Kalemişi

Anadolu Dini Mimarisinde Kalem İşi

  • #


Yazı: Ahmet Hamdi BÜLBÜL*

Anadolu'da gerek Selçuklu, gerekse Osmanlı mimarileri içinde veya dışında kullanılan kalem işlerinin farklı malzeme ve teknikte uygulandığı bilinmektedir. Ne var ki, günümüze özgün olarak gelebilen örnekler iki elin parmaklarını geçmez. Buna neden olarak, ya adı geçen devletlerin bu süsleme biçimini az kullanmalarını, ya kalem işlerinin dayanıksızlığını ya da sıvayla dökülüp yok olmasını gösterebiliriz. Kalem işi, Arapça “kalem”, Farsça “kâr” (iş) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan, fırçayla renkli olarak yapılan mimarı bezemedir. Altın varağın bolca kullanıldığı ince kıllı kalem tabir edilen fırçalarla yapılan bu nakışlar, yapıldıkları malzemelere göre sıva üzerine yapılan (Ödekan, s. 933) kalem işleri, ahşap üzerine yapılan kalem işleri şeklinde adlandırılırlar. Bu sanatla uğraşanlara “nakkaş” veya “kalemkâr” denilir. Anadolu Türk dini mimarisinde iç süslemede çeşitli bezeme türleri denenmiştir. Bunlardan biri olan, Kalem işi diye adlandırılan boyalı nakışlardır. Bu nakışların kökeni, Uygurlar'a dayandırılabilir. Hatta ahşap malzeme üzerine kullanımını Hunlar'a kadar indirebiliriz. Noin-Ula Bölgesi'nde açılan Him Kurgan'larının içlerinde bulunan boyalı ahşap eşyalar, bunu doğrulamaktadır. Anadolu'da gerek Selçuklu, gerekse Osmanlı mimarileri içinde veya dışında kullanılan kalem işlerinin farklı malzeme ve teknikte uygulandığı bilinmektedir. Ne var ki, Büyük Selçuklu ve kısmen de Anadolu Selçuklu döneminden, günümüze özgün olarak gelebilen örnekler iki elin parmaklarını geçmez. Buna neden olarak, ya adı geçen devletlerin bu süsleme biçimini az kullanmalarını, ya kalem işlerinin dayanıksızlığını ya da sıvayla dökülüp yok olmasını gösterebiliriz. Günümüze gelebilen erken örnekler arasında, Afyon Ulu Camii (1272), Sivrihisar Ulu Camii (1275), Konya Beyşehir Eşrefoğlu Camii'nin (1297-99) süslemelerini sayabiliriz. Bunların dışında Konya-Beyşehir Bayındır Köyü Camii (1365), Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii (1366), ayrıca Ankara'da yer alan Eyüp, Örtmeli, Geneği, Poyracı, Sabunî Mescitleri, İznik Kırgızlar Türbesi bulunur. Bu örneklerin ortak özellikleri, hepsinin de doğrudan doğruya ahşap üzerine yapılmış olmalıdır. Daha sonra, Bursa'da 1419-24 tarihli Yeşil Camii, Şehzade Ahmet Türbesi'nde, Edirne Beylerbeyi, Muradiye, Üç Şerefeli Camii'ndeki kalem işlerini (Demiriz 1988, s.465), “Klasik Dönem” camilerindeki zengin motifli kalem işleri takip eder. Klasik dönem kalem işlerinde ortak özellik bütün tekniklerde örneklerin olmasıdır.

Kalem İşi Teknikleri



1 - Sıva üzerine yapılan kalem işleri

a) Yağlıboya ile yapılan kalem işleri, b) Sulu tutkallı boyalarla yapılan süslemeler (Edirne Muradiye, Tire Yeşil İmaret Camii)

2- Taş üzerine yapılan kalem işleri

Bu turun görüldüğü eserlerde, kabartma biçiminde taş oyulur ve oyulan şeklin boyanması ile oluşur. Genellikle altın yaldız ve kırmızı renk, bu motiflerde en çok kullanılan renklerdir. (Firuz Ağa, Amasya 11. Bayezit Camii son cemaat yerinde, Kadırga Sokullu Mehmet Paşa Camii)

3- Malakâri tekniğinde uygulanan kalem işleri

Kaba sıva üzerine 0,5-1 cm. kalınlığında alçı sıva çekilir, motife uygun olarak boşaltılacak alanlar, özel bıçaklarla kesilerek zemine kadar boşaltılır ve zemin fırça ile boyanır. (Ülkücü, s.43) Malzemenin dayanıksızlığı, örneklerin nispeten ayrılığının sebebidir. Nemli yerlerde kolayca bozulan malakâri süslemenin yerini zamanla tamirler de yapılmış, geç devir süslemeler almıştır. (Demiriz 1988, s.474)

4- Ahşap üzerine kalem işleri

Ahşap malzemeye kalemisi süslemelerin yapımında ilk önce, ahşabın üzerine kaynamış bezir yağı (Osmanlı beziri), İngiliz beziri, üstübeç (istidaç) ve bir miktar murdesenk karışımı, (Kandarcıoğlu 1992; s.45) ile hazırlanan macun sürülerek ahşabın yüzeyi düzgün hale getirilir (Nemlioğlu 1993, s.63) ve istenilen motif boyanır. Desenler önceden kâğıt üzerine çizildikten sonra bu çizgiler delinerek kömür tozuyla (Sözen 1983, s.117) silkeleme tabir edilen metot ile zemine geçirilir. Boya olarak da Arap zamki toprak boyalar kullanılır. (İrtes 1990, s.173) Ahşap üzerine yapılan kalem işleri üç şekilde yapılır: a) Zemin ince çitalarla, çeşitli geometrik şekillere bölünür. Buralarda oluşan boşluklara motifler boyanır. (Ankara İki Şerefeli Camii, İstanbul Sultan Ahmet Camii) b) Doğrudan doğruya ahşap üzerine yapılan kalem işleri (Beyşehir Eşrefoğlu, Kastamonu Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii, Ankara Örtmeli, Sabunî, Eyüp, Geneği, Poyracı) c) Kündekâri tekniğiyle yapılan tavanların, renkli boyalarla boyanmasıyla oluşan kalem işleri (Üsküdar Atık Valide, Manisa Muradiye, Eminönü Rüstem Paşa Camii)


5- Ahşap Üzerine Deri Gerilerek Yapılan Kalem işleri

Amaç pürüzsüz ve kalıcı bir zemin hazırlamaktır. Deri pahalı bir malzeme olduğu için az kullanılan bir tekniktir. (Kılıç Ali Paşa Camii)

Kalem İşlerinin Kullanıldığı Yerler

Kalem işleri, kullanıldığı tekniklere göre yapının farklı yerlerinde görülebilir. Ancak insan boyunun yetiştiği seviyeler sürtünmelerden etkilendiği için, bu yerlerde kalem işlerine rastlanmaz. Buralar genellikle çini vs. gibi, sürtünmelerden kolayca etkilenmeyen bir süsleme programına sahiptir. Kalem işleri kimi örneklerde göbek bezemesi ışınsal olarak yayılan çiçekli bezeme şekilleriyle, kubbe kasnağına varır. Kubbe eleği kalemkâri bezemenin yoğunlaştığı bir bölgedir. (Ödekan; s.934) Kubbenin eteklerinin oturduğu geçiş öğelerinin (küresel bingiler, pandantif) yüzeyleri, duvarın kemerle buluştuğu yerler, kemer kavşaraları, kemer aralarında kalan boşluklar, kalem işinin siva üzerinde en çok görüldüğü yerlerdir. Son cemaat yeri ve avlu revaklarının kubbelerinde, geçiş öğelerinin yüzeylerinde de yaygın olarak görülür. Ayrıca bu pencerelerin çevrelerinde de kalemisi bezeme görülür. Ahşap üzerinde görüldüğü yerler ise, erken dönem ahşap direkli cami ve mescitlerin tavanlarında, kırış üzerinde veya aralarında, dolap ve pencere pervazlarında, mahfil tavanlarında, kırış üzerinde veya aralarında, dolap ve pencere pervazlarında, mahfil tavanları kapı kanatları ve bazı minberlerin üzerinde görülür. Malakâri tekniği ise, avluya doğrudan girişi sağlayan, ufak bölümlü yerlerin kubbesinde ve pandantiflerde genellikle yapıların içlerinde değil de, giriş bölümlerinde yer almaktadır.

Kalem İşlerinde Görülen Motif Kompozisyon ve Renk

Anadolu Türk dini mimarisinde kalem işinin bulunduğu yapıların hepsinde, bitkisel bezemenin hakim olduğu görülmektedir. Erken dönem örneklerin görüldüğü yerlerin ahşap olması, bize kullanılan renkler açısından sağlıklı bilgi vermektedir. Çünkü ahşap, üzerine sürülen boyayı emer ve kalıcı olmasını sağlar. Bu dönem nakışlarının en önemli özellikleri, kompozisyon ve zemin rengidir. İki motif belirlenmiş ve bunlar sırasıyla birbirini takip etmiştir. Bu kompozisyon düzeni genellikle, erken dönem örneklerinde görülür. Bu dönemde görülen bir nokta da, zemin renginin kırmızı veya turuncu renk oluşudur. Uzmanlar bu durumu erken dönemde aşı boyasının kullanılmış oluşuna bağlarlar. Ayrıca motifler natüralist ve basit formlardan oluştuğu da göze çarpar. Fakat kontürler sürekli bir renkle (siyah veya kahverengi) belirginleştirildiği görülmektedir. Daha sonraki dönemlerde devam eden bu şemaya ek olarak, madalyon olarak tabir edilen biçimler içine yerleştirilmiş bitkisel motiflerin, geçme motiflerle birbirlerine bağlanmasından oluşan kompozisyonlar kullanılmaya başlanır. Kırmızı, turuncu zemin renginin yerini de, koyu yeşil ve kahverengi almıştır. Ayrıca motiflerde özellikle sarı rengin tonları ile birlikte, çokça kullanıldığı dikkati çekmektedir. Motif açısından her iki dönem örneklerin de geleneksel şakayık, nar çiçeği, hatayı, rumî, palmet, lotus ve kıvrık dalları kullanılmıştır. Ancak geç dönem örneklerinde lâle, karanfil motiflerine de yer verilmiştir. Motif açısından tek fark, geç dönemde bunların biraz daha stilize oluşudur.
Kalem işlerinde görülen motiflerin benzerlerine, aynı dönemde var olan, diğer el sanatlarında, çini, tezhip, minyatürlerde rastlanır. Görülüyor ki, Türk dini mimarisinde süsleme, süsleme içinde de kalemisi, sevilerek kullanılan bir bezeme türüdür. 17. yüzyıl başlarına kadar sürekli bir gelişme gösteren örneklerden, hiçbir restorasyona maruz kalmadan günümüze gelebilen örnekler çok azdır. Mimarının çeşitli yerlerinde ve değişik tekniklerle uygulanan kalem işlerine genellikle yapıların iç bölümlerinde mahfillerin tavanlarında, kubbe ve kemer yüzeylerinde rastlıyoruz. Bir kısım örneklerde de revaklı avlunun kubbelerinde ve giriş revaklarının saçaklarında rastlanır. Göze hoş gelen, insan tabiatında aşırı bir etki uyandırmayan, birbirleriyle uyumlu renklerin hakim olduğu bu bezemelerde motif ve kompozisyonlarla kullanılan renklerle bir uyum içerisindedir. Anadolu'da erken örneklerinin Afyon Ulu Camii (1272), Sivrihisar Ulu Camii (1275), Beyşehir Eşrefoğlu Camii( 1297-99), Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii (1366) görüldüğü bu bezemelerde motif ve kompozisyonlar sürekli bir gelişme içindedir. Beyşehir Eşrefoğlu Camii'nde, Kasaba Köy Mahmut Bey Camii'nin ve Ankara'da örtmeli, Gereği, Poyracı Mescitleri’nin tavan mahfil parmaklıkları ve kirişlerinin üzerinde görülen zençerek motifleri 16. yüzyıl camilerinde sevilerek kullanılmıştır. Eşrefoğlu ve Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii'nin mahfil sütunlarının desteklerini şekillendiren bezemeler Selimiye Camii ve Cedid Ali Paşa Camii'nde karşımıza çıkar. Ankara Poyracı Mescidi kirişlerini süsleyen, hatayiler ve kıvrık dallar, 16. yüzyıl camilerinde bordur süsü olarak işlev kazanmakta, yine Ankara Sabunî Mescidi'nin tavanında yer alan motiflerin benzerleri, Kılıç Ali Paşa Camii'nde (1580) de yer almıştır. Görülen örneklerde dikkatimizi çeken şey, kompozisyon ve motiflerde bitkisel süsleme öğelerinin kullanılmış, hemen hemen hepsinde kündekâri tekniği veya çitalarla oluşturulan geometrik düzenlemelerde, küçük geometrik parçaların araları da rumî, hatayı türünde natüralist motiflerle bezenmiştir. Geometrik bezemeye, Kasaba Köyü Camii'nde konsol üzerleri ve aralarında, Rumî Mehmet Paşa Camii'nin kubbe kasnağında, Takkeci İbrahim Camii'nde ise bordur aralarında, Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Camii'nde kapı pencere alınlıklarında rastlanır. Nadir görülen bir motif de hayvan motifleridir. Bu turun tek örneği de Afyon Ulu Camii (1272) görülen stilize kuşlardır. Motif ve kompozisyonlar, erken dönemde serbest fırça darbeleri ile olduğu gibi zemin üzerine işlenirken, klasik dönem örneklerinde daha itinalı yapıldığı göze çarpmaktadır. Ve erken dönemin sade ve kaba kompozisyonları yerini daha zarif ve iç içe geçmiş motiflerin oluşturduğu kompozisyonlara bırakmıştır. Bunda zaman içinde ortaya çıkan üslupların etkili olduğu şüphesizdir. Bezemenin yoğun kullanılması, mekânı boğmaya neden olduğu için, Osmanlı nakkaşlarının bu konuda titiz davrandığı görülmektedir. Kaynakça: AKÖK, Mahmut; "Kastamonu Kasabaköy Mahmut Bey Camii", Belleten, X, 1946, s. 293-301 ASLANAPA, Oktay; Osmanlı Devri Mimarisi, İstanbul 1989.- Türk Sanatı, İstanbul 1983. DEMİRİZ, Yıldız; Osmanlı Mimarisinde Süsleme 1 (Erken Devir 1300-1453), İstanbul1979. - " Sinan Mimarisinde Bezeme", Mimarbaşı Koca Sinan Yaşadığı Çağ ve Eserleri, İstanbul 1988, s. 465-475. İRTES, SEMİH; "Kasımpaşa Piyale Paşa Camii'ndeki Ahşap Üstü Kalemişler" Vakıflar Dergisi, S.XXİ, İstanbul 1990, s. 173-182. KANTARCIOĞLU, A.Serda ; "Ahşap Üstü Kalemişleri Bezemelerin Koruma Yöntemleri", Türkiyemiz, Ekim 1993, s. 45-63. KURAN, Aptullah; Mimar Sinan, İstanbul 1986. KÜÇÜKKAYA, Gülçin; "Mimar Sinan Dönemi İstanbul Belgrad Arası Menzil Yapıları Hakkında Bir Deneme", Vakıflar Dergisi, S.XXİ, İstanbul1990, s.183-254. MAHİR, Banû; "Saz Yolu", Türkiyemiz, S. 54, Şubat 1988, s. 28-37. NEMLİOĞLU, Candan ; "Ahşap Mahfil Tavanlarımız", Türkiyemiz,, S.31, İstanbul1992, s.35-38. ÖNEY, Gönül; "Anadolu Selçuklu Devri Ahşap Teknikleri'" Sanat Tarihi Yıllığı, S.III, 1969-1970, s. 135-149.- Ankara'da Türk Devri Yapıları, Ankara 1971. ÖZ, Tahsin; "Sultan Ahmet Camii ve Tezyini Hususiyetleri", Vakıflar Dergisi, S.1, Ankara1938, s. 8-11. SÖZEN, Metin; Türk Sanatı, İstanbul 1983. ÜLKÜCÜ, M. Cömert; "Selimiye Camii Süslemeleri", Kültür ve Sanat, Edirne Özel Sayısı, s.43-49. YÜCEL, Erdem; "Türk Mimarisinde Ağaç İşleri", Arkitekt, S. 37, İstanbul 1968, s. 7-33. "Manisa Muradiye Camii", Vakıflar Dergisi, S. 9, Ankara 1964, s. 203-209. *Sanat Tarihçi- İstanbul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü  

İSMEK El Sanatları Dergisi 5 İNDİR

Bu yazı 2084 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK