınlar tarafından rağbet gören bir madde. İstiridyenin vücuduna bir kum tanesi, bir parazit veya yapay bir sedef parçasının girmesi sonucunda oluşan incinin oluşumu, Divan şiirinde nisan yağmurlarının yağmasına ve bunun istiridyenin içerisine girmesine bağlanıyor. Her ne olursa olsun sonuçta, ortaya kusursuz güzellikte yuvarlak bir küre ortaya çıkıyor. Bu sihirli kürecik o saf haliyle kadınlar tarafından ziynet eşyası olarak kullanılırken, son dönemlerde incinin çeşitli madenlerle buluşması da ortaya güzel tasarımlar çıkarıyor.

İnciyi has altınla buluşturan ve bugüne kadar ürettikleri her tasarımda mutlak surette inciye yer veren Ayşegül Acar Gold, kendi markasını oluştururken de adeta bir istiridye gibi sabırlı davranmış. Herkesin tasarımlarına ‘boncuk mu bu?’ diye sorduğu bir dönemden bugünün en bilindik markasına ulaşan firmanın ortakları Ayhan Acar, Sedat Akçura ve Ahmet Mirac Kökler’den oluşuyor. Kendine dükkan açtığı dönemde eşinden büyük destek gören Ayhan Acar, firmanın ismine de bu yüzden eşinin adını vermiş. Ortaklarıyla birlikte öncelikle nasıl bir firma olacaklarına karar verdiklerini belirten Ayhan Acar, “Sattığımız malı hanımlar uzun süre kullanabilsin ve mücevher sandıklarında uzun süre saklayabilsin istedik. O dönemde parmakla sayılacak kadar az bir tasarımcı vardı. Birikimlerimizi bir araya getirerek bir konsept hazırladık, ilk başta pek rağbette görmedi açıkçası.” diyor.

Yaptıkları her ürüne mutlak surette inciyi koyduklarını ve bunu da katkı maddesi içermeyen has altın üzerinde denediklerini belirten Acar, şu ana kadar incili takı olarak 2 bin kadar tasarım yaptıklarını söylüyor. Bunun bin kadarını piyasaya sunan marka, 350 tane mini set denilen kolye, küpe ve yüzükten oluşan takımı; 150 tane gerdanlık, bileklik, küpe ve yüzükten oluşan seti tasarlamış. Bunun yanında istiridyenin zaman içerisinde ölümüyle gerçekleşmesini baz alarak oluşturdukları Mother of Pearl koleksiyonundan 70 kadar yaparak hem Türkiye’deki hanımlara hem de dünyadaki kadınların beğenisine sunmuşlar.
DNA’dan koleksiyon yapıyorlar. Yaptıkları inci koleksiyonlarında doğal esinlemelere büyük önem veren Ayşegül Acar Gold, bir müzik aleti olan arp yanında kuğudan esinlenerek de koleksiyon oluşturmuşlar. Hayal odası dedikleri tasarım bölümünde her tür özgün düşünceyi tartışarak çizimleri geliştiren tasarım ekibinde iki kadın tasarımcı ve bir de kalıpçı çalışıyor. Hiç model çalmadıklarını ve tamamen kendi modellerini oluşturduklarını söyleyen Ayhan Acar, önümüzdeki günlerde insan DNA’sından esinlenerek yaptıkları koleksiyonu görücüye çıkaracaklarını kaydediyor. “İnternetten araştırdık ve DNA’nın şeklinden etkilenerek 30-40 parçadan oluşan bir koleksiyon tasarladık” diyen Acar, teknolojinin gelişmesiyle birlikte belki de her insanın kendi DNA’sına uygun olarak inci tasarlayabileceklerini kaydediyor.
Uzakdoğu’nun iklim şartlarında yetişen ve fresh water denilen doğal inciyi takılarına büyük bir incelik ve titizlikle yerleştiren firma incileri tek tek seçerek alıyor. “Biz müşteriye doğru mal satmak istiyoruz. Asla yapay inci kullanmıyoruz.” diyen Acar, takılarıyla birlikte ömür boyu kullanım ve orijinal inci olduğunu gösteren bir garanti belgesini de müşterilerine sunuyor. Şu an Rusya, İran, Suudi Arabistan, Yunanistan, İsrail ve İtalya gibi ülkelere ihraç da yapan Ayşegül Acar Gold, bundan on yıl önce 35 yaş üzeri kadınların satın aldığı incili tasarımlardaki müşteri yaşını yaptıklarını zarif modellerle 20 yaşına kadar düşürdüklerini ve gençler arasında da incinin rağbet görmeye başladığını belirtiyor.

Peki tüm bunlara rağmen inci kültürümüz var mı? Ayhan Acar, böyle bir kültürün aslında olduğunu ancak eksikliklik barındırdığını kaydediyor. İnsanların incinin nasıl yapıldığını ve nasıl koruyacağını bilmediklerini belirten Acar, bunun için bir kitapçık hazırlayarak bilgilendirme yapacaklarını kaydediyor. 4 milimden başlayıp 24 milime kadar büyüyebilen incinin 20 YTL’den 250 bin dolara kadar fiyatlarda satılabileceğine dikkat çeken Acar, pembe, beyaz, kurşuni, siyah, kahve renkli incilerin bulunduğunu ancak en makbulunun pembe ve beyaz olduğunu söylüyor. Son dönemde pırlanta trendinin olduğunu belirten Acar, incilerini pırlantalarla birlikte de sunduklarını, kahverengi ve sarı renklerin de revaçta olduğunu kaydediyor.

İSMEK El Sanatları Dergisi 6 İNDİR

Bu yazı 667 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK