Müze

Vakıf Ruhunu Canlandıran Müze

  • #


Yazı: Gül GÜNEY

Vakıflar Genel Müdürlüğü, son yıllarda gerçekleştirdiği birçok faaliyetin yanı sıra sosyo-kültürel alanda da, geçmişten devraldığı kültür mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla birçok ilde yeni müzeler kurmaktadır. Bu müzelerin en önemlilerinden biri de gidip görme fırsatı bulduğumuz ve çok etkilendiğimiz Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’dir. Müze’nin 2009 Avrupa Müze Ödülü’ne adaylığı kabul edildi. Geçmişi uzun yıllara uzanan Türk kültür tarihine bakıldığında, vakıflar toplum hayatına her yönüyle önemli katkılar sağlayan köklü kurumlar olarak karşımıza çıkar. Anadolu'daki Türk varlığı başından beri vakıf kültürüyle iç içe bir gelişme seyri izlemiştir. İnsanlığın özünde var olan bir davranış biçimi olan “iyilik” kavramının somutlaştırılmış örneğidir vakıf… Bir iyilik hareketi olarak başlayan vakıflar, genişleyen faaliyetlerle zamanla bir medeniyet projesi kimliği kazanmıştır. Her alanda önemini hissettiren vakıflar, Türk medeniyetini bir vakıf medeniyeti haline getirerek dünya milletlerinin hizmetine sunmuştur.

Günümüzde ise bu hizmetin devamlılığını sağlayan Vakıflar Genel Müdürlüğü, son yıllarda gerçekleştirdiği birçok faaliyetin yanı sıra sosyo-kültürel alanda da, geçmişten devraldığı kültür mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla birçok ilde yeni müzeler kurmaktadır. Bu müzelerin en önemlilerinden biri de gidip görme fırsatı bulduğumuz ve çok etkilendiğimiz Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’dir.
Ankara'nın Ulus semtinde eski Ankara dokusu içinde yer alan, 1925 yılında yapılarak, 1928 ila 1941 yılları arasında Ankara Hukuk Mektebi olarak hizmet veren, I. Ulusal Mimarlık döneminin izlerini taşıyan, bugünkü Kültür ve Turizm Bakanlığı binası ile komşu olan bu binayı hemen hemen herkes hatırlar. Uzun yıllar değişik işlevler üslenen bina en son Ankara Müftülüğü olarak kullanılmış, 2004 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce müze olarak restorasyonu yapılarak, 7 Mayıs 2007 tarihinde hizmete açılmış…

Ankara Vakıf Eserleri Müzesi, son yıllarda Türkiye'de müzecilik açısından ele alındığında, çağdaş müzecilik anlayışı ile teşhir- tanzimi yapılmış, teknolojik imkanların kullanıldığı bir müze konumundadır. Müzede sergilenen eserlerin en önemli özeliği ise hepsinin uzun yıllar önce cami ve mescitlere bağışlanmış eşyalar olmasıdır.

Müzeye daha ilk girişte beş dilde hazırlanmış elektronik rehber sistemi sizin tercihinize sunulmaktadır. Ziyaretçilerin dinlenebileceği oldukça hoş sıcak bir salonda otururken LCD ekranda geleneksel el sanatlarını anlatan programlar izlenebilmektedir. Müzede özürlü vatandaşlar da unutulmamıştır, onlar için kurulmuş bir asansör sistemi mevcuttur. Ayrıca meraklıları için kitap satış ve kafeterya birimleri oluşturulmuştur.

İlk salonda sizleri birbirinden güzel değişik yörelere ait halı örnekleri ve değişik halı sergileme sistemleri karşılar. Raylı, kitap sayfası ve çekmeceli örneklerde çok sayıda halı sergilenmektedir. Türkiye'de halı dokunan her evde görebileceğiniz nostaljik bir halı dokuma odası ise sizi kendine doğru çeker.

İkinci kat merdivenlerini çıkarken değişik halı motifleri hiçbir söze gerek kalmaksızın kendini anlatır. Üst katta halıların yanı sıra değişik yörelere ait kilim örneklerinin yer aldığı bir salonda adeta bütün Anadolu'yu seyahate çıkarsınız. Sadece Anadolu da değil, sergilenen para keseleri ve kâbe örtüsü, sizi surre devrin ihtişamlı alaylarına konuk eder.

Hat salonundaki padişah vakfiyeleri ve Kur'an-ı Kerimler hat, tezhip ve cilt sanatının en özgün örneklerini sunulmaktadır. Tasavvuf kültürüne ait birkaç parça eşya ile farklı bir dünyanın kapıları aralanır...
Diğer bir salonda ise tabanda cam altına yerleştirilmiş bir Uşak halısı ile Şarköy kilimi üzerinde ruhu dinlendiren bir müzik eşliğinde yürümek farklı bir haz verir insana. Bu salonda değişik form ve ebatlarda bakır, tunç ve tombak şamdanlar akıcı bir üslupla ve çoklu yöntemle sergilenmiş olup, dönemlerinin bütün özelliklerini yansıtır. Sergilenen ahşaplar ise 13. yüzyılın güzide örneklerindendir. Ankara Ahi Elvan Camii pencere kanatları ile Divriği Ulu Camii’ne ait özgün örnekler…

Müzede Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinin emektar fotoğraf makineleri ve aparatlarından örnekler de görmeniz mümkün.

Söz konusu müzenin diğer bir özelliği de yurtdışından geri alınan vakıf kültür varlığı örneklerinden halı, şamdan, çini, hat ve ahşap örnekleri de barındırması…

Müzedeki en çarpıcı eser gruplarından biri de saatlerdir. Müze teşhirinin yanı sıra 20 Mayıs'ta açılan ve 20 Temmuz 2008 'e kadar ziyaret edilebilen olan "Zamana Şerh Koyan Katipler: Vakıf Eserlerinde Saatler "sergisinde yer alan birbirinden muhteşem saatler… Sergide adeta zaman tüneline girip saatin ve zamanın serüvenini oldukça akıcı bir şekilde izleyebilirsiniz. Mutlaka görülmeye değer…

Unutulmadan eklenmesi gereken bir nokta da şu; müzede çeşitli eğitim etkinlikleri de yapılmakta. Okullar randevu sistemi ile alınarak müze gezdiriliyor ve öğrencilere sunumlar yapılıyor. Öğretmenler yönetiminde drama çalışmaları yapılıyor. Alt kat geçici sergi salonu da sanatseverlerin sergileri için kısa dönemli olarak tahsis ediliyor.
Ankara'da açılan Vakıf Eserleri Müzesi, hem tarihi önemi olan bir yapının yaşatılması ve hem de başkent Ankara'nın yeni ve modern bir müzeye kavuşturulması bakımından oldukça önemli.

Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerini ve bu işe gönlünü, emeğini, birikimini veren müzecileri bu örnek hizmetlerinden dolayı kutluyoruz. Ankaralılar bu yönden çok şanslı. Tüm illerden başkentimizi ziyarete gidenlere de öneriyoruz: Bu müzeyi mutlaka görün…

İSMEK El Sanatları Dergisi 6 İNDİR

Bu yazı 594 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK