Mimari

Süsleme Sanatlarında Zirve Yeşil Cami  

  • #


Yazı: Emine UÇAK   Fotoğraf: Adnan ERDOĞAN

Yeşil Camii, çini, taş, kalem işi ve alçı bezemelerinin en yüksek kalitede buluştuğu bir tarihi eserdir. Yeşil Cami’yi benzersiz kılan özelliklerinin başında ise; yüksek kalitedeki çini, taş, kalem işi ve alçı bezemeleri gelir.

Bursa denince akla ilk gelen eserlerdendir; Yeşil Cami külliyesi. Külliyenin bir bölümü olan Yeşil Türbe, Ulu Cami’den sonra Bursa’nın simgelerinin başında gelir. Yeşil Türbe’nin dışındaki çini süslemeler sebebiyle cami günümüzde ikinci planda kalmış olmakla birlikte görebilenler için kapısındaki mermer işlemeler bile tek başına estetik ihtişamını ortaya koymaya yeterlidir.. Yeşil Cami’yi benzersiz kılan özelliklerinin başında ise; yüksek kalitedeki çini, taş, kalem işi ve alçı bezemeleri gelir.

Erken dönem Osmanlı yapılarından olan külliye; medrese, imaret, hamam ve türbeden oluşmaktadır. Medrese günümüzde Türk İslam Sanatları Müzesi olarak kullanılmaktadır. Cami, Sultan Çelebi Mehmed tarafından Hacı İvaz Bin Bayazid’e 1413-1420 yılları arasında yaptırılmıştır.

Yeşil Cami daha girişinden itibaren süsleme sanatlarındaki görsel çekicilikle karşılar ziyaretçilerini. Giriş alınlığında, pencerelerde ve iki yandaki küçük mihraplarda kaliteli mermer kabartmalar yer almaktadır. Bu süslemelerde rumi motifler belirgindir.

Türk ahşap oymacılığının en güzel örneklerinden olan giriş kapısının yanlarına iki Bizans şutunu yerleştirilmiştir. Birbirlerine benzemeyen bu sütunlara aynı yüksekliği verebilmek için kaidelerine bir takım ilaveler yapılmıştır. Girişin iki yanındaki merdivenlerle de Hüdavendigâr ve Yıldırım Beyazıt camilerinde olduğu gibi üst kata çıkılmaktadır.

İbadet mekânı, aynı eksen üzerinde kubbeli iki ayrı mekân ve bunlardan giriş kapısı yanında bulunan iki yanına bitişik kubbeli küçük mekânlardan oluşmuş bir plan düzenine sahiptir. Böylece caminin ters T planı ortaya çıkmıştır. İki ana mekânın üzerleri 12.50 m. çapında iki ayrı kubbe ile örtülmüştür. Her iki kubbeyi birleştiren büyük bir kemer ile kilit taşı Mimar Hacı İvaz Paşa’nın bir harikasıdır. Duvarlardan kubbeye geçişi ise stalaktitli tromplar sağlamıştır. Bu iki ayrı mekândan mihrap tarafındaki, şadırvanlı mekândan üç basamak daha yüksektedir. Böylece Erken İslâm camilerindeki geleneğe uyularak şadırvanlı avlu içeriye alınmıştır. XIX. yüzyılda ibadet mekânını genişletmek ve her iki bölümü aynı seviyeye getirmek için şadırvanlı avlu toprakla doldurulmuştur. Ahmet Vefik Paşa’nın Bursa Valiliği sırasında şadırvan meydana çıkarılarak cami eski haline getirilmiştir.


Çinilerde Teknik Kusursuzluk

Caminin mihrabı yaklaşık 10 m. yükseklikte, stalaktitler, geometrik desenler ve bunların arasındaki çiçek dekorlu bir yazı frizi ile ilginç bir görünüme sahiptir. Ortasında beş köşeli, beyaz, açık ve köyü mavi, siyah ve altın renkli kabartmalar vardır. Ayrıca çini karoların üst kısımlarında yer alan rûmi ve hatai motifleri de dikkat çekicidir. Mihrap çinilerinin renk ve desenleri Timur döneminde Meşhet, Herat ve Semerkant’ta yapılmış benzerlerini andırmaktadır. Böylesine yakın benzerlikler aynı ekolü benimsemiş işçilerin her iki tarafta da çalışmış olduklarını akla getirmektedir. Ayrıca mihrabın solunda Gülistan’dan alınma bir beyit ile sağında Fatiha süresi yazılıdır.

Caminin yan mekânlarında nişler, alçı ocaklar ve dolaplar vardır. Buradaki pencere ve kapı üzerindeki çini yazılarda da Çelebi Sultan Mehmet’in, Osmanlı Devletinin geçirdiği tehlikeler ve bu konuda yapılması gereken el birliğine değinilmektedir.

Yeşil Cami mimarisi ile olduğu kadar çinileri ile de un yapmıştır. Girişteki duvarlar altı köşeli lacivert çinilerle kaplanmıştır. Yan mekânların duvarları ise yerden iki metre yüksekliğe kadar altı köşeli köyü yeşil çinilerle bezelidir. Bu altı köşeli çinilerin arasında kalan üçgen yüzeyler firuze renkte küçük çini parçaları ile doldurulmuştur.

Külliyenin çini süslemeleri gerek mozaik çiniler gerekse renkli sır tekniğindeki çinileriyle o döneme kadar Türk çini sanatında görülmeyen bir teknik kusursuzluğa ulaşmıştır. Burada kullanılan kırmız renk Osmanlı çini sanatında 16. yüzyılda ortaya çıkan mercan kırmızısının önemli bir adımı olarak değerlendirilir. Yeşil Cami’de renkli sır tekniğinin sağladığı olanaklarla bitkisel motiflerde büyük bir çeşitliliğe ulaşılmıştır. Yapıdaki süslemenin tamamından sorumlu olan Nakkaş Ali bin İlyas Ali’nin adı ise hünkâr mahfilinin üst kısmındaki kitabede yer almaktadır.
Yeşil Cami’nin ilginç bölümlerinden biri de bu hünkâr mahfelidir. Girişten oldukça dar merdivenlerle çıkılan hünkâr mahfeli caminin şadırvan avlusu üzerinde, mermer balkonlu olarak içeriye hakim bir biçimde yerleştirilmiştir. Böylece Osmanlı mimarisinde hünkâr mahfeli ilk defa Yeşil Cami’de ortaya çıkmıştır. Buradaki çini bezeme caminin diğer bölümlerindekileri aratmayacak kadar güzeldir. Duvarlar 3 m. yüksekliğine kadar altı köşeli yeşil, açık ve köyü mavi arasında değişen çinilerle kaplanmıştır. Yapıldığı yıldan günümüze değin solmadan rengini koruyan bu çiniler üzerinde de onları yapan Mecnun Mehmet’in imzası bulunmaktadır.

İSMEK El Sanatları Dergisi 5 İNDİR

Bu yazı 1450 kez görüntülenmiştir

Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş
logo title
  • İSMEK El Sanatları Dergisi
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin
    bir kültür hizmetidir.

İSMEK