Şehir Rehberi

Geçmişin Geleceğe Direnişi; Çorum-İskilip

  • #


Yazı: Rana KAYACIK Fotoğraflar: Mustafa YILMAZ

Anadolu kültür mozaiğinin içerisinde eşsiz bir konuma sahip olan Çorum ilinin, el sanatları ile nam salmış inci gerdanlığıdır İskilip… İlçede halen sepetçilik, semercilik, ağaç oymacılığı, ayakkabıcılık, bakırcılık gibi geçmişin aynaları, özverili bir avuç insan tarafından sabırla günümüze yansıtılmaya çalışılıyor. Ayrıca Çorum'da kargı bezi dokumacılığı da teknolojiye karşı büyük bir mücadele veriyor.

Türkiye'mizde her yöremiz, adının yanında simgesini de beraberinde taşır, hemen o canlanır zihinlerimizde. Denizli'nin horozu, İzmit'in pişmaniyesi, Rize'nin çayı, İznik'in çinileri, Kütahya'nın porselenleri, Gemlik'in zeytinleri, Kayseri'nin pastırması, Maraş'ın dondurması, Antep'in fıstığı… Bu liste uzayıp gider… Çorum denildiğinde ilk akla gelen ise elbette ki "leblebi" olur. Çorum'da her köşe başında bir leblebici dükkânı bulmanız mümkün. Bu yörede yetişen nohutun iriliği ve leblebiye dönüşme aşamaları, Çorum leblebilerini haklı bir üne kavuşturuyor. Herkesin bildiğinin yanı sıra bir de bilenlerin bildiği var ki; o da İskilip'in leblebisi. İlçenin arasta kültürü içerisinde önemli bir yeri olan ve birkaç esnaf tarafından yürütülmeye çalışılan leblebi yapımı, zanaatlar içerisinde en zahmetlilerinden biri aslında. Bir ay süren zorlu bir çalışmanın sonucunda ortaya konan leblebiler, özellikle odun ateşinde yapılıyor olmasından dolayı diğerlerinden farklılık gösteriyor. Ve elbetteki enfes tadı da…
Çorum ve İskilip denildiğinde leblebilerin yanı sıra en büyük güzellik; kentin pek çok uygarlığın kalıntısını barındıran açık hava müzesi konumu ile yaşatılmaya çalışılan el sanatları. Öyle ki; Karadeniz Bölgesi'nin İç Anadolu'ya açılan kapısı olan Çorum, günümüzden 7 bin yıl öncesine kadar uzanan hazineleri bağrında taşıyor. Çorum ili sınırlarındaki Hititlerin ilk başkenti Hattuşa, Unesco tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınmıştır bile… Burada bulunan çivi yazılı tablet arşivleri de Unesco'nun Dünya Belleği Listesi'nde yer alıyor. Çorum'un Boğazkale ilçesindeki Hattuşa'nın en etkileyici kutsal mekanı ise; Yazılıkaya Tapınağı. Bu açık hava tapınağında bulunan yüze yakın tanrı, tanrıça, hayvan ve figür işlenmiş olduğu kaya yüzeylerinden adeta bizleri izliyor. Eski Tunç Çağı ve Hitit Çağı'nın sanat merkezi kabul edilen Alacahöyük, Hititlerin önemli kentlerinden olan Şapinuva (Ortaköy) Çorum'da mutlaka görülmesi gereken mekanlardan. Ayrıca şehirdeki diğer önemli yapılar arasında Çorum Kalesi, Hüseyin Gazi Türbesi, İskilip Kalesi, Osmancık Kandiber Kalesi, Hacıhamza Kalesi, İskilip'te Redif Kışlası, Çorum Saat Kulesi, Sungurlu Saat Kulesi, Koyunbaba Türbesi, Veli Paşa Hanı, Yeni Hamam, Paşa Hamamı, Hacıhamza Hamamı, Koyunbaba Köprüsü, Maraz Hatça Çeşmesi, Baltacı Mehmet Paşa Çeşmesi bulunuyor. Çorum tarihi güzelliklerin yanı sıra doğal güzellikleri ile de turistlere huzurlu ve keyifli vakit geçirme olanağı sunuyor. Eğer Çorum'a uğrayacaksanız keşfedilmeyi bekleyen çok güzel tabiat parkları, yaylalar, mesire yerleri, çamlıklar ve kanyonları olduğunu unutmayın…

Tarih boyunca nice gezgin, sanatkâr ve edebiyatçının eserlerine konu olmuş İskilip ise Hattuşa'ya sadece iki saatlik uzaklıkta. Bölgeye yerleşimin Hititlerin Anadolu'ya geldiği tarih olan M.Ö. 3000'lere uzandığı çeşitli kaynaklarda yer almakta olup, Hatti uygarlığının kent yerleşme alanının İskila (İskilip'in tarihteki ilk adı) olduğu düşünülüyor.


Soluk Almaya Çalışan El Sanatları

Çorum kentinde eski dönemlerde yoğun olarak dokumacılık yapıldığını öğreniyoruz, şimdilerde ise sınırlı da olsa bu sanatın yaşatılmaya çalışılıyor. Yöre halkının ihtiyaçlarına göre genellikle ipek ve iplikten dokunan kargı bezinin özellikle Kızılırmak vadisindeki yerleşim birimlerinde halen dokunmakta olduğuna şahit oluyoruz.

Çorum'da sepetçilik, semercilik, ağaç oymacılığı ve ayakkabıcılık İskilip ilçesinin sanatları arasında anlatılıyor ki yoğun olarak bu bölgede yapıla gelmiş. İskilip'i gezen fotoğraf sanatçısı Haluk Uygur "Az Gittik, Uz Gittik" adlı eserinde İskilip'i şöyle anlatmış; "Yıllardan beri yörede faaliyet gösteren, esnaf loncalarının etkisiyle olacak, Türkiye'nin çok yerinde artık yok olmuş birçok zanaat erbabı İskilip'te hala faaliyetine devam ediyor. Birçok el sanatını bağrında yaşatan İskilip, bu yüzden bende, doğal bir etnografik kent müze izlenimini bıraktı. Bence İskilip'te Unesco tarafından korunmaya alınmalı ve kent, bir açık etnografya müzesine dönüştürülmelidir."

Bakırcılık ve demircilik ise Çorum kentinin geleneksel üretim kollarında biri. Eski dönemlerde bakırcılık için gerekli hammadde Ergani'deki bakır yataklarından sağlanırmış. Ancak ham bakırdan saf bakır elde edilen haddehanelerin en yakın Tokat'ta bulunması bakırcıların üretimlerini düşürmüş ve 20. yy. başlarında Çorum'da demircilik yükselmeye başlamış. Kentte demirden tarım aletlerinin her türlüsü yapılmaktaymış. Ancak ustaların anlattığına göre sonraları bakıcılık tekrar yükselmeye başlamış. Çorum'da bakır ürünler genellikle kazan, tabak, sini, sahan, lenger, tava gibi mutfak eşyası olarak kullanılıyor, ayrıca ibrik ve leğen gibi eşyalar da yıllardır yapıla geliyor. Ancak günümüzde bakır malzemelere rağbet azalsa da Çorum ve İskilip'te, süs eşyası yapımı ve ilçede yapılan düğünlerde kullanılan düğün kazanlarının kalaylanmasında bakır kullanılıyor. Sanatlarını icra etmeye çalışan ustaların en büyük derdi ise elbette ki çırak bulmakta zorluk çekmeleri…
Özellikle Karadeniz'de fındık toplamak için sık yapılan sepet örmeciliği, Çorum'un İskilip ilçesinde de yaşatılıyor. Tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu ilçede "He, çit, zembil, el sepeti, sele, sepet, kadın sepeti, çocuk sepeti" isimleri verilen sepetler kullanılıyor. Bu sepetler, fındık ağacı ve ak söğüt denilen söğüdün bir türünden yapılıyor.

1849 yılında İskilip'i ziyaret eden gezgin Tschihatscheff kasabayı, "Tepeyi aşınca iniverdiğimiz dar vadide resim gibi uzanan bir yer çıktı karşımıza, meyve ve asma bahçelerinin taze yeşiliyle kuşatılmış bu yer İskilip'tir." şeklinde tarif etmiş. Yemyeşil doğası ile insanın ruhunu aydınlatan, ciğerlerini ferahlatan İskilip'te ve ona bağlı orman köylerinde ağaç işlemeciliğin yapıldığı el sanatları büyük gelişim göstermiş. Özellikle Elmalı ve Aluç köylerinde oymacılık sanatının en güzel örneklerini görüyoruz. Ağaç işleri ile yapılan eşyalar içerisinde kaşık, kaşıklık, kepçe, çam oyma hamur teknesi, çam oyma su kaplarından senek bardak gibi ağaç işleri, sofra altları, yufka açmak için yaslağaç, yufkayı saç üzerinde pişirmek için bisleeç, yufkayı yapmak için oklaağaç (oklava), kulp, bilye, pul, köpeç, şekerlik, tokmaklı kağnı, pıt pıt tahtası, düveç, küçük çocukların yürümeye alışması için kağnıcak (kındırcak), çeşitli topaçlar (maymun), çocukların yatması için beşik, çocuklara oyuncak, ağaç oturma yeri hasır olan iskemle (sandalye) vb. evde kullanılan pek çok malzeme bulunuyor.

İskilip'te ve tüm ülkemizde son dönemlerini yaşayan bir sanat olan semercilik, yük hayvanlarının kullanımının azalmasına bağlı olarak eskisi kadar sık yapılamakta ve ilgi görmemekte. İlçede semercilik yapan sadece birkaç kişi kalmış. Ustalar, semerleri keçi derisi ve kamıştan (saz) yapıyorlar. Semerlerin, palan, çatal semer, sele semer, katırlara takılan kara semer şeklinde çeşitleri var. Yapılan semerler genellikle ilçe içerisindeki ve çevre köylerdeki kullanıcılarına ulaştırılıyor.

Ayakkabıcılık da İskilip'te sayılı ustalarca yapılan ve geleneksel tarzda icra edilen sanatlardan. Talep az olduğundan dolayı ustalar sipariş usulü çalışmalarını yürütüyorlar. Ustalar, kış mevsimlerinde kullanılan ve özel bir yapım gerektiren "mes" adı verilen ayakkabıların daha diğerlerine nazaran daha çok ilgi gördüğünü söylüyorlar.
Sonuç itibari ile Anadolu'nun uygarlıklar beşiği Çorum ile şirin kasabası İskilip, bakırcılık ile, sepet örmeciliği ile, ağaç işlemeciliği ve diğer el sanatları ile geçmişin izlerini bugünlere taşımak için büyük bir mücadele veriyor. Bu mücadele Anadolu'nun pek çok köyünde kasabasında devam ediyor. Sayıları gittikçe azalan bu değerli ustalarımızın sanatlarını yeni icracılarına devrederek, gelenekselin güzelliğini gelecek kuşaklara aktarmalarını diliyoruz…

İSMEK El Sanatları Dergisi 4 İNDİR

Bu yazı 1354 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK