Sergi

Osmanlı’dan Günümüze Temizlik İşçileri

  • #


Yazı: Hüseyin IRMAK*

“Her biri tek tek elde oluşturulan, bütün kıyafet ve aksesuarları da elde hazırlanan sevimli temizlik işçileri maketlerimiz sergimize can veren… Kağıthane’nin ardından Ankara, Erzurum, Malatya ve Eskişehir garlarında büyük kitlelerle buluşuyoruz. Çalışmalarımızın Türkiye’de çıkabileceği en yüksek nokta; Etnografya Müzesi. Sergimiz bu en görkemli noktaya da ulaşıyor, bizler de bunun gururunu yaşıyoruz…” Önünde tek tekerleği ile küçük el arabalarını hepimiz biliriz. Günümüzde çoğunlukla inşaatlarda kullanılır. Eskiden o el arabalarının ahşap olanlarını sokaklardaki temizlik işçileri kullanırdı. Ahşap el arabalarının minyatürleri ise çiçekçilerde bulunuyor şimdilerde, içi kurutulmuş çiçeklerle süslü bir şekilde. İşte biz de çiçekli bir minyatür el arabasından esinlenerek “temizlik işçilerinin kullandığı el aletlerinin minyatürlerini yapsak” dedik. Karşılıklı fikir alışverişi sunucunda, işçilerin kıyafetlerini de dahil etmeye karar verdik ve “Osmanlı’dan Günümüze Temizlik İşçileri ve Aletleri” sergisinin projesi çıkmış oldu ortaya… Projenin hayata geçirilmesi için ilk adımlarımızı atmaya başlamıştık; Ephemera müzayedelerinden, temizlik işçilerine ait eski fotoğraf ve kartpostallar takip edilmeye başlandı. Konuyla ilgili kimi koleksiyoncuların elinde bulunan materyallere bakıldı ve kopyalar alındı. Kaynaklar araştırıldı. Bu tarama ve derleme işlemi yaklaşık 4,5 yıl sürdü. Bu sürenin son bir yılında eldeki materyale bakarak bize işçi maketi yapacak ve bunları aslına uygun kıyafetlerle giydirecek birini aramaya da başladık. Çeşitli şehirlerden insanlarla görüştük, eldeki malzemeyi gösterip ne istediğimizi anlattık. Bazıları daha baştan olumsuz görüş belirtmelerine rağmen birkaç isim bize birer numune hazırladı.
Yapılanlar bizim istediğimiz biçimde olmadığı için arayışımız devam ediyordu. Bu arada materyal derlemelerimiz de artık daha eksiksiz hale gelmişti. Derken İstanbul’da biriyle görüştük. Kendisi ilçesinin halk eğitim merkezinde eğitim almış bir ev hanımıydı. Malzemelerimizi gösterdik, ne istediğimizi anlattık ve bir örnek çalışma istedik kendisinden. Yaklaşık bir ay sonra gelen örnek hakikaten çok güzeldi. Nihayet aradığımızı bulmuştuk. Hemen gerekli prosedür tamamlandı ve görsel malzeme örnekleri kendisine ulaştırıldı. Sibel Özcan son hızla çalışmalarına başlamıştı. Bir yandan maketler yapan, bir yandan ahşap, kumaş, teneke vs. gibi malzemeler arayan Sibel Hanım, bir yandan da kendisinden sürekli ilgi isteyen küçük kızıyla uğraşıyordu. Bütün olumsuzluklara rağmen çalışma hızla ilerliyor, ortaya bir şeyler çıktıkça da hep beraber heyecanlanıyorduk. Ve nihayet bütün görsel malzemeler maketleştirildi. Her biri tek tek elde oluşturulan, bütün kıyafet ve aksesuarları elde hazırlanan temizlik işçileri maketleri, alet-edevatlarıyla birlikte göz önündeydi artık. Her biri birbirinden sevimli maketler, ayaklı tahta kaidelere yerleştirilerek sergiye hazır hale getirildi. Bilgi levhaları çakıldı ve maketler kendi fotoğrafı/gravürü ile birlikte sergilenecek duruma getirildi. Gören herkeste sevimli heyecanlar uyandıran bir sergi ortaya çıkmıştı. Özellikle de çocukların çok ilgisini çekiyordu sergimiz. Kağıthane Belediyesi’nin bir kültür çalışması olan sergi, öncelikle belediyemizin salonlarında insanların önüne çıktı. Hem görsel malzemenin hem maketlerin fotoğraflarının yer aldığı ve geçmişten günümüze temizlik faaliyetleri hakkında bilgi veren bir de katalog hazırlandı. 28.5x24 ebadındaki katalogumuz da hak ettiği beğeniyi kazandı. Sergi, Erkin Koray’dan duyup sevdiğimiz fakat aslında Urfalı Ali isimli bir halk sanatçısına ait olan “Körolası Çöpçüler Aşkımı Süpürmüşler” şarkısının orijinalinin fon müziği eşliğinde açıldı. İnsanlar, bu müziğin orijinalini dinleyebilmenin hazzını da duyumsayarak sergiyi gezdiler. Sonraki günlerde ilçe okulları sergiye gezi düzenledi. Belediyeye herhangi bir nedenle gelen herkes sergiyi gezdi. Komik bir anekdot da şöyleydi; bazı çocuklar maketleri alıp evine götürmek isteyip de amacına ulaşamadığı için koridorlarda ağladı. Ve bir gün TCDD Ankara Müzesi ve Sanat Galerisi Yönetmeni Sn. Servet Sarıaslan, eşiyle birlikte sergiyi gezdi. Çok beğendiğini ifade eden Servet Hanım, bu serginin TCDD’nin 150. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde Türkiye’yi dolaşmasının çalışmaya bambaşka bir hava katacağını ifade ederek, bu konu hakkındaki fikrimizi sordu. Olumlu cevap verdik. Böylece “Temizlik İşçileri ve Aletleri Sergisi” için bir başka aşama başlamış oldu. Gerekli yazışmaların ardından sergi, Türkiye turuna/turnesine başladı. Haydarpaşa Garı’ndan vagonlara yüklenen maketlerin ilk durağı Ankara’daydı. Öncelikle Ankara Garı’nın görkemli binasında Ankaralıların beğenisine sunulan sergi, burada hakikaten büyük ilgi gördü. Servet Sarıaslan ve eşi Ümit Bey’in unutulmaz gayretleri, Ankara’nın çeşitli kurum yöneticilerini de sergiye çekti. Yorulmak bilmez bir enerjiyle bir ay boyunca herkese sergiyi anlattılar. Gar, aynı zamanda ülkenin tüm bölgelerine giden veya oralarda gelen insanların kesiştiği yerdi ve bu sayede çok sayıda insan bu sergiyi gezmiş oldu. Burada bir ay kalan sergimizin, yeni yolculuğu bu defa Erzurum Garı’ydı. Yeniden vagonlara yüklenen maketler, Erzurum Garı’nda Erzurumluların önüne çıkacaktı. Karlı dağların, ovaların arasından geçerek ray tıkırtıları eşliğinde doğunun karlı kışına yolculuk eden Kağıthane maketler, burada Gar Müdürü Ahmet Başar tarafından heyecanla karşılandı. Açılış davetiyelerin günler önceden heyecanla hazırlayan, şehrin tüm protokolünü eksiksiz haberdar eden, tek tek dolaşarak sergi hakkında bilgi veren ve mehteriyle, protokolüyle görkemli bir açılışın mimarı da olan Ahmet Başar Bey, açılışı vali ve belediye başkanlarından, askeri ve mülki erkandan oluşan bir heyete yaptırdı. Sergi malzemelerine küçük gelen gar salonlarını maharetle kullanan Ahmet Bey, bir aylık sergi süresince bir an bile heyecanını kaybetmedi.
Sergimizin Erzurum’daki görkemli ağırlanışı sonrasında yeni adresimiz Malatya Garı’ydı. Orada malzemelerin kurulması, sergiye hazır hale getirilmesi yine Servet ve Ümit Sarıaslan çiftinin omuzlarındaydı. Sergiyle birlikte il il gezen Sarıaslan çifti, birer gönül insanı olduklarını fazlasıyla gösterdiler. Malatya’da da şehir protokolünün ve camiasının büyük ilgisini çeken sergi, gittiği her yerde bölgesel gazetelerde, televizyonlarda konu oluyor, üniversitelerin özel ilgisini çekiyordu. Bir aylık Malatya macerasının sonrasında bir üniversite şehri olan Eskişehir, sergimizin yeni ev sahibiydi. Eskişehir Garı’nın geniş salonu, temizlik işçisi maketlerini ve fotoğraflarını rahatlıkla kucaklarken bu aydın kentin genç-yaşlı aydın insanları yüzlerinde gülümsemeyle, gözlerinde beğeniyle gezdiler sergiyi. Bir ay da Eskişehir noktasından Türkiye’nin her yerine giden ya da gelen insanları karşılayan ya da uğurlayan Kağıthane Sergisi’nin son durağı ise Ankara Etnografya Müzesi idi. Sergi, Ankara Garı’nda iken Servet Hanım’ın özel dostluğuna binaen tam kadro sergiyi gezmeye gelen Ankara Etnografya Müzesi yönetimi, beğenerek gezdikleri çalışmayı kendi müzelerinde de görmek istediklerini belirtmişler ve Kağıthane Belediyesi ile konuyla ilgili yazışmaları da yapmışlardı. Çalışmamızın etnografik özellik göstermesi nedeniyle Türkiye’de çıkabileceği en yüksek noktaydı Etnografya Müzesi. Yani sergi, hak ettiği yere çıkıyordu ve bu onun için bir onurdu. Etnografya Müzesi’ndeki açılış, Müzeler ve Kütüphaneler Haftası’nın ilk gününe denk düşürüldü ve açılışa bu defa Kağıthane Belediye Bakanı Fazlı Kılıç da katıldı. Mehteran takımı ve seymen gösterisiyle yapılan açılış töreni, maketlerimizin bu uzun yolculuğundaki en görkemli noktaydı. Kağıthane Belediyesi Sergisi’nin, Atatürk’ün naaşının 1952’ye kadar kaldığı salonda, gerek Ankaralıların gerekse ülkenin her yerinden gelen ziyaretçilerin beğenisine çıkması daha başka bir duyguydu bizler için… Ve buradaki sergilenme süresini de başarıyla tamamlayan maketlerimiz, başından beri kendisine eşlik eden bir diğer sergimiz “Osmanlı Belgelerinde Kağıthane” çalışması ile birlikte sınavlarını geçmiş olmanın, görevini layıkıyla yerine getirmiş olmanın huzurunu yaşadı. Kataloğu kütüphanelere girdi, kitap müzayedelerinde satışa çıktı, ülkenin önemli kitap koleksiyoncularının arşivlerindeki yerini de alarak tarihe mal oldu, kalıcılaştı…  

İSMEK El Sanatları Dergisi 4 İNDİR

Bu yazı 462 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK