Makale

Değişen İstanbul’un Tanığı Harita Arşivleri

  • #


Yazı: İrfan DAĞDELEN *

Coğrafi mekanların hafıza kayıtları olarak nitelenebilen haritalar, değişen dünyanın tanığı olarak önemli işlevler görüyor. İBB Atatürk Kitaplığı Harita Koleksiyonu kullanım yoğunluğu ve büyüklüğü açısından Türkiye’de en geniş harita arşivi olma özelliğini taşıyor. 10.000’e yakın haritadan oluşan ve büyük çoğunluğu elle çizilen bu haritalar İstanbul’un tarihsel topografyasının nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.

Atatürk Kitaplığı’nda bulunan harita koleksiyonu, kullanım yoğunluğu ve büyüklüğü açısından Türkiye’deki kütüphaneler arasında önemli bir yere sahiptir. Kitaplığın Harita Koleksiyonu’nda 10.000’e yakın harita bulunmaktadır. Bugüne kadar 4 cilt olarak yayınlanan

Haritalar Kataloğu’nda 6812 harita tanıtılmıştır. Haritalar açısından zengin bir arşive sahip olan Atatürk Kitaplığı’nda hazırlanan kataloglar sayesinde araştırmacılar, şehir planlamacıları ve mimarlar yaptıkları işin mahiyetine göre koleksiyonumuzdan önemli ölçüde yararlanmaktadırlar. Son yıllarda gerek Büyükşehir Belediye Başkanlığı, gerekse ilçe belediyeleri tarafından yapılan imar planlarının hazırlanması, şehir planlarının yapılması, restorasyon faaliyetlerinin yürütülmesinde kütüphanemiz harita koleksiyonunun da kaynak olarak ele alınmakta olması, yayımlanacak eserlerin önemini bir kat daha artırmaktadır.
Bu işin bilincinde olan müdürlüğümüz katalogların yayımlanmasının yanında eski haritaların zarar görmemesi için digital ortama aktarılmasına hız vermiş ve koleksiyonun üçte ikisi bilgisayar ortamına aktarılmıştır.

Araştırmacılar ve konu uzmanlarının yoğun istekleri doğrultusunda bu haritaların tıpkıbasımı gündeme gelmiş ve ilk olarak Beyoğlu’nun Sultan Abdülaziz Dönemi ilk kadastral planları “Cadastre De La Ville De Constantinople - VI. Cercle Municipal” adında Türkçe - Fransızca olarak yayınlanmıştır.

1839 yılında Tanzimat Fermanı ile ilan edilen ve idari sistemde yeni düzenlemelerle başladığı kabul edilen XIX. yüzyıl modernleşme sürecinin önemli kurumlarından biri olan VI. Daire Belediyesi’nin, ilk olarak kurulduğu 1857 senesi ile belediyeler kanunun çıkışı olan ve bu kurumun ayrıcalıklı statüsünün sonu olarak kabul edilen 1876 yılına kadar geçen süreçte sürekli olarak üzerinde çalıştığı konulardan biri bölgenin oldukça detaylı kadastral planının hazırlanmasıdır. Bu kurum yirmi seneye yakın bir süre içinde önce kendi bünyesinde oluşturduğu, daha sonra da merkezi bir kimlik kazanacak olan teknik bürosu ile Karaköy’den Taksim meydanına kadar olan bölgenin ilk detaylı kadastral çalışmasını gerçekleştirmiştir.

Sultan Abdülaziz döneminde VI. Daire Belediyesi’ndeki değişiklikleri de içeren son aşamasını 1876 yılına kadar sürdürmüş olduğu anlaşılan kadastral planlarını izleyebildiğimiz ve “Cadastre de la Ville de Constantinople - VI. Cercle Municipal” adlı atlasın kütüphanemizde bulunan dört cildinin yanında koleksiyonumuzda olmayan diğer ciltlerinin yoğun çalışmalarımıza rağmen maalesef ulaşamadığımız bu çalışma, Beyoğlu’nun günümüzde de kısmen varlığını sürdüren mimari ve kentsel dokusunu ve önceki durumunu bizlere aktarıyor olmasından dolayı oldukça eski ve önemli bir kaynak olarak tanımlanmaktadır.

Beyoğlu bölgesinin kentsel ve mimari dokusu konusundaki çalışmalara önemli bir kaynak oluşturan bu kadastral planlar, VI. Daire Belediyesi’nin sınırları içinde bulunan alanı belli bölgelere ayırmak suretiyle oluşturulan ciltlerde bulunmaktadırlar. Bu ciltlerin ilk sayfalarında kadastrosu yapılan alanın 1:2000 genel planı bulunmaktadır. Bu plan üzerinde oluşturulan kadraj üzerinde enlem ve boylamlar belirtilmiştir, ayrıca binalar, yapı malzemelerine göre (kârgir, ahşap), bahçeler ve boş alanlarda farklı renklerde olmak üzere boyalıdır, sokak, cadde ve çıkmazların da isimleri bu planlarda bulunmaktadır. Oldukça detaylı bu ilk genel plandan sonra, 1:200 ölçekli paftalar gelmektedir. Bu planlarda ise her parselde bulunan binanın yapı malzemesi, bahçesi veya boş alanlar farklı renklerde boyanarak belirlenmiş ayrıca sokak-cadde-çıkmaz isimleri ve bu yollar üzerindeki ölçüm röperleri gösterilmektedir.
Bunlarla beraber, parsellerin kenar uzunlukları, yapıların plan düzlemindeki boyutları, parsellerin koordinatları, bina ve bahçelerin alan ölçümleri de bulunmaktadır.

Bu yayınlarımız XXII. Uluslararası Mimarlar Kongresi’nde yoğun bir ilgiyle karşılanmış ve bu yöndeki yayınlara hız verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Bu kapsamda İstanbul - Rumeli Ciheti “Sarıyer, İstinye, Arnavutköy, Bebek, Tarabya, Beşiktaş, Kâğıthane” haritaları basılmıştır.

Aynı ciddiyetle ve üzerine aldığı sorumlulukla bu tür yayınlara bir yenisi daha eklenmiş ve “Alman Mavileri - 1913 - 1914 I. Dünya Savaşı Öncesi İstanbul Haritaları” adı ile 3 cilt olarak yayınlanmıştır. “Alman Mavileri” diye ün yapmış olan bu haritalar 1914 I. Dünya savaşı öncesi Almanların “Deutsch Syindikat für Staebaliche Arbeiten” adlı şirketi tarafından yapılmış tüm suriçi İstanbul’unun yanında Eyüpsultan, Beyoğlu, Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar gibi yerleşim merkezlerini de içermektedir. Bu haritalar hakkında kısaca malumat vermek gerekirse:

İstanbul’un kent planlamasına temel oluşturacak harita alımı için ilk adım İstanbul Şehremaneti’nce, Halil Edhem Bey’in (ELDEM) şehreminliği döneminde (20 Temmuz 1909 - 6 Ocak 1910) atılmıştır. Bu haritaların oluşturulması için gereken “Nirengi sistemi kurma işi” Fransız Topoğrafya Cemiyeti’ne ihale edilmiştir. Fransız plancılar Galata Kulesi merkezli bir nirengi sistemi kurarak, ölçümlerini 1911 yılında tamamlamışlardır. Nirengiye dayanan harita alma işi 1913 yılında “Deutsch Syindikat für Staebaliche Arbeiten” firmasına ihale edilmiştir. Bu firmanın ölçümlerinden elde edilen bilgiler Almanya’ya gönderilerek çizimleri Almanya’da gerçekleştirilmiştir. Daha sonra Türkiye’ye geldikten sonra Osmanlıca kopyaları yapılmıştır.

Her paftası 66x100 cm. boyutunda, renkli, 1/1000 ve 1/500 ölçekli olarak hazırlanan bu haritalarda mahalle veya semt adları, sokak ve cadde, yapı adları, saraylar, elçilik binaları, karakol, itfaiye, belediye vb. resmi binalar; cami, tekke, medrese, mezarlık, hazire, türbe, kilise, sinagog vb. dini yapılar; kule, duvar, sur, kışla, jandarma karakolu, tersane, atölye, levazım deposu vb. askeri yapılar; hastahane, iskele, demiryolu, gar, istasyon türü kamu yapıları; adları ve gabarileriyle gösterilmiştir. Semt, mahalle, cadde, sokak ve bina isimleri Türkçe isimlerin Fransızca telaffuz ediliş şekliyle yazılmıştır. Örneğin “cami” yerine “djami”, “çıkmaz sokak” yerine “tchikmaz sokak” yazılması gibi. Adı geçen bu yapılar özellikle 1/500 ölçekli haritalarda plan düzleminde tüm dış konturlarının ölçüleriyle gösterilmesine karşın; yapı malzemesinin cinsi belirtilmemiştir.

Alman Mavileri’nde ada ve parsel bilgileri işlenmemiş, birkaç istisna dışında hamamlar ve konutlar çizilmemiştir. Konutlar ada etrafında dönen yaklaşık 0,5 cm. kalınlığında gri bir gölge ile gösterilmiştir. 1/1000 ve 1/500 ölçekli, tek yapı ölçeğine kadar inen haritalar 1913- 1914’te çizilmesine karşın, 1/2000 ölçekli haritalar daha ziyade rehber nitelikli haritalar olup hangi paftanın hangi bölgeye ait olduğunu göstermek amacıyla yapılmış ve 1918 - 1921 yılları arasında çizilmiştir.

Bu haritaları teknik açıdan incelediğimizde:

- Dikdörtgensel koordinat şebekesi Galata Kulesi’nin merkez koordinatları tarafımızdan bilinmemekle birlikte kuzey ve batı yönünde ele alınmıştır. Koordinatların gösterici rakamları şebekenin kenarında yazılmıştır. 100 m.’ye 100 m.’lik simetrik kareler ve 10000 m2’lik aynı alanlar halinde oluşturulmuş koordinat şebekesinin yardımı sayesinde plan üzerindeki bütün uzaklıklar ve alanlar ölçülebilir ve hesaplanabilir. Kuzeye doğru yönlenmiş olan şebeke aşağıdan yukarıya doğru bir çizgi halinde güney-kuzey yönünde olup, sağdan sola doğru olanlar ise doğu-batı yönündedir.

- Önemli yükseklik kotları: Kotlar santimetre cinsinden Haliç seviyesinden verilmiştir.

- Eş yükselti eğrileri: Haliç su seviyesinin 2’şer metre üzerinden verilmiş olan yükseltiler mahalleye göre yazılmıştır. 10, 20, 30, 40 m.’lik eğriler diğerlerine göre daha büyük gösterilmiştir.

- Kesin işaretlerin eşitleştirilmesi (Yükseklikler milimetre cinsinden Haliç seviyesinden verilmiştir.) İşaretler (röperler) yatay olarak yerleştirilmiş olup, sivil ve anıt eserlerin duvarlarına ya da kaldırımların döşeme taşına ve geniş merdivenlere işlenmiştir.

- 1/1000 ölçekli haritalar şehrin genel planının numaralandırılması ve açılımı.

- 1/500 ölçekli haritalar şehrin genel planının numaralandırılması ve açılımını göstermektedir.

1925 yılında Harita ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün kurulmasıyla İstanbul’un kadastral haritaları yapılmaya başlanıldığında “Alman Mavileri” altlık olarak kullanılmıştır.
İstanbul ve bilad-ı selase (Suriçi ve Eyüp, Galata, Üsküdar), Beşiktaş, Haliç ve çevresini detaylı bir şekilde gösteren bu haritaların lejandı mevcuttur. Alman Mavileri’nin Osmanlıca harfleriyle yazılmış paftaları da daha sonraki yıllarda yapılmaya başlanmış, bu durum 1926 yılına kadar devam etmiştir.

Almanya’da çizilen ve “Alman Mavileri” adıyla anılan bu haritalara neden bu adın verildiği bilinmemekle birlikte; havuz, dere, göl ve deniz gibi su öğelerinin bu haritalarda mavi renkle gösterilmesinden dolayı haritaların bu isimle anılması bir tahminden öteye gitmemektedir.

Arşivimizde araştırmacılarımız tarafından en sık kullanılan bu haritalar, 3 cilt olarak tasarlanmıştır. 1. ciltte Üsküdar, Kadıköy, Beşiktaş’ın bir kısmı yer almaktadır. 2. ciltte Beyoğlu, Eminönü ve Fatih’in çok az bir bölümü yer almaktadır. 3. ciltte ise Fatih, Eyüpsultan bölgelerini kapsamaktadır. Planlarda aranılan yerleri rahat bulabilmek için kitabın başına bir anahtar pafta konulmuştur. Ayrıca cilt ve pafta numaralarının yer aldığı yaklaşık 14.000 adet semt, cadde, sokak ve bina dizini yer almaktadır.

Alman Mavilerini yoğun olarak kullanan mimarlar, şehir plancıları, avukatlar, tarihçiler ve diğer araştırmacılar için bu kitap büyük bir eksiklik giderilmiş olacaktır.

Harita koleksiyonumuzda ayrıca İstanbul’un en eski haritaları yer almaktadır. XIV. yy.’dan başlayarak XX. yüzyılın başlarına kadar İstanbul genel görünümünü yansıtması bakımından da öneme haizdir.

Yangın haritalarımız İstanbul topografyasını izleme ve gelişimini tespit etme bakımından eşsiz bir koleksiyondur. XIX. ve XX. yüzyıllarda İstanbul’un başına bir bela gibi çöreklenen İstanbul yangınları kentin şehircilik anlamında yapısını yok ettiği gibi kültürel birikimi de kül etmiştir. Muntazam bir surette yapılan yangın haritaları yangın öncesi ve sonraki değişimleri tespit etmek ve şehir planlarındaki uygulamalara yardımcı olması son zamanlarda en çok başvurulan kaynaklar arasında yerini almıştır. Haritalar üzerindeki kotlamalarla birlikte maalesef elimizde olmayan yangın haritalarına işlenmiş ve muhteşem değerde bir kaynak oluşturmuştur. Haritaların görsellikleri de kayda değer bir ayrıntıdır. Harita adları güzel bir hatla yazılmış ve harita üzerindeki işaretler el yapımı haritaların en güzel örneklerini bize sunmaktadır.

İstanbul imarı için yapılan kimi planlarda koleksiyonumuzun değerini ortaya koyma bakımından önemlidir. Bunlardan bir iki örnek verecek olursak bu konuyu daha iyi aydınlatmış oluruz.

Bunlardan birincisi G.D’Ostoya’nın haritasıdır. Bu harita Büyük Beyoğlu yangınından [5 Haziran 1870] önce hazırlanması önemini bir kat daha artırmaktadır. 1858-1860 yılları arasında hazırlanmış olan bu harita “lan Général de Galata, Péra, Pancalti” adı ile anılmaktadır.

Galata’dan Taksim’e Azapkapı’dan Dolmabahçe’ye kadar uzanan geniş bir yelpazede tam bir Beyoğlu haritası görünümü vermektedir. Haritanın 1/2.000’lik büyük ölçekli bir harita olması ayrıntıları en iyi şekliyle ortaya koymaktadır. Haritada bölgenin mimari özelliklerini tespit etmek mümkün olmaktadır. Kâgir ve ahşap yapılaşmanın yoğun olduğu bölgeler gösterilmekte ve bu yapılanma hangi yelpazede dağılım göstermekte olduğunu tespit etmek mümkündür.

Günümüzde varlığını koruyan ve aynı zamanda yok olan birçok yapının yeri yapı adlarıyla harita üzerinde yer almaktadır. Galata Kulesi, Yeni Camii, Bedesten, Zincirli Han, Kurşunlu Han, Havyar Han, Halil Paşa Hanı, Arap Cami, Yeraltı Camii, St. Pierre Kilisesi, St. Benoit, Ermeni Kilisesi [Surp Grigor Lusavoriç Kilisesi], İngiliz konsolosluk bürosu, Fransız telgrafhanesi, kıyıdaki gümrük binaları, çoğunlukla saray adıyla bütünleştirilen elçilik binaları; Mevlevihane’den Taksim’e doğru sırasıyla İsveç Sarayı, Rus Sarayı, Avusturya Sarayı, Fransız Sarayı, Hollanda Sarayı’dır.
Yeşil alanlar ve mezarlıklar ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Bu babda Galata Mevlevihane’si geniş bir külliye içerisinde yeşillikler ve ahşap yapılarıyla haritada yerini almıştır.

Bölgenin bundan sonra daha detaylı planları yapılmış ve sigorta haritaları da dediğimiz ve Joseph Pervititch’in çizmiş olduğu haritaların yanında Beyoğlu ciheti haritaları ve Suat Nirven’in çizmiş olduğu planlar ile istikamet, ifraz, istimlak haritalarıyla da Beyoğlu sokak sokak çizilmiştir.

İkinci olarak kesin tarihi ve kimin zamanında yapıldığı bilinmemekle birlikte Sultan Abdülmecit veyahut II. Abdülhamit döneminde yapılmış olabileceği kaynaklarda gösterilen bu proje, mühendis S. Préault tarafından “Avant - Projet D’un Pont-Tunne İmmerge, brevete par le Gouvernement İmperial Ottoman: Traversant le Bosphore entre Constantinople et Scutari pour le roccordement des voier ferres d’Europe a celles D’Asie” adıyla anılan ve Avrupa ile Asya demiryollarını birbirine bağlayacak bir projedir.

Koleksiyonumuzda yer alan diğer bir harita gurubu Erkan-ı Harbiye-i Umumiye’nin çizmiş olduğu haritalardır. Bu haritalarda belirlenen bölgeler pafta pafta yer almakta vilayet, kaza, bucak ve köyler gösterilmektedir. Bunun yanında dereler, yaylalar gibi doğal alanların yanında mandıra ve çiftlik gibi önemli sayılabilecek yerler gösterilmektedir ki bunlarda yerel tarih çalışmalarında ve yer tespitlerinde sıkça kullanılmaktadır.

Arşivimizin bu derece zengin olmasının üzerimize yüklediği misyon ve sorumluluk gereği koleksiyonumuzun eksikliklerini gidermek ve İstanbul üzerine yapılmış haritaları toplamak amacıyla 2005 yılından itibaren nadir harita alımlarıyla birlikte arşivimiz Türkiye’nin en geniş tarihî harita arşivi olma özelliğini de kazanmıştır. Tasnif çalışmaları tam anlamıyla bittiğinde İstanbul’un tarihsel topografyasının nasıl değiştiğini görmek tam manasıyla mümkün olacaktır.

* Atatürk Kitaplığı Nadir Eserler Kütüphanecisi

İSMEK El Sanatları Dergisi 4 İNDİR

Bu yazı 1924 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK