Porselen

Yıldız’da Dünya Markası Bir Porselen Klasiği

  • #


Yazı: Oğuzhan AYDIN

Ülkemizin porselen alanında üretime devam eden en eski tesisi olan Yıldız Porselen Fabrikası ya da eski adıyla Yıldız Çini Fabrika-i Humayunu, Osmanlı saraylarının ihtişamını, maharetli ustaların ellerinde bugünlere taşıyor. Dünyanın pek çok müze ve koleksiyonunda, burada üretilmiş ve halen üretilmekte olan el yapımı şaheserler yer alıyor.

Beşiktaş ile Ortaköy arasında şehrin hengamesinden bunalıp da bir soluk almak isteyenlerin sığınacağı bir kapı vardır. İstanbullular bilir ki o kapının ardında saklıdır; 500 bin metrekarelik arazi üzerinde, asırlık ulu ağaçların gölgesinde, rengarenk çiçeklerle bezeli yemyeşil bir koru… Osmanlı'nın Hasbahçesi, Büyük Mabeyn, Harem, Çit Kasrı, Şale Köşkü, Saray Tiyatrosu, Silahhane ve Set Kasrı'nı gizler koynunda, Yıldız Parkı adıyla halka açık olan Dışbahçe'de ise Çadır ve Malta Köşkleri ile Yıldız Porselen Fabrikası bulunur.

İhtişamı ile nam salmış Osmanlı'nın kültürel izlerini motif motif gündelik yaşamımıza taşıyan, dünyanın en zarif porselenlerinin üretildiği müzefabrika olan Yıldız Porselen Fabrikası yazımızın konusu. Osmanlı'da saray ve çevresinin çini ihtiyacını karşılamak, gerilemekte olan çini sanatını yeniden canlandırmak gayesi ile Sultan 2. Abdülhamid'in talimatıyla 1892-1894 yıllarında kurulmuştur.
Yıldız Çini Fabrika-i Humayunu adı verilen tesis, Fransa'dan getirilen teknoloji ile üretime başlamış ancak 1894 İstanbul depreminde ciddi zarar görmüştür.

İtalyan bir mimar tarafından onarımı yapıldıktan sonra tekrar faaliyete geçen fabrika, kurucusu olan Sultan 2. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi neticesinde yeniden üretimlerine ara vermiştir, ta ki 1911 yılına kadar… Kurtuluş Savaşı sırasında çok önemli bir işlev gören tesis, 'porselen telgraf-telefon fincanlarını' üretmiştir bir dönem. O yıllarda telgraf tellerini birbirine bağlamak için kullanılan kaolin fincanlarına imza atan fabrika, 1957 yılında Sümerbak'a devredilmiş, 1995 yılından itibaren ise TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı'na bağlanmıştır.

Geleneksel çini sanatının dünyaca tanınmasında önemli rol oynayan Yıldız Porselen Fabrikası, yüzyılı aşkın süredir pek çok badire atlatmış, kimi dönemler üretime ara verilmiş, kapısına kilit vurulmuş ancak tüm sıkıntılı süreçler aşılarak bugünlere ulaşılmıştır.


El'den Yansıyan Tarih

Yıllar boyu Osmanlı sarayının ve sınırları içerisinde bulunan toprakların kültürel zenginliklerini yansıtan fabrika, bugün Türkiye'nin üretimine halen devam eden en eski porselen fabrikası olma özelliği taşıyor. Burada üretilen porselenler, bir yandan günümüz insanının beğenilerine hitap eden örnekler sunarken diğer yandan Osmanlı'nın görkemini bugünlere taşıyor ve bu gaye ile saray porselenlerinin birebir aynıları başta olmak üzere çok sayıda orijinal esere imza atılıyor...

Üretilenler arasında kahve ve çay fincanları (özellikle Osmanlı'ya has ikili fincan takımları), lengerler, yemek takımları, şekerlikler, aşure ve boza takımları, güllü avizeler, asker bibloları, motifli tabaklar ve çini duvar panolarına değin saray havasını soluyabileceğiniz pek çok obje bulunuyor. Satış bölümünde hayranlıkla imcelediğimiz eserler yapım atölyelerine olan merakımızı gittikçe artırıyor.

Yıldız Porselen Fabrikası, çamur atölyesi, modelhanesi, el dekor ve teknik dekor atölyeleri ile bir bütünün ayrılmaz parçaları şeklinde bizi selamlıyor. Fabrikanın son dönemlerde günlük temel ihtiyaç malzemelerinden çok kültürel ve sanatsal eserlere ağırlık verdiğini öğreniyoruz. Fabrikanın alt katındaki çamur atölyesini ziyaret ediyoruz ilk olarak. Bu bölümde, özel olarak hazırlanmış olan porselen çamurları, kocaman makinelerde istenilen ebatlara getirilerek, şekil verilmesi için modelhaneye gönderiliyor. Modelhanede kalıp ustaları karşılıyor malzemeleri. Üretilecek olan eserler, kalıplanarak pişirilmek üzere fırınlara konuluyor. Yüksek sıcaklıkta pişen ürünler, teknik dekor ve el dekor atölyelerine gönderiliyor ancak o bölümlerde yapılacak işlemlerin sonrasında tekrar fırınlanmak için buraya geri dönüyor.

Teknik dekor atölyesi, hazır motiflerin, logoların, çıkartmaların hazırlandığı ve yerleştirildiği bölüm. El dekor atölyesinde ise günümüz sanatkarları büyük bir özen ve itina ile motif motif işliyor fincanları, testileri, bibloları, avizeleri, tabakları, vazoları, şekerlikleri… El dekor atölyesinde çalışanlarla konuşuyoruz bir bir. Hepsi yaptığı işten öylesine memnun ve zevk alıyorlar ki gözlerine ve sözlerine yansıyor şevkleri… Zaten pek çoğu fabrikaya yıllarını vermiş sanatkârlar. Öğrendiğimize göre işe yeni alımlar yapılamaya da özen gösteriliyormuş, güzel sanatlar fakültelerinden mezun yeni sanatkârlar da başlıyormuş her yıl fabrikaya. Ancak, en az iki yıl geçmesi gerekiyor alışmaları için diyor bir usta. Tasarım gücüne kavuşabilmeleri için ise 9-10 yıl…


Dünyanın Tanıdığı Marka; Yıldız Porselen

Yıldız porselenleri, tarih boyunca padişahların, vezirlerin, elçilerin, komutanların, cumhurbaşkanlarının, meclis başkanlarının, bakanların, milletvekillerinin, valilerin, belediye başkanlarının, şirket yöneticilerinin elinde, dünyanın hemen her yerindeki devlet başkanlarına, yöneticilerine taşınmış ve hala da taşınmaya devam ediyor. Nam-ı sınırlar aşmış bu porselenler ile dünyanın pek çok müze ve koleksiyonunda karşılaşmanız mümkün…

Devletin erkanının hediyelik eşya ihtiyacının yüzde 80'inin Yıldız Porselen Fabrikası'ndan karşılandığını öğreniyoruz. Ziyaretçiler, özellikle yurt dışı gezileri öncesinde hediyelik eşya seçmek, özel siparişler vermek için geliyorlarmış sık sık. Ancak Osmanlı'nın kültürel izlerine, geleneksel sanatlarına ilgi duyan herkes atölyeleri ziyaret edip, istediği motiflerin siparişini verebiliyor.

Yıldız Porselen'in müdavimlerinin yarısına yakını ise yabancılardan oluşuyormuş ve başta Arap ülkeleri olmak üzere Amerika, Almanya gibi ülkelerden yoğun bir ilgi varmış nadide porselenlere. Şömineler, tablolar, saray vazoları ve duvar çinileri yurtdışından en çok sipariş verilen ürünler arasındaymış. Ülkemizi ziyaret eden turistlerin yanlarında götürdükleri objeler ise genellikle daha çok küçük ebatlı vazo, şekerlik, çay ve kahve takımları imiş. Padişah fincanları içinde ise en çok Fatih Sultan Mehmet ve Abdülhamid tercih ediliyormuş…

Bu kadar özel ve değerli bir kültürel birikimi yansıtan eserlerin üretildiği Yıldız Porselen Fabrikası, dünya çapında bu kadar ünlenmesine karşılık ülkemizde yeterince tanınıyor mu dersiniz? El yapımı şaheserlerin vücut bulduğu bu fabrikanın eserlerinin ülkemizde de hak ettiği değeri bulması, öz kültürümüzün ışıltılarını tüm dünyaya yaymaya devam etmesi dileklerimizle…

İSMEK El Sanatları Dergisi 4 İNDİR

Bu yazı 1481 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK