Makale

Medeniyetlerin Derinlerdeki İzleri; Vakıflar

  • #


Yazı: M. Fatih AKYÜZLÜ

Köklü bir geleneğe ve kültüre sahip olan vakıflar, tarih boyunca sanat ile iç içe olmuş, sanatın ve sanatçının her zaman yanında olmuştur. Geleneğine bağlı, evrensel değerlere sahip çıkan, şanlı geçmişini ve tüm değerlerini ön planda tutan ve aynı zamanda geleceğin de parıltılarını yansıtarak eserler ortaya koyan vakıflar, her zaman için toplumun aynası olmuştur.

İnsanoğlu kendisinin ölümlü bir varlık olduğunu bildiği halde, ruhunun derinliklerinde daima bir ölümsüzlük inanç ve arzusu taşır. Bu yüzden kısa süren ömründe, kazandığı servetini ve başarılarını ölümsüz kılmanın yol ve yöntemini daima araştırır. Nihayet, fânî olan dünya malını bâkîleştirmenin, geçici olanı kalıcı kılmanın ve bir anlamda ölümsüzlük hazzını tatma yolunun vakıf kurmaktan ve vakfı yaşatmaktan geçtiğinin bilincine varır.

İnsanlık tarihi kadar köklü olan bütün dinlerde vakıf anlayışına rastlamamız mümkündür. Hangi dinden olursa olsun, inanan her insan, sahip olduğu nimetleri başkalarıyla paylaşarak Allah'ın hoşnutluğuna ereceğini ve yardımlaşmanın ruha verdiği doyumsuz hazla mutlu olacağını düşünür. Aynı zamanda bunun âhiret için de önemli bir sermaye olduğu inancı da bulunmaktadır. İşte medeniyetler de, böylesine ulvî düşünceye sahip olan yardımsever ve hamiyetperver insanların omuzlarında yükselerek insanlığa tarih boyunca sayısız hizmetler sunmaktadır.

Vakıflar, başta insan olmak üzere, bütün varlıklara hizmet etmeyi tarih boyunca temel amaç edinmiştir. Bu anlamda uygarlıkların da bekçisi konumundadır vakıflar. Yaratılana merhameti prensip edinen Müslümanlar ise, iyi olmayı, iyilik yapmayı ve iyi davranmayı tarih boyunca erdemlerin başı saymışlardır. Bununla beraber, katılımı, paylaşmayı, dayanışmayı, yardımlaşmayı ve başkalarının yardımına koşmayı dinî bir vecîbe olarak görmüşler ve bu amaçla da pek çok hayır kurumu tesis etmişlerdir. Bu nedenle de İslâm medeniyetinin belki de en temel karakteristiği bir "vakıf medeniyeti" olmasıdır.

Bilindiği kadarıyla ilk defa Emevîler devrinde kurumsallaşmaya başlayan vakıflar, Abbasîler döneminde de büyük bir gelişme kaydetmiştir. Sonrasında, İslâm coğrafyasının muhtelif bölgelerinde vakıflar yaygınlaşmış olup, hayatın her alanını içine alan sosyal yardımlaşma kurumları haline dönüşmüştür.
Özellikle Müslüman Türkler'in, bu alandaki katkısı muazzamdır elbet. Selçuklular ve Osmanlılar, hakim oldukları her yerde değişik vakıflar kurmuşlar ve hemen her alanda hizmet vermişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti de değişik zamanlarda çı kardığı kanun ve kararnamelerle toplumsal dayanışmanın temelini teşkil eden vakıfların kurulup geliştirilmesini destekleyip, teşvik etmiştir. Bu çerçevede, 1924 yılında ilk kez "Vakıflar Genel Müdürlüğü" kurulmuş olup, vakıf müesseselerinin idare ve denetimi tek elde toplanmıştır.

Kısacası, Müslüman-Türk medeniyetini, her anlamda bir "vakıf medeniyeti" olarak nitelendirmek mümkün. Bugün kendi öz kültürümüzü yeniden yaşatmaya ve ihtişamlı geçmişimizi çağdaş bir yaklaşımla yeniden kurmaya çalıştığımız ülkemizde, vakıfların toplum gündeminde yeniden hak ettiği yere taşınması ve böylece, mevcut vakıfların etkinliklerinin artırılarak değişik alanlarda da yeni vakıfların kurulmasını sağlamak ve desteklemek öncelikli hedefimiz olmalıdır elbet.

Bunu yapmak, geçmişimize saygının gereği olduğu kadar, yurttaşlık sorumluluğumuzun tabii sonucu ve geleceğimizi teminat altına almanın icabıdır. Zira yarının dünyası, bireyin mutluluğunun her şeyin önünde geldiği bir dünya olacaktır. Bireyin mutluluğu ise, ancak toplumsal dayanışma, yardımlaşma ve güven ile mümkündür.

Netice itibariyle, vakfın ruhunu anlamak, önemine inanmak, vakıflar kurarak insanlara ve tüm mahlukata faydalı olmak için çalışmak hayırlı bir hizmettir. Vakıf kurumları da, geçmişte olduğu gibi bugün de medeniyetimizin ve toplumsal yaşamımızın vazgeçilmez bir unsurunu oluşturmaktadır. Bu alanda tarihte son derece çarpıcı örnekleri görebilmek mümkün. Böylesine alicenap bir milletin varisleri olmak da bizlere mutluluk vermektedir. Aynı anla yışla günümüzde de toplum ve tüm insanlığa hizmet etmek başlıca hedeflerimizden olmalıdır. Bu çerçevede vakıf ve hayır anlayışının genç nesillere öğretilerek yaşatılması ve yarınlarımızı kucaklaması en başta gelen vazifelerimizden olmalıdır. Vakıf medeniyeti anlayışımız yeniden yeşertilebildiği takdirde ise, insanlarımızın bireysel sıkıntılarının hafifletilip, toplumsal huzurun tesisi hedefine çok önemli katkılar yapılmış olacaktır.

Geleneksel Sanatlar ve Vakıf Algısı

Medeniyetin ve toplum kültürünün göstergesi olan sanat, aynı zamanda geleceğe bırakılan bir izdir. Tarih boyunca insanları bıraktıkları sanat eserleri ile tanır ve biliriz. Kalıcı olmak, iz bırakmak, kültürlerini, değerlerini ve duygularını aktarmak adına sanat eserleri ortaya konulmaktadır.

Köklü bir geleneğe ve kültüre sahip olan vakıflar, tarih boyunca sanat ile iç içe olmuş, sanatın ve sanatçının her zaman yanında olmuştur. Geleneğine bağlı, evrensel değerlere sahip çıkan, şanlı geçmişini ve tüm değerlerini ön planda tutan ve aynı zamanda geleceğin de parıltılarını yansıtarak eserler ortaya koyan vakıflar, her zaman için toplumun aynası olmuştur.

Vakıf kültürünün yaygın bir şekilde toplumun bütün kesimlerinde yeniden canlandırılması, çocuklarımızın ve gençlerimizin vakıf bilinci ve kültürü ile yetişmeleri, geleneksel sanatların desteklenerek teşvik edilmesi ve çağdaş normlara kavuşturulması vakıfların başlıca ilkelerindendir.

Bu geleneği sürmekle sorumlu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü, geleneksel sanatlara verdiği önemi ortaya koyarak, bu yılı bir tema çerçevesinde kutlamakta olup, 2007 yılını Vakıf Medeniyeti Çevre Yılı ilan etmiştir. Bu çerçevede birçok etkinlik, toplantı, sergi ve yarışmalar tertip edilmiştir.
Yarışmaların, insanın güzeli bulmasında, iyiyi keşfetmesinde hatta güzeller arasında en güzele, iyiler arasında en iyiye ulaşmasında en önemli araçlardan olduğunu bilen ve bunu dikkate alan Vakıflar Genel Müdürlüğü, konusu ve hedef kitlesi itibari ile, vakıf ruhunu yeniden fark ettirici, geleneğine sahip çıkan, düşündürücü ve yaygınlaştırıcı son iki yılda bir çok yarışma düzenlemiştir. Geleneksel sanatlara özel önem vererek hassasiyet gösteren vakıflar, bu yıl Hat ve Resim olmak üzere 2 ayrı kategoride özel yarışma tertip etmiştir. Bununla beraber; fotoğraf, proje, anı ve kompozisyon yarışmaları da gerçekleştirilmiştir.

"Vakıf" konulu hat yarışmasına Türkiye geneli hat sanatçıları katılmıştır. Hat sanatı, kadim olana yönelen ve onu estetik bir form ile daha da kadimleştiren bir sanattır. Yazı sanatı olmanın yanında insan ruhunu ve yaratıcının estetiğini yansıtan bir seyirdir aynı zamanda. Vakıf ruhu ile hat estetiği bu anlamda aynı iklimden beslenen farklı ırmaklar gibidir.

Yarışma ile vakfetmeyi, yardımlaşmayı, vermeyi, paylaşmayı emreden veya öven ayet, hadis, kelâm-ı kibâr ve atasözlerinin geleneksel hat sanatı ile kalıcı hale gelmesi amaçlanmıştır.

Lise öğrencilerine yönelik ise, "Genç Gözü ile Vakıf" konulu resim yarışması düzenlenmiştir. Pek çok güzel sanatta olduğu gibi resim sanatı da insan ruhundaki estetiğin dışa yansımasından ibarettir. Vakıf geleneği yakından incelendiğinde, vakıf anlayışımızın özünde de insan ruhunda var olan güzelliklerin yansımaları bulunduğu görülmektedir. Özünü, her türlü mahlukata sevgiden alan bu arayış, aynı zamanda derin estetik duyguların da bir tezahürüdür. Resim sanatı aracılığı ile vakıf ruhunu, vakfın amaç ve faaliyet çeşitliliğini gençlerimize kavratmak, vakıf medeniyetimizin zenginliği ile renk dünyası arasında bağlantı kurdurmak hedeflenmiştir.

Yarışma ile lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrencilerimiz, vakıf ruhunun kökenlerindeki güzellikleri ve çeşitliliği resim sanatıyla ortaya koyarak, resim sanatının sihirli renk dünyasında vakıf medeniyeti anlayışımızın parıltılarını bizlere yansıtmışlardır.

Türkiye geneli yönelik düzenlenen yarışmalara çok sayıda başvuru gerçekleştirilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce oluşturulan jüri heyetleri, dereceye giren eserleri tespit etmişlerdir. Dereceye giren yarışmacılara ödülleri ise Vakıflar Haftası'nda verilmiştir.

İSMEK El Sanatları Dergisi 4 İNDİR

Bu yazı 638 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK