Resim

Geleneksel Sanat Formları Tuval Üzerinde

  • #


Yazı: Hülya KÜPÇÜOĞLU

Çini, mozaik ve minyatür sanatlarına hayran olan ressam Berna Erkün, güncel malzemeler kullanarak, geleneksel figürleri tuvallerine yansıtıyor ve İstanbul’u farklı farklı açılardan yorumluyor. “Devamlı çalışırım ben. Çünkü sanat yapmaktan başka işim yok.” diyen sanatçının resimleri sanatseverler tarafından ilgi çekici bulunuyor… “Akademi’de okuduğum ilk yıllarda Arkeoloji Müzesi’ne gitmiştik ve çok etkilenmiştim. Özellikle Anadolu Selçukluları, Osmanlılar ve Bizanslılara ait mozaikler, çiniler beni büyülemişti” diye söze başlıyor Berna Erkün. Öğrencilik yıllarından beri sürdürdüğü araştırmacı kimliğini tuvallerine farklı biçim, içerik ve renk arayışları ile yansıtan sanatçı, yapmış olduğu resimlerdeki farklılığı belli noktalarda buluşturarak oluşturuyor sanatsal geçmişini. Son yıllarda üzerinde çalıştığı formlar ve renkler bizi İstanbul’un geçmiş kültürüne yönlendiriyor. Bu anlayış içerisinde Erkün elbette etkilenmiş olduğu biçimleri yansıtıyor tuvaline. Bunlar arasında lale formu, mozaik etkileri ve çini motifleri ilk izlenenlerden... Bu noktada sanatçının İstanbul’a ait biçimleri direkt alması ve üzerine çeşitli boya müdahalelerinde bulunması ise dikkat çekici. Erkün son dönem resimleriyle 90’lı yıllardaki çalışmaları arasında bağlantı kuruyor ve “Elbette ki o zamandan bugüne değişiklikler oldu. Şimdi daha farklı bir boyutta gündeme getiriyorum İstanbul’u” diyor.


“Biçim ve İçerik Dengede…”

Tuval yüzeyinde izlenen ve kaligrafiye gönderme yapan biçimler ise, anlam kaygısından öte farklı form arayışlarının bir yansıması sanatçı için. Erkün, “Onlar sadece biçim olarak kullanılmış olan formlar… Harf olarak bir karşılığı yok aslında çünkü değiştiriyorum onları.” diyor ve ekliyor: “Doğu sanatlarına her zaman yakınlığım oldu.” Sanatçı çalışmalarıyla ilgili şöyle devam ediyor: “Ben resmin içeriği ile pek ilgilenmiyorum. Plastik yönünü düşünerek ilerlemeye çalışıyorum. Ancak sözlerimin yanlış anlaşılmasını istemem, içerik elbette var. İkisi dengede gibi. Ama ben içeriği geri çekip biçimleri ön planda tutmak istiyorum. Bence doğru olan da bu.” Resimlerinde görülen dekoratif ögelerin bilinçli bir tercih olduğunu ifade eden sanatçı, “Kullandığım formlara genel olarak bakınca dekoratif yanlarının ağır bastığını görüyorum. Bu kullandığım farklı boyalardan da kaynaklanıyor” diyor. Ahşap boyama alanında kullanılan tüm boya ve malzemelerden faydalanarak resimlerini oluşturuyor Erkün. Genelde tuval üzerine akrilik boya ve bunun yanında su bazlı olan tüm boyaları kullanan sanatçı, zaman zaman elli kat verniğin şeffaf görüntüsünün ilgisini çektiğini belirtiyor. Son zamanlarda yoğun olarak kullandığı varak, vitray dolgu boyaları, cam hissi vermesi için vernik, çeşitli jel boyalar, çini mürekkebi, pırıltı veren boyalar Berna Erkün’ün tercih ettiği farklı malzemeler.


 “Çini Muhteşem Bir Sanat”

Çalışmalarında mozaik görüntülerine benzer formları da yoğun bir biçimde kullanan sanatçı, tıpkı bir hat ya da tezhip ustası gibi tek tek işliyor, boyuyor ve kurguluyor çalışmalarını. Net planlamalardan kaçındığını belirten sanatçı, yaptığı resimlerin dezavantajları olduğunu belirtiyor ve şunları ekliyor: “Örnek aldığım çini sanatı çok muhteşem bir sanat. Dünyanın hayranlığını kazanmış bir sanat. Ve zaten bunun üzerine benim bir şey yapmam imkansız. O kendi başına bitmiş birşey. Mozaik desen tek tek baktığın zaman tonları bile görebiliyorsun. Kurgulanmış bir sanat ve altında çok iyi bir bilgi birikimi var. Ben onu alıp bugünün malzemesi ile yorumluyorum. Kafamdaki şeyleri malzeme ile bütünleştirmeye çalışıyorum.” Sabır gerektiren detaylarla tuval yüzeyinde uzun zaman harcayan sanatçı, “Ara ara sabır gerektiren detaylar yapıyorum evet. Ara ara diyorum çünkü çalışmalarımın geneline baktığımızda hepsinde aynı etki yok. İnce detaylar biraz da benim ruh halime göre değişiyor. Konsantrasyonumun tam olması lazım. Hayatın akıp geçen süresi içinde ucu açık bir zamanın varsa onlar dağınık kalır. Belli sınırlamaların varsa olmayabilir bu etkiler. Tuval yüzeyinde bir anda çıkıyor.” şeklinde konuşuyor. Uzun araştırmalar ve süreçler sonrası işlerini üreten ve araştırma için harcadığı zamanın daha fazla olduğunu belirten Berna Erkün, oluşturduğu resimler hakkında resmini yapmadan önceki düşünme süresinin fazla sürdüğünü, hatta bazen ön çalışmalar ve düşünme süresinin iki sene sürebildiğini belirtiyor. Su bazlı boya kullandığı için bazı şeyleri çözdükten sonra resmi yapmanın çok fazla zaman almadığını ekliyor ve “Dışardan bakıldığında belki çalışmıyor görülürken aslında aklımda bir şeyler çözülüyor. Mesela mutlaka kişisel sergilerimin arası iki ya da beş sene arasında değişir. Ama devamlı çalışırım ben. Çünkü sanat yapmaktan başka işim yok. Ama şunu da belirtmeliyim ki bana en heyecan veren şey araştırma kısmıdır.” diyor. Farklı kültürlerin birikimleriyle resmini yoğuran sanatçı dışavurduğu biçimler ile dikkat çekmeye çalıştığı İstanbul’u aktarıyor. Bunu yaparken görsel anlamda zengin bir ifade biçimi kullanıyor, tıpkı İstanbul’un içinde barındırdığı zenginlik gibi…  

İSMEK El Sanatları Dergisi 4 İNDİR

Bu yazı 690 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK